X

Oryantiring: Bir tür hazine avı

Geçen Pazar uzun aradan sonra IOG (İstanbul Oryantiring Grubu) tarafından düzenlenmiş oryantiring (yön bulma) antrenmanına katıldım. 20 sene önce İsviçre’de ortaokuldayken, beden eğitimi dersleri yerine oryantiring yapardık, o zamanlardan beri yapmadığım bu sporu iki sene önce İstanbul’da tekrardan yapma şansı buldum.

İki sence önce katıldığım ( bu hafta sonu tekrar katılacağım ) Kurabiye macera yarışına hazırlanmak için oryantiring antrenmanına gitmiştim. Haritayı elime aldığım anda çok şey unuttuğumu fark ettim. Fakat, ormanda olduğumuzdan dolayı, içimdeki maceracı çocuk canlandı ve yavaş yavaş hatırlamaya başladım.

Çocukluğumdan beri her oryantiring yaptığımda, ormanda çukurların içinde gizli hazineler bulacağımı düşünür ve heyecanlanırdım. Üstünden kaç sene geçmesine rağmen, her oryantiring yaptığımda içimdeki çocuk yeniden canlanıyor. Pusula ve harita yardımıyla turuncu-beyaz hedefleri bulmak adeta bir hazine avı benim için.

Farklı ölçeklerde haritalar var. Harita üzerinde 1 cm olarak gösterilen mesafenin gerçekte kaç metre olduğunu belirtiyor. Mesela 1:10 000 haritadaki 1 cm, gerçekte 100 metredir. Topografik haritada ise farklı renkler ile doğada ne olduğu gösteriyor.

Harita üzerinde nehirler, göller, dereler ve çeşmeler mavi renkle, ormanlar ise yeşil veya beyaz renkle gösterilebilir. Haritadaki yeşil ormanlar koşulması zor bir alan olduğunu gösterir, yeşil koyulaştıkça koşması çok zor/geçilemez çalılarla kaplı olduğunu gösterir. Beyaz renkle gösterilmiş orman ise ormanın düz ve koşulabilir bir yer olduğunu simgeler. Açık alanlar ve ağaçsız ortamlar sarıyla gösterilir çünkü güneş ışığı alırlar. Patikalar, kayalıklar, yollar, binalar, duvarlar ve kaya setleri gibi yerleşimler harita üzerinde siyah renkle belirtilir. Haritaya ilk baktığınızda göze biraz karışık gelebilir ama ilk on dakikadan sonra beyniniz alışmaya başlayacak.

Yarışlarda veya antrenmanlarda haritalarınızın üzerine yuvarlak noktalar konarak hedefler çiziliyor. Yarışı kazanmak için çizilmiş hedeflerin hepsinin harita ve pusula yardımıyla bulunması gerekiyor. Pusula kullanımını ilk antrenmanlarda öğretiyorlar, fakat sadece pusulaya güvenmeyip, doğal navigasyon yolunu da öğrenmeniz gerekebilir. Doğal navigasyon; çevrede olup biteni hafızamıza kaydetmektir. Haritaya bakıp ilerlerken sağınızda ve solunuzda olan taşlar, nehirler, göller ve sapaklar gibi göze batan nesneleri aklınızda tutmaya çalışın. Oryantiring yaparken, pusuladan çok doğal navigasyon işe yarayacaktır.

Oryantiring çok faydalı bir spor. Her şeyden önce mükemmel bir interval kardiyo antrenmanı. İki dakika koşmak, sonra durmak, haritaya bakmak, biraz yürümek, tekrar koşmak, bir eğime tırmanmak, durmak ve pusula ile bir teyit almak. Bu hareketler nabzın devamlı yükselmesine ve düşmesine sebep olarak dayanıklılığı artırıyor.

Aynı zamanda, oryantiring meditasyonun yapmanın verdiği huzuru bulmaya da yardımcı olabilir. Tek başına ormanda olmak, kuş seslerini dinlemek, toprak kokusu almak, ağaçtan düşmüş yapraklara basmak, bir dere üstünden atlamak, kısacası ormanı yaşamak. Etrafta haritanız, kendiniz ve tabiattan başka kimse yok.

Oryantiring aynı zamanda beyni güçlendirmek için birebir. Haritaya bakıyorsunuz ve bir hedefe nasıl gideceğinize kendiniz karar veriyorsunuz. Bazen hemen hedefi bulamayacaksınız, biraz geri döneceksiniz, farklı bir patikaya gireceksiniz. Hata yapınca, tek suçlu kendiniz olacaksınız. Yanlışlarınızdan ders alıp, doğruya odaklanmayı öğreneceksiniz. Ayrıca, oryantiring yapmak hızlı ve yaratıcı düşünmeyi de geliştiriyor.

Siz de bu maceranın bir parçası olmak isterseniz, IOG her Pazar sabah Belgrad Ormanı’nda antrenman düzenliyor. Antrenmanda farklı 4 parkur var: başlangıç, kısa, orta ve uzun. Yeni başlayanlar için antrenman başlamadan önce harita ve pusula eğitimi veriliyor. Harita ve SI ( elektronik zaman tutucu ) 14 TL ve öğrenciler için 5 TL. Detaylı bilgiyi www.iog.com.tr‘da bulabilirsiniz. Antrenman duyuruları ile ilgili bilgi almak isterseniz IOG mail grubu turkey_o-subscribe@yahoogroups.com adresine boş bir e-posta atabilirsiniz. Başka sorunuz varsa benimle irtibat geçebilirsiniz.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Coraline Chapatte: İsviçreliyim ama neredeyse 10 senedir Türkiye'de oturup çalışıyorum. Neuchatel'de 4 sene ekonomi okudum. İsviçre'de doğan her çocuk bütün sporları küçük yaşta öğrenir. Bu yüzden spor hayatım çok yönlüydü ve çok erken yaşta sporcu beslenmesi, dinlemesi ve yaşam felsefesi gibi konular, her çocuk gibi bana da öğretildi. Mezun olduktan sonra dalmaya başladım ve çok hoşuma gitti. İsviçre'de üst düzey bir yöneticiyken her şeyi bırakıp dalmaya gittiğim Kaş'tan çok etkilenip Kaş'a yerleştim ve deniz rehberliği ve sualtı fotoğrafçılığı yaptım. 2011'de İstanbul'a taşındım. 2013 ve 2015 arasında birçok uzun mesafe (50 km ve 80 km) koşu yarışlarına katıldım. Her koşudan yeni şeyler öğrendim. Uzun koşularda kaçış noktası ve erteleme şansı yoktur. Başlarsınız ve bitirirsiniz. Bu, benim için yaşam felsefesi oldu. Ekim 2015 de “Likya Yolu Ultra Maratonu”na katılıp 6 günde 250 km koştum. Bu yolda tek başınadır herkes. Bu yolculuk sadece fiziksel değildir. Vücut ile başlar ama zihinle biter. Mayıs 2016 ilk triatlon yarışına katıldım ve 3. oldum. Dört ay sonra Eylül ayında Kuşadaşı'nda Türkiye Triatlon Şampiyonası'nda 30+ yaş kategorisinde üçüncülüğü kazandım ve Ekim ayında Antalya'da Gloria Ironman 70.3 yarışında 5. oldum. O kadar kısa bir sürede böyle sonuçlara ulaşmak disiplin, azim, sağlıklı ve dengeli bir beslenme ve iyi bir planlama ister. O dönemde istediğim sağlıklı tatlıyı bulamadığım için kendi keklerimi yaratmaya ve pişirmeye başladım; glütensiz ve rafine şekersiz "Cora'nın Kekleri” macerası bu şekilde başladı. Beş dil (Fransızca, Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca) konuşuyorum. Çeşitli konularda motivasyon seminerleri veriyor, şirketler için ve bireysel spor koçluğu yapıyor, koscora.com blogunda (Avrupa'nın en iyi 3 koşu blogu arasına seçildi) ve Türkiye'de ve İsviçre'de spor ve sağlıklı yaşam konularında yazılar yazıyor, sosyal medya danışmanlığı yapıyor ve ayrıca çeşitli dillerde tercümanlık yapıyorum. Eylül 2016'den itibaren Marmara Üniversitesi'nde Spor Psikolojisi ve Spor Yöneticiliği yüksek lisans yapıyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale