X

Puma, Japon firma Atos ile eşsiz klasik model üzerinde işbirliği yapıyor

80’lerin sonu ve 90’lardaki sneaker patlamasını bilenler bilir… PUMA gelişmiş tamponlama teknolojisi Trinomic’i tanıtarak teknik yeniliğin öncüsü olmuştu. Yenilikçi Disk Sistemi performans piyasasına 1989’da giriş yaptı ve hızlıca spor ürünlerinde bir simge haline geldi.

Bu sezon PUMA, etkileyici Japon firması Atos ile arşivlerdeki bu eşsiz klasik model üzerine çalışmak için ortaklık başlattı. Trinomic ailesindeki ayakkabılar, devam eden trendlere öncü olduğu için genellikle PUMA işbirlikçilerinin ilk tercihi. PUMA Disc benzersiz ve ayırt edici bağcıksız sistemi ile PUMA arşivinin baş döndürücü ürünlerinden biri.

Atmos ilk mağazasını 2000 yılında Harajuku’da açtı. Temaları olan “Sneaker Modası” ışığında dünyanın her tarafından özenle seçilen spor ayakkabılar dev bir duvarda sergilendi. Atmos, işbirliği yaptığı seçkin markaların özel seri ürünleriyle Tokyo sneaker kültürünün trendini sergiliyor.

PUMA x ATMOS “The Sun And The Moon” ‘un renk tasarımı, siyah peluş kaplamayı ayakkabının üst kısmında yer alan mor ayrıntılarla öne çıkarıyor ve bu ayrıntıları merkezdeki turuncu Disc ile bütünleştiriyor. Disc ise güneşi simgeliyor. Parçacıklı görsel detaylara sahip orta alt taban karanlıkta ışıldarken renkli dış kafes ayağın nefes almasını sağlıyor.

Puma x Atmos işbirliğinin göz kamaştırıcı bir sonucu olan “The Sun And The Moon” ürünleri Şubat ayı itibariyle satışa sunulacak.

 

PUMA hakkında

İlk fabrikası 1948 yılında Almanya’da kurulan PUMA; ayakkabı, donanım ve aksesuar tasarlayan, geliştiren ve pazarlayan, dünyanın önde gelen spor markalarından biridir. Futbol, Koşu, Egzersiz ve Fitness, Golf ve Motor sporları gibi kategorilerde, performans ve spordan esinlenen günlük yaşam ürünleri sunar. Spor dünyasına yenilikçi ve hızlı tasarımlar getirebilmek için Alexander McQueen, Mihara Yasuhiro ve Sophia Chang gibi tanınmış tasarım markalarıyla heyecan verici işbirliklerine imza atmaktadır. Spor giyimde fark yaratan PUMA modelleri, rahatlığı ve şıklığı bir arada sunuyor.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale