X

Prof. Doktor Can Atalay anlatıyor: Meme kanserinde erken teşhis ve yapay zeka destekli yeni dönem

Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biridir ve erken teşhis yaşam süresini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır. Yapılan araştırmalar, düzenli tarama ve erken teşhis sayesinde meme kanserinden kaynaklanan ölüm oranlarının %20–30 oranında azalabileceğini göstermektedir. Günümüzde yapay zeka destekli görüntüleme teknolojileri, klasik mamografi ve ultrason gibi yöntemlerle birleştirilerek özellikle yoğun meme dokusu olan kadınlarda kanserin daha erken tespit edilmesini sağlıyor.

Prof. Dr. Can Atalay bu röportajında, erken tanı yöntemlerinden kendi kendine muayenenin önemine ve toplumdaki yanlış inanışlara kadar pek çok konuya değiniyor.

Yapay zeka destekli görüntü analizleri klasik mamografi ve diğer yöntemlerle karşılaştırıldığında nasıl bir kolaylık sağlıyor? Bu teknoloji sayesinde hangi vakalar daha erken tespit edilebiliyor? Özellikle yoğun meme dokusu gibi zor alanlarda avantajı nedir?

Mamografi meme kanserinin tanısı için kullanılan en etkin tarama yöntemidir. Mamografiye tomosentezin eklenmesiyle tanı konulma duyarlılığı artmıştır. Son dönemde mamografi görüntüleri yapay zeka destekli programlarla da değerlendirilmektedir. Bu programların kullanılması, meme kanseri konusunda deneyimli radyologların sonuçlarıyla karşılaştırıldığında, özellikle yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda daha fazla meme kanserinin saptanmasını sağlamıştır. Bunun yanı sıra, yapay zeka destekli programların şüpheli olarak gördüğü lezyonlara da daha fazla biyopsi yapılmaktadır. Deneyimli meme  radyologlarının yapay zekadan destek alması, ancak ileri tetkik veya biyopsi kararını kendilerinin vermesi uygun bir yaklaşım olacaktır.

Gelecekte yapay zekanın genetik analizler ve moleküler testlerle birleşmesi taramaları nasıl kişiselleştirecek? Kadınları nasıl bir “kişiye özel tarama dönemi” bekliyor?

Bugün meme kanserinde uygulanacak kemoterapi, endokrin tedavi, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve immünoterapiden hangisinin hasta için uygun olduğunu belirlemede patolojide yapılan boyalar ve kişinin kendi tümörünün genetik yapısının analizi kullanılmaktadır. Yapay zeka meme tümörü üzerinde sağ kalımı belirleyecek ve tedaviyi yönlendirecek yeni belirteçlerin keşfedilmesinde rol oynayabilir. Eğer yeni belirteçler saptanırsa, hastalara özel tarama ve tedavi yapılması mümkün olabilir.

Kendi kendine muayene kadınlar için neden bu kadar önemli? 30’lu yaşlardan itibaren nasıl bir rutin öneriyorsunuz?

Kendi kendine muayene kadınların kendi meme yapılarını tanımalarını sağlar. Her ay regli sona erdikten bir hafta sonra kendilerini muayene etmeleri ve önceden fark etmedikleri bir şey hissetmeleri durumunda bir meme cerrahına muayeneye gitmeleri doğru olacaktır. 30’lu yaşlardan itibaren yıllık doktor muayenesi ve meme ultrasonu yaptırılması gerekmektedir. 40’lı yaşlarda görüntülemeye mamografi de eklenmelidir. Ailesinde meme kanseri öyküsü olanlarda muayene yaşı daha erkene de çekilebilir.

Günlük yaşamda sadece 5 dakikada yapılabilecek pratik muayene adımları neler? Kadınlar bu süreci nasıl alışkanlık haline getirebilir?

Kadınlar bir ayna karşısında veya yatarak parmak uçlarını kullanarak meme dokularını muayene edebilirler. Muayene esnasında memenin sıkılmaması, hafif bir basınç uygulanarak muayenenin yapılması önemlidir. Meme dokusu hiçbir kadında dümdüz değildir. Bu nedenle, kadının önce kendi yapısını tanıması ve sonrasında ortaya çıkabilecek şişlikleri saptaması gereklidir. Yine kol baş üstüne kaldırılarak koltuk altında bir şişlik olup olmadığı da kontrol edilmelidir.

Erken teşhisin yaşam kalitesine katkısını nasıl özetlersiniz? Erken tanı almış bir kadının tedavi süreci ve psikolojisi ne yönde farklılaşıyor?

Meme kanseri erken teşhis edildiğinde uygulanacak tedaviler daha az yorucu olacaktır. Cerrahi tedavide meme ve koltuk altı bezlerinin korunması mümkün olacaktır. Ameliyat sonrası verilecek kemoterapi, akıllı ilaç ve immünoterapiden ve bu tedavilerin olası yan etkilerinden kaçınılabilir. Tedavi süresi uzadıkça ve zorluğu arttıkça hastanın psikolojisi bozulabilmektedir. Böyle bir durumda gerekli desteği almak önemlidir

“Meme kanseri sadece aile öyküsü olanlarda görülür”, “Kitle yoksa meme kanseri yoktur”, “Meme kanseri olan kadın emziremez” gibi toplumda çok konuşulan yanlış inanışlar var. Bu tür mitleri düzeltmek neden önemli?

Burada belirtilen önermeler yanlıştır ve bu durumlar kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Toplumdaki kişiler bu mitlere bilimsel gerçeklerden daha kolay inanmaktadır. Yanlış bilgiler kadınlarda gereksiz korkuya veya konunun önemini kavrayamamaya yol açabilmektedir. 

Meme kanseriyle ilgili en sık duyulan diğer yanlış bilgiler neler? Bunların kadınların sağlık davranışlarını nasıl etkilediğini gözlemliyorsunuz?

  • “Meme kanseri genç yaşlarda görülmez.” 
  • “Memede saptanan kistler (fibrokistik hastalık) kanser riskini artırır.” 
  • “Memede saptanan kitleden biyopsi yapılması kanserin yayılmasına neden olur.”
  • “Meme kanseri teşhis edilen kadınlarda mutlaka memenin tamamının alınması gerekir.”

Kadınlar doğru bilgiye ulaşmak için nereye başvurmalı? Güvenilir kaynak seçimi konusunda önerileriniz neler olur?

Basın ve sosyal medya yoluyla konunun uzmanları tarafından paylaşılan bilgilere itibar edilmesi önemlidir. Bu bilgiler kişinin fark ettiği veya aklında olan sorunu çözemiyorsa, meme hastalıkları konusunda uzman bir meme cerrahına başvurarak muayene olmalıdır.

*Bu yazı Amerikan Hastanesi katkılarıyla hazırlanmıştır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale