X

Özgürlükler şehri Amsterdam ile ilgili bilinmeyen 25 çılgın gerçek

12. yüzyılda hayatına Amstel nehri kenarında bir balıkçı kasabası olarak başlayan Amsterdam’ın özgürlükler şehri olarak dünyaya ün salacağını kim bilebilirdi?

Birbirinin içinden spiral bir şekilde geçen kanalların kenarına kurulu ikonik evleri ile Avrupa’nın kültürel farklılık açısından en renkli şehrine geçtiğimiz haftalarda bir yolculuk yaptım. Amsterdam ile ilgili yapılacak şeyler listesi yaratırken bir baktım ki, bu şehir hakkında bilmediğim 25 çılgın gerçek var. Bilgi paylaşınca çoğalır diyerek, bu çılgın gerçekleri siz sevgili Uplifers okuyucularıyla da paylaşmak istedim:

1. Amsterdam’ın büyük bir bölümü deniz seviyesinin altında. Hatta en düşük noktası deniz seviyesinin 6.7 metre altında. Resmen bir nehrin içine şehir inşaa etmişler!

2. Amsterdam’da Venedik’ten daha çok kanal olduğunu biliyor muydunuz? Şehirde toplam 165 kanal var.

Amsterdam’da Venedik’ten daha fazla kanal bulunuyor.

3. Amsterdam’ın bisiklet sever bir şehir olduğunu bilmeyen yoktur. Peki, Amsterdam’daki bisiklet yolunun 400 kilometre olduğunu biliyor muydunuz?

4. Amsterdam’daki bisiklet sayısının bu şehirde yaşayan insan sayısından fazla olduğunu biliyor muydunuz? Amsterdam’ın nüfusu 811.100 kişiyken, bisiklet sayısı 881,000 adet.

Amsterdam’daki bisiklet sayısı şehrin nüfusundan fazla. Bisiklet en önemli ulaşım aracı olarak görülüyor.

5. Amsterdam’daki tipik bir evin en az 10 kazıkla sabitlendiğini, Amsterdam Tren İstasyonu’nda ise 9,000 adet kazık kullanıldığını biliyor muydunuz?

6. Amsterdam uzun yıllar küçük bir balıkçı kasabasıydı.

7. İngilizce, Amsterdam’ın ikinci dili. Amsterdam’da hemen hemen herkes çok iyi derecede İngilizce konuşuyor.

8. Amsterdamlılar her koşulda ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyorlar. İşe, plaja, gezmeye ve hatta düğüne bile bisikletle gidiyorlar. Çocuklarını okula bisikletle götürüyorlar. Üstelik soğuk iklim bile bisiklet kullanımına engel olmuyor.

9. Her yıl yaklaşık 25,000 bisiklet Amsterdam’daki bir kanalı boyluyor ve sadece 8,000 tanesi kurtarılıyor.

10. Amsterdamlılar perdelerini kapatmayı tercih etmiyorlar. Hatta perde kullanan ev sayısı yok denecek kadar az. Evet, en özel anlarında bile perde yok!

İlgili yazı: Amsterdam’da keşfedilesi 9 küçük sokak

11. Amsterdam’da en çok çalınan şey sizce nedir? Tabii ki bisiklet. Yılda ortalama 100,000 bisiklet çalınıyor.

12. Amsterdamlılar yemeklerini kapı önünde ya da sokakta bir kaldırıma oturup yemekten çok zevk alıyor. Fakat bu alışkanlıklarını genellikle ılık yaz akşamlarında gerçekleştiriyorlar.

13. İkonik Amsterdam evlerinin ince ve uzun olmasının sebebi verginin evin genişliğine göre veriliyor olmasından kaynaklanıyor.

14. Amsterdam’da 1,281 köprü olduğunu biliyor muydunuz?

15. Her yıl Amsterdam’ı 20.000.000 turist ziyaret ediyor. Bu rakam Amsterdam’da yaşayan nüfusun yaklaşık 20 katı!

16. Şehir kanallar üzerine kurulu olunca farklı bir yaşam tarzı oluşmuş ve ortaya tekne evler çıkmış. Evet, yanlış duymadınız! 2.500 tekne eve dönüştürülmüş. İnsanlar kanal üzerinde yaşıyor!

17. Amsterdam, kültürel çeşitlilik açısından dünyada ilk sırada geliyor. 178 farklı kültüre sahip insan bu şehrin yaşayanı.

18. De Poezenboat isimli bir tekne aslında 50 kedinin yaşadığı bir barınak! Kanal üzerinde bir barınak olduğunu muhtemelen bilmiyordunuz.

De Poezenboat kedi barınağı

 

20. Bu küçücük şehirde 75 tane müze olduğunu biliyor muydunuz?

21. Bilinen gerçeğin aksine dünyanın en eski borsası Londra’da değil, Amsterdam’da!

22. Coffeeshop’ları kafelerle karıştırmayın. Amsterdam’da bol bol karşınıza çıkacak Coffeeshop’lar aslında lisanslı kenevir satıcıları.

23. Red Light bölgesi, Amsterdam’ın en güvenli bölgelerinden biri.

24. XXX olarak göreceğiniz ikon porno anlamına gelmiyor. Hatta bambaşka bir anlama geliyor; Amsterdam’ın askeri arması 🙂

25. Amsterdam’da herkes seks yolu ile bulaşan hastalıklarla ilgili olarak ücretsiz tedavi görebilir.

26. Dünyanın en uzun boylu ırkı Amsterdam’da. Erkeklerde ortalama boy uzunluğu 1,84 cm iken kadınlarda 1,70 cm.

Öznur Demirhan: Bu hayatta en çok heyecan duyarak yaptığım şey seyahat etmek, beni en çok motive eden şey yeni yerler görmek, olmaktan en mutluluk duyduğum yerler hava alanları, tren garları, otobüs durakları… Tek isteğim hikayemi tutkuyla ve heyecanla yaşamak, hatırımdan gitmesin diye yazmak. Ben hikayemde dünyayı keşfediyorum. Senin hikayen ne?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale