X

Önemli olan çatışmalar değil çatışmalara nasıl atıfta bulunduğunuzdur

Çatışma, hem kişinin kendi içinde yaşayabileceği hem de diğer bir kişi ya da grupla arasında meydana gelebilecek bir durumdur. Bu durum aslında ihtiyaçlar, güdüler ya da isteklerin uyuşmaması olarak da açıklanmaktadır. Çatışma bir anlamda da, kişinin kendisini ve diğerlerini tanıması, anlaması ve dahası keşfetmesi için bir fırsattır.

Çatışma bir anlamda da, kişinin kendisini ve diğerlerini tanıması, anlaması ve dahası keşfetmesi için bir fırsattır.

Önemli olan çatışmalar değil çatışmalara olan yaklaşım şeklidir. Çatışmalara olan yaklaşımlarınız çatışmayı sağlıklı çözüp çözemeyeceğinizi göstermektedir. Çatışmaları olumlu bir şekilde çözebilen kişiler, sorumluluk alırlar ve başkalarının gereksinimlerine saygı duyarak kendi yaşamlarını kontrol etme gücü kazanırlar. Dolayısıyla çatışmaları yapıcı ya da yıkıcı sonuçlandırmak sizin elinizdedir.

Bunu belirleyen çeşitli çatışma çözme davranış biçimleri vardır. Bunlardan ilki bütünleştirmedir. Bütünleştirmede esas olan gerçek sorunu bulmak ve onunla yüzleşmektir. Bu davranış biçimi aynı zamanda kişinin kendi hatalarını görmesini de sağlamaktadır. Kazan kazan durumu bu strateji için söylenebilmektedir. İkinci davranış biçimi olan hükmetme stratejisinde ise, kişinin amaçları ilişkisinden daha ön plandadır. İş birliği yoktur, sonuç diğer kişinin zararına da olsa kişi kendi çıkarlarında ısrar eder. Bu davranış biçiminde kazan-kaybet çabası söz konusudur. Çatışma durumunda kişi için ilişkiler amaçlarından daha önemliyse bu yönteme başvurur.

Bir diğer strateji olan uyma stratejisinde önemli olan başkaları tarafından ilgi görmek, sevilmek ve kabul edilmektir. Kişi kendi amaçlarından vazgeçer sadece karşı tarafın isteklerini doyurmak için davranış gösterir. Kendine güveni olmayan kişilerin gösterdikleri davranış biçimi ise kaçınma stratejisidir. Kişi çatışmayı görmezden gelir, düşüncesini ifade edemez veya önem vermez. Burada kişi yüz yüze gelmektense geri çekilmeyi tercih eder.

Çatışma durumlarında iş birliği ve çözüm

Tüm bu stratejilerin yanı sıra bir de süreçten bahsetmek yerinde olacaktır. Çatışma çözmek için en etkin ve uygun ortamın hazır hale getirilmesi, algıların ortaya konulması yani kişilerin sorunu nasıl anladıklarının ifade edilmesi, kişilerin kendi ve diğer kişilerin istekleri, düşünceleri, amaçları ve korkularına duyarlı olması, ilişkiyi olumlu bir şekilde destekleyeceğinden olumlu enerjinin taraflar arasında yansıtılması, şu ana odaklanarak gelecekle ilgili çözüm arayışı içinde olunması ve mesajların kişiliğe değil davranışa yönelik iletilmesi, tarafların karşılıklı çıkarlarını gözeterek uygun seçenekler üzerine odaklanılması ve son olarak da seçeneklerin uygulanabilir olması ile anlaşma yollarının geliştirilmesidir. Tabii burada en önemli şey oluşacak duygu yükünü çatışmanın akışına göre yönlendirmektir. Çünkü temelde yaşanan kişiler arası sorunlar kişide duygusal olarak rahatsızlık yaratabilmektedir.  Bu nedenle kişinin öncelikle yaşadığı duyguların farkında ve karşı tarafın duygusuna duyarlı olması gerekir. Çatışma durumlarında tarafların birbirlerinin duygularını anlamaları, iş birliğini ve çözüm arayışını arttırır. Dolayısıyla kişinin kötü etkilendiği duyguları da mutluluk ve huzur gibi duygulara geçiş yapar.

 

İlginizi çekebilir: İlişkinizin durumu kök ailenizde yaşadıklarınızda saklıdır

İdil Arasan Doğan: İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek Lisans Bitirme Tezini, Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ danışmanlığında "Alzheimer Hastaları Bakım Veren İyi Oluş Psikoeğitim Programının Bakım Verenlerin Tükenmişlik Sendromu Üzerine Etkisi" konusunda vermiştir. Üsküdar Üniversitesi Anne & Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Türkiye Alzheimer Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır. Akademik çalışmalarına; geriatri, anne & bebek ruh sağlığı, kişilerarası ilişkiler, pozitif psikoloji bağlamında devam etmekle birlikte özellikle yaşlanma, demans; Alzheimer, kişilerarası ilişkiler alanlarında yoğunlaşmıştır. Yapılandırmış olduğu "Hasta Yakınları İyi Oluş Programı"nı Kadıköy Alzheimer Merkezi’nde 3 yıl boyunca uygulamıştır ve halen aynı merkezde ayda 1 kez olmak üzere "Hasta Yakını Destek Programı"nı yürütmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale