X

“Plato nedir? Platoya giren sporcu neler yapmalıdır?” – Fit with Beril

Spor Yaparken En Çok Sorulan Sorular – 17

Plato, yapılan spordaki gelişim sürecinde belirli bir düzeye gelerek bu seviyenin aşılamamasıdır. Yapılan spor her ne olursa olsun, belirli gelişim hedefleri içeriyor ve sistematik olarak takip ediliyorsa, neredeyse her bireyin karşılaştığı bir plato evresi olacaktır.

Plato, sporcuyu hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpratır. Bu nedenle, hedefler belirlenirken bu zorlayıcı evrenin varlığı kabul edilerek bir gelişim planı oluşturulmalı ve bireyin ihtiyaçları doğrultusunda olası program değişiklikleri öngörülmelidir.

Belirli hedefleri olan sporcu büyük bir fedakârlık ve özveriyle çalışırken, bu yıldırıcı evre pes etme ve hedeften vazgeçme gibi olumsuz davranışları ortaya çıkartabilir. Bu evrede sporcunun kendi motivasyonunu sağlayabilmesi ya da kişisel spor eğitmeninin ihtiyaç duyulan kuvvetli motivasyonu sağlaması çok önemlidir.

Spor Yaparken En Çok Sorulan Sorular – 17

Platonun sebepleri; sürekli aynı tip antrenman yöntemi uygulama, tek tip beslenme, her gün aynı saatlerde antrenman yapma ve beslenme, fazla antrenman yaparak vücuda dinlenmesi için fırsat vermeme, yetersiz beslenme, uykusuz kalma, tek odak noktasının spordaki gelişim olması, yani obsesiflik. Bu uygulama yanlışlıkları sonucu aşılamayan kırılma noktası, bireyin özgüvenini sarsabilir ve onu spordan ebediyen soğutabilir.

Spor Yaparken En Çok Sorulan Sorular – 17

Kendimize zorlu bir hedef belirledik, bu hedefe mantıklı bir süre sınırlaması getirdik. Hedefimize giden yolda üzerimize düşen sorumlulukları bir bir kaleme aldık, gerekirse uzmanlardan yardım alarak daha sağlıklı adımlar belirledik. Bu süreçte bizi zorlayacak her türlü dış etkeni de not aldık ve hedef süremize opsiyonlu bir uzatma belirledik. 2. süre bizim asıl hedefimiz olacaktır.

Yanlış anlaşılmalara sebep olmamak adına bu belirlenen uzatma, “Bu hafta bozdum, hedefimi 1 hafta ileri bir tarihe alayım.” değildir. Unutmayın ki 1 haftalık bir bozma durumu, hedefinizi 3 hafta ileri bir tarihe almanız anlamına gelir. Sözü geçen opsiyonlu uzatma tarihi, olası vücut reaksiyonları ve metabolik süreç sebeplerindendir.

Spor Yaparken En Çok Sorulan Sorular – 17

Plato nasıl aşılır?

  • Antrenman yöntemini, içeriğini, yüklenme sürelerini, saatlerini değiştirerek.
  • Aşırı antrenman ve obsesiflikten arınarak vücuda ihtiyacı olan dinlenme fırsatını tanıyarak. Belki de vücudunuza, 3-4 gün sporsuz bir süre tanıyarak.
  • Beslenme planını, sıklığını, içeriğini değiştirerek. Aynı besinleri tüketmek yerine, eşdeğer besinlerden farklı tercihler yaparak.
  • Antrenman sonrası vücudu fazla aç bırakmayıp, ihtiyaç doğrultusunda en az 6-7 saat uyuyarak.
  • Bir süreliğine spor türünü, branşını bilinçli eğitmenlerden yardım alarak değiştirerek.
  • Tek odağı gelişim olan yorulmuş beyninizi bireysel motivasyonunuzu sağlayarak dinlendirerek.
  • Hedefinizin gereklerinden uzaklaşarak farklı şeyler düşünerek.

Çokça atlanan bir konudur ki, beyin yorgunsa beden dinamik olamaz. İkisi birbirinden ayrılamaz, bir bütündür. Bu denli yoğun çalışırken nasıl dinlenmiş bir beyinle spor yapabilir insan diye düşünebilirsiniz.

Sizlere önerim, sabah saatlerinde beyin tazeyken, vücut dinlenmişken spor yapmanız olacaktır. Ya da iş ayakkabılarınızı çıkarıp spor ayakkabılarınızı giydiğinizde, beyninizde o gün yaşanan tüm olumsuzlukları, endişeleri soyunma odasında ya da evinizde duran iş ayakkabılarınızın yanında bırakmanız olacaktır.

Sporunuzun içeriği ne olursa olsun, yalnızca kaslarınızın nasıl çalıştığına, nefesinizin ve kalp atışlarınızın ritmine odaklanın.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Beril Tarakçıoğlu: Personal Fitness Trainer Beril Tarakçıoğlu, lise Sainte-Pulcherie ardından Lise Saint-Benoit ve son olarak Yıldız Teknik Üniversitesi – Fransızca Tercümanlık Bölümü’nden mezun olarak akademik yaşantısını tamamladı. 2013 Yılı Şubat ayı itibarı ile, profesyonel hayatına, ACE ‘American Council on Exercise’ sertifika programını başarıyla tamamlayarak Fitness eğitmeni olarak devam ediyor. Eğitimini aldığı branşlar; Burhanfelek/Cimnastik; Enka/Yüzme; Levent Tenis Kulübü/Tenis.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale