X

Oyuna ayrılan zaman tehdit altında!

Çocukların, oyun oynama sürelerinin, ebeveynlerin telefonlarında geçirdikleri zamandan çok daha az olduğunu biliyor muydunuz? LEGO’nun yeni global araştırmasına göre, dünya genelinde çocukların %32’sinin bir haftada oynadıkları toplam oyun süresi, çoğu yetişkinin bir günde akıllı telefonlarında geçirdiği süreden daha az. Bunun temel nedenlerinden biri ise ebeveynlerin Türkiye’de çocukları oyun yerine başarı odaklı aktivitelere yönlendiriyor olması.

Ebeveynlerin dünya genelinde %70’i, Türkiye’de ise %74’ü oyun yerine, çocuklarını gelecekte daha başarılı kılacağına inandıkları başarı odaklı etkinlikleri tercih ediyor. LEGO Group, dünya genelinde çocuklarda görülen oyun eksikliğine dikkat çektiği “Oyun Senin Süper Gücün” kampanyası ile ebeveynleri, oyunu önceliklendirmeye davet ediyor. Play Squad’ın tüm dünyadaki destekçileri ile birlikte LEGO Group yeni kampanyası ile ailelere, oyuna yeniden öncelik vermeleri için ilham verirken diğer yandan oyunun çocukların gelişimindeki kritik önemini ve dünyanın dört bir yanında ailelere eğlence katan rolünü vurguluyor.

Ebeveynlerin telefonda geçirdiği zaman, çocukların oyun oynadıkları süreden fazla

“Dünya genelinde ebeveynler haftada 26 saatini telefonda geçirirken her 3 çocuktan 1’i de haftada 3 saatten az oyun oynuyor.”

Kampanya, son dönemde gerçekleştirilen ve çocukların ortalama olarak haftanın yalnızca %2’sini -ki bu da haftada 7 saat demek- oyun oynayarak geçirdiklerini ve her üç çocuktan birinin haftada üç saatten az bir süreyi oyun oynayarak geçirdiğini ortaya koyan LEGO’nun global bir araştırmasına dayanıyor. Buna karşılık, araştırma ortalama bir yetişkinin haftada 26 saatini akıllı telefonunda geçirdiğini ve bu zamanın günde ortalama olarak 3,5 saatten fazla* olduğunu ortaya koyuyor. Oyunun çocuğun bilişsel yeteneklerini şekillendirmede, genel olarak kendilerini daha iyi hissetmelerinde ve en önemlisi eğlenmelerinde oynadığı kritik rol göz önüne alındığında, oyun oynamada yaşanan eksiklik uzmanlar için endişe kaynağı oluşturuyor. Araştırmaya göre, ebeveynlerin dünya genelinde %70’i, Türkiye’de ise %74’ü çocuklarını gelecekte daha başarılı kılacağına inandıkları için serbest oyun yerine başarı temelli etkinliklere öncelik vermeyi tercih ediyor.  Bu aktivitelerin başında spor, dil öğrenme ve özel dersler geliyor.

*Dataai.com (12 Ocak 2022): The State of Mobile in 2022

Cambridge Üniversitesi Oyun Profesörü Dr. Paul Ramchandi konu ile ilgili “Çocukların kendilerine kapsamlı bir eğitim ve beceri seti sağlayan tüm faaliyetlerin bir parçaları olmalarının çok büyük bir değeri var ancak oyun çocuklara gerçekten özel bir deneyim sunuyor. Çocuklar oyun yoluyla; gelişimlerinin, öğrenmelerinin ve büyümelerinin diğer tüm yönlerini geliştiren temel beceriler geliştiriyor. Çocuğunuz oyun oynamak için yeterli zamana sahip olduğunda yaratıcılık, özgüven, problem çözme ve iletişim gibi becerilerini geliştirebilir ve bu beceriler yaşamının ilerleyen dönemlerinde çocuğunuzun tam potansiyeline ulaşmasına yardımcı olabilir.” diyor.

Ebeveynlerin %57’si başarı odaklı aktivitelerde harcanan sürenin son üç yılda arttığını ve bunun genellikle oyun süresinden kısılarak yapıldığını belirtiyor. LEGO Group Marka Geliştirme Başkan Yardımcısı Alero Akuya ise “Bir çocuğun her gün oyuna zaman ayırmasının onun kendisini iyi hissetmesi ve gelecekteki başarısı için gerekli olduğunu kabul etmezsek, hayati becerilerden yoksun bir genç yetişkin nesil ile karşı karşıya kalacağız. Bu kampanya ile yetişkinlerin oyuna ve onun pek çok faydasına bakış açısını yeniden şekillendirmeyi ve onları aile yaşamlarında oyuna yeniden öncelik vermeye teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Oyuna ayrılan zaman, çocuklara yatmadan önce masal okumak ya da iyi beslenmelerini sağlamak kadar önemli olmalı.”

LEGO Group, kampanya özelinde beş dakikalık “Oyun Senin Süper Gücün” adlı bir film yayınladı. Filmde Hollywood oyuncusu Jane Lynch, çocukların gözünden oyunun çalışanları üzerinde yarattığı etkiyi görerek oyunun yararları konusunda aydınlanan işkolik bir CEO’yu canlandırıyor. Ünlü oyuncu Sun Li ise Çin’deki aileler için yapılan uyarlamada CEO rolünü üstleniyor. Film kendi içinde ipuçlarıyla dolu. Filmi izledikten sonra izleyiciler, LEGO web sitesindeki oyunu oynayıp, LEGO.com’da kendi süper güçlerini keşfedebilirler.

Kampanya hakkında daha fazla bilgi edinmek ve Oyun Senin Süper Gücün filmini izlemek için buraya tıklayabilirsiniz: https://www.lego.com/tr-tr/rebuild-the-world

Araştırma hakkında: Rapordaki tüm sonuçlar, aksi belirtilmediği sürece, Ağustos 2023’te Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 22 pazarda 6-12 yaş arası çocuğu olan toplam 21.180 ebeveynden derlenen verilere dayanmaktadır.

İlginizi çekebilir: Bir yetişkin olarak hemen legolarla oynamaya başlamanız için geçerli sebepler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale