X

Pandemi döneminde hedef belirlemenin önemi

Adettendir, dünyanın her ülkesinde insanlar yeni yıl hedefleri belirler, kendilerine yeni yılda gerçekleştirmek üzere sözler verirler. Eğer bu sene pandeminin verdiği belirsizlik hissi yüzünden, içinizden hedef belirlemek gelmiyorsa yazımı okumaya devam edin. Hedefler belirlemenin bizi motive etme, önceliklerimizin ne olduğunu fark etmemizi sağlama gibi pozitif etkileri vardır. Hedeflerimiz sayesinde hayattan beklentilerimizin ne olduğunu anlayabiliriz. Özellikle içinden geçtiğimiz bu dönemde hedefler belirleyip onları gerçekleştirmek, pandeminin yol açtığı belirsizlik duygusuyla başa çıkmamızda bize yardımcı olabilir. İyimserlik ve umut seviyemizi artırabilir.

Hedef belirleme zihin sağlığımız için oldukça önemlidir. Araştırmaların da gösterdiği gibi hedef belirlemenin kendimizi iyi hissetmemiz üzerinde olumlu etkileri vardır. Hedef belirleme ve iyi oluş arasındaki ilişkiyi araştıran bir çalışmada, gruplardan biri hedef belirledikleri 1 saatlik kısa seanslara katılmışlardır. Araştırmacılar bu hedef belirleme seanslarına katılanlar ve katılmayanları mukayese ettiklerinde, hedef belirleme ve öznel iyi oluş arasında bir ilişki olduğunu gözlemlemişlerdir (MacLeod ve ark. 2008). Bir başka araştırma ise hedef belirlemenin depresyon tedavisi gören yetişkinlerin tedavi süreçlerine olumlu katkıda bulunduğunu ortaya çıkarmıştır (Weinberger, Mateo, & Sirey, 2009).

Hedeflerimizin gerçekleşmesi için dikkat etmemiz gereken bazı konular vardır. Edwin Locke ve Gary Latham “hedef belirleme kuramlarında” hedeflerimizin gerçekleşmesinde işimize yarayacak “5 tane hedef belirleme prensibini” açıklamışlardır (Locke, & Latham, 1990). Bunlar sırasıyla belirginlik, meydan okuma, bağlılık, geri bildirim ve görev zorluğudur.

Locke ve Latham’a (1990) göre belirgin ve spesifik hedefler belirlemek, hedeflerimizi gerçekleştirmemizde bize yardımcı olacaktır. Zorlu ve adeta bize meydan okuyan hedefler bizi daha büyük düşünmeye doğru itecektir, ki bu daha çok şeyi başarmamızda yardımcı olacaktır (Riopel, 2020). Bunların yanı sıra hedeflerimize bağlılık göstermemiz hedeflerimize daha kolay ulaşmamızı sağlayacaktır. Yine Locke ve Latham’a (1990) göre geri bildirim sayesinde hedeflerimizi gerçekleştirirken neyi doğru ya da yanlış yaptığımızı anlarız. Görev zorluğuyla uyumlu olan hedefler belirlemek de önemlidir. Daha zorlu hedefler belirlediğimizde daha yüksek düzeyde performans sergileyebiliriz.

Evet bazılarımız bu dönemde hedef belirlemeyi gereksiz görüyor olabilir. Ancak unutmamak gerekir ki kendimize hedefler belirleyip, hedeflerimizi gerçekleştirdiğimizi görmek, özellikle pandemi dönemi yüzünden kaybettiğimiz kontrol duygusunu kazanmamıza yol açabileceği için çok önemli. O halde pandemi var diye kendimizi bırakmamalı ve hedeflerimizi gerçekleştirmeye dört elle sarılmalıyız.

Bu yıl harika hedefler gerçekleştirmemiz dileklerimle. 2021 yılı “Kendini Sevme ve Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşıyorum. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Locke, E. A., & Latham, G. P. (1990). A theory of goal setting & task performance. Englewood Cliffs, N.J: Prentice Hall.
MacLeod, A.K., Coates, E. & Hetherton, J. Increasing well-being through teaching goal-setting and planning skills: results of a brief intervention. J Happiness Stud 9, 185–196 (2008). https://doi.org/10.1007/s10902-007-9057-2
Riopel, L. (2020). The Importance, Benefits, and Value of Goal Setting. https://positivepsychology.com/benefits-goal-setting/
Weinberger, M. I., Mateo, C., & Sirey, J. A. (2009). Perceived barriers to mental health care and goal setting among depressed, community-dwelling older adults. Patient preference and adherence, 3, 145–149.

İlginizi çekebilir: Gün içinde uygulayacağın ritüellerle zihinsel enerjini iyi yönet

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale