X

Platonik aşk: Tek taraflı sevginin ağırlığıyla başa çıkmanın yolları

”Unutma, onu artık unuttum demek bir kez daha hatırlamaktır aslında.” Can Yücel

Aşkın en trajik şekli nedir diye düşünmenizi istesek, bir çoğunuzun gözünün önüne aynı sahnenin geleceğini düşünüyoruz: Tek taraflı ya da diğer ismiyle platonik aşk.

Platonik aşk nedir?

Gördüğünüz an tüm hormonlarınızı harekete geçiren, karşılıksız olarak tüm sevginizi vermeye hazır olduğunuz, sonunda hayatınızın aşkını bulduğunuza inandığınız noktada karşınızdaki kişinin aynı duyguları hissetmediğini öğrenmek, psikolojik olarak oldukça ağır bir süreci beraberinde getirir. Aynı şekilde ilişkilerde de bir tarafın daha verici olması, sevgisini daha çok göstermesi, daha fazla fedakarlık yapması gibi durumlar da iki tarafı da duygusal olarak yıpratabilir.

Romantik ilişkilerde mantık ve davranışlara ek olarak duygular da işin içine girdiği için, karşılıksız sevgiyle baş edebilmek, hemen hemen herkes için zorlu bir süreç. Bu nedenle birine gösterdiğiniz sevginin karşılık bulmaması halinde duygusal olarak yıpranmanıza engel olabilecek önerileri sizler için derledik.

Platonik aşk ile başa çıkmanın yolları

Birine aşık olmanın ya da hoşlanmanın çoğunlukla kontrol edilemeyecek dürtüler olduğunu kabul edin

Birine aşık olmak ya da hoşlanmak, bilinçli olarak kurgulanmış ya da planlanmış davranışlar değildir. Bu nedenle birine karşı romantik hisler besliyorsanız ve bu kişi hislerinizin farkında olduğu halde size aynı duygularla yaklaşamıyorsa bunu saygısızlık, acımasızlık gibi kişiliğinize kasıtlı olarak yapılmış bir saldırı olarak algılamamalısınız. Karşınızdaki kişi sizin onunla ilgili hissetmiş olduğunuz şeylerden ne kadar etkilenmiş olursa olsun, içinden gelmediği sürece size aşık olabilmesi imkansız.

İhtiyaç hissini ortadan kaldırın

Üzüldüğünüzü, depresyonda olduğunuzu ya da acı çektiğinizi hissediyorsanız, bunun en büyük sebeplerinden biri yalnızca sevdiğiniz kişinin varlığında kendinizi mutlu olmaya şartlamanız ve sevdiğiniz kişiye ihtiyacınız olduğunu hissetmeniz. Ancak mutlulukla ilgili paylaşmış olduğumuz makalelerde yer alan bir çok araştırma, mutlu olabilmek için yapmanız gereken tek şeyin, olaylara daha pozitif bir bakış açısıyla yaklaşmanızla mümkün olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, karşınızdaki kişiye ona ihtiyacınız olduğunu hissettirmeniz, bu kişinin sizden uzaklaşmasına ve samimiyetinizi sorgulamasına da sebep olabilir.

Fiziksel olarak uzaklaşmayı deneyin 

Sevdiğiniz kişiden uzak olmak istemiyor olabilirsiniz, ancak asla birlikte olamayacağınızı bildiğiniz birine fiziksel anlamda yakın olmanız, ruh sağlığınızı olumsuz etkileyecektir.

Uzaklaşma isteğinizi sevdiğiniz kişiyle ya da ona yakın biriyle paylaşmayın. Kimseye haber vermeden, o kişiden uzak kalmaya ve kendinizi başka işlerle oyalamaya çalışın. Sevdiğiniz kişiyi ve ona yakın insanları aramamaya, sık sık gittikleri yerlere gitmemeye çalışın. Sevdiğiniz kişiyle bir şekilde iletişimde kalmak durumundaysanız (iş gibi elinizde olmayan nedenlerden dolayı) mesajlarına ya da aramalarına anında geri dönüş yapmayın. Kendinize, sağlıklı düşünebilmek ve doğru karar verebilmek için biraz zaman tanıyın ve yalnız kalın.

Yalnızlığın tadını çıkarın

Platonik aşkla başa çıkmaya çalışmak, ayrılık sonrası duyulan yalnızlık hissini ortaya çıkarabilir ve kendinizi değersiz hissetmenize neden olabilir. Ancak her iki durumda da yapılması gereken, tüm hayatınızı biriyle geçirmek zorunda olmadığınızın farkında olmak ve tek başınıza yapabileceğiniz aktivite seçeneklerini çoğaltmak.

Beklentisiz sevmenin tadını çıkarın: Platonik aşk da güzeldir

Karşınızdaki insana karşı hissettikleriniz gerçekse, hiçbir karşılık beklemeksizin o kişiye karşı büyük bir sevgi besliyorsanız ve bu sevgi günlük hayatınızın işleyişinde herhangi bir probleme yol açmıyorsa, sevmenin ve verici olmanın tadını çıkarabilirsiniz. Verici olmak, karşılıksız sevmek ve çevremizdeki insanları mutlu edebilmek, bizden bir şey götürmediği sürece sağlıklı bir davranış biçimidir ve uzun vadede kişisel mutluluğumuza ve kişisel gelişimimize katkıda bulunur. Karşılıksız sevgide kaybetme korkusu yoktur, çünkü kişinin mutluluğu ve tatmini alma değil, verme davranışıyla pekiştirilir.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale