X

Pornografik görüntülerin beyinde yarattığı bağımlılık etkisi – Video

Pornografik görüntülerin yarattığı bağımlılık

Cinsel tercihler ve zevkler bireyden bireye değişim gösterse de, pornografi üzerine son yıllarda yapılmış olan çalışmalar cinsel içerikli film izlemenin bağımlılık yaratabileceği üzerine yoğunlaşıyor. Peki ,pornografik filmler bireylerin cinsel isteklerini, cinselliğe bakışını ve cinsel hayatını nasıl etkiliyor?

Pornografik içeriklere ulaşmak için kullanılan ifadeler, arama motorları üzerinden yapılmış olan aramaların %25’ini oluşturuyor. Ayrıca pornografik içerik amaçlı internet kullanımı,  bireylerin internete grime sebepleri arasında 4. Sırada. Cinselliğin temel ihtiyaçlardan biri olduğunu ve milyonlarca yıllık evrimsel bir sürecinin olduğunu biliyoruz. Bu nedenle internet kullanımında pornografik öğelerin üst sıralarda yer alıyor olması pek şaşırtıcı değil.  Ancak, pornografinin de gelişen teknoloji ve bilgiye erişim kolaylıklarıyla beraber zamanla büyük bir değişim gösterdiğini, bu değişimlerin de bireylerin cinsel yaşamlarında ve zevklerinde farklılıklar yaratmasında etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Pornografinin zihinsel gelişimde ve beyin üzerinde bir takım değişiklikler meydana getirdiği, beyinde uyuşturucu etkisi yarattığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış gerçekler.  Pornografik içeriklere aşırı derecede maruz kalmak, bireylerin bu görüntülere olan toleransını arttırıyor ve bir çok birey bir süre sonra pornoya bağımlı hale geliyor.

httpv://www.youtube.com/1Ya67aLaaCc

Fiziksel bir madde olmasa bile, uyuşturucu maddenin vücutta meydana getirdiği kontrol kaybı, hissizlik ve sonucunun kötü olacağını bile bile davranışı tekrar etme konusunda istekli olmak; etkisi bittiğinde ise normal yaşama geri dönmek gibi belirtiler, uzun süreli pornografik içeriğe maruz kalan bireylerde de görülebiliyor.  Devamlı olarak pornografik görüntülere maruz kalmak, beyinde uzun süreli nöro-plastik değişimler meydana getirebiliyor.

Dopamin hormonu, vücudun hayatta kalması için yemek yemek ya da türün devamlılığını sağlamak için cinsel aktivitede bulunmak gibi istenilen bir davranış gerçekleştirildiğinde, vücudun ödül olarak salgıladığı bir hormondur. Dopamin hormonu istenilen davranışı gelecekte tekrar sergileyebilmek için gerekli olan sinirsel bağlantıları kurmakla görevlidir. Yani, bazı davranışları kalıcı hale getirebilmek için beyin hücreleri arasındaki bağlantıları yok ederek ya da yeni bağlantılar oluşmasını sağlayarak çalışır.

Ulusal Sağlık Enstitüsü, madde bağımlılığını fareler üstünde yapılan çalışmalarla ölçümlüyor. Farenin uyuşturucu maddeye ulaşabilmesi için, düzenekte yer alan butona basması gerekiyor. Farenin butona basmak için ne kadar uğraştığı, ne kadar bağımlı olduğuyla doğru orantılı olarak değişiyor. Yani, bir maddeye ne kadar bağımlıysak, salgıladığımız dopamin miktarı da o kadar çok. Farelere izletilebilecek pornografik bir içerik henüz var olmadığı için, cinsellik davranışının da beyinde aynı süreçlerde yer aldığını ve pornografinin de bu bağlamda bağlılık yaratabileceğini söyleyebiliyoruz. Cinsel aktivite sırasında ya da ekrandan uzak olduğunuzda bu görüntüleri gözünüzün önüne getirmeniz, sizi daha fazla porno izlemeye teşvik ediyor olabilir.

Porno bağımlılığı partnerinizi daha az çekici bulmanıza neden olabiliyor. Ancak bu durum kalıcı bir isteksizliğe yol açmıyor. Çünkü porno izlemenin ilişkisine zarar verdiğini fark eden bireyler, bir süre sonra bu davranışı sonlandırabiliyor.

Beyin ‘use it or lose it’ (kullan ya da kaybet) prensibine dayalı çalışan bir sistem. İstenilen davranışları gerçekleştirdiğinizde, bu davranışla ilgili sinirsel bağlantılarda artış söz konusu oluyor, tam tersi bir durumda ise kullanılmayan bağlantılar kendi kendine, zaman içinde yok oluyor. Porno bağımlılığınız olduğunu düşünüyorsanız ve bu durum ilişkinize zarar veriyorsa, daha az cinsel içerikli film izleyerek ve farklı aktivitelere yönelerek bu alışkanlığınızdan kısa bir süre içinde kurtulmanız mümkün.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale