X

Olduğuna inandığın kişisin: Bırak ışığın herkese yansısın

Kim olduğuna inanırsan osun, nerede yaşamak istiyorsan evin orası, kimin yanında kendin gibi hissediyorsan o kişi kalıcı. Bu üç olgu, karakter, çevre ve ortam hayatımızın yapı taşları ve tecrübelendikçe sekillenen ve birbirini etkileyen konular.

Sırayla gitmek gerekirse, insan önce hayatta kim olduğuna, ne istediğine, hayata neden geldiğine, amacına mesai harcıyor. Bu noktada bizi yönlendirecek en önemli ayrıntı, bireyselliğimize değer vermek, kendi hayatımızın, kendi hayallerimizin sorumluluğunu almak. Çünkü başkası aracılığıyla ulaştığımız hayaller genelde çok parlak fakat geçici oluyor, sağlam temeller üzerine kurulu bir benlik için bu alanda yalnız olduğumuzu bilmek ve bunu kabullenmek olgunlaşmaya atılan en büyük adım.

Bazen denemek, yanılmak, sonra tekrar denemek, zor da olsa asla kendinden vazgeçmemek gerekiyor. Kendine şefkatli olmak ama disiplini asla kaybetmemek gerekiyor. Değişim içinde değişmeyi, esnemeyi huy haline getirmek gerekiyor. İnsan sonra çevresini seçiyor, nerede yaşayacağını, içinde bulunduğu toplumu, toplumla kendi karakteri arasındaki uyumu, değer yargılarını…

Eğer ki doğduğu ülkeden uzakta yaşayacaksa insan, işin içine başka parametreler giriyor, adaptasyon, bugüne kadar öğrendiklerini tekrar süzgeçleme gereği ve uyumlanma… İster mahalle ister ülke değiştirmek söz konusu olsun, sabırlı olmak kendimize yapabileceğimiz en büyük iyilik.

Ve sonra hayat arkadaşını ve arkadaşlarını seçiyor insan, kendi gibi düşünen, kendi gibi idealleri olan insanları… Başkasının acısına üzülmeyi, başkasının sevincine kendisininmiş gibi sevinmeyi öğreniyor. Kendisini başkasının gözünden görüyor insan, eksikliklerini, özelliklerini öğreniyor. Etrafında kendi gibi insanlar varken hayatının daha anlamlı olduğunu öğreniyor. Bu insanları biriktirmenin emek istediğini, ilgi, alaka, saygı ve karşılıklı sevgi istediğini öğreniyor. İnsan olmayı öğreniyor.

Bizi bize götüren hayat yolunda, kendi ışığımızı başkalarına ne kadar yansıtabiliyorsak, etrafımız o kadar aydınlık oluyor. Yolumuzun kesiştiği insanlara karşı sevgi ve zarafetle yaklaşmamız, sadece kendimiz için isteyerek, kendi çıkarlarımızı düşünerek yaşamaktan daha zor. Ama biz zoru başarmak için buradayız…

İlginizi çekebilir: Kendine iyi davran: Görünmezlik pelerinini çıkar, renklerini göster

Gizem Demirci: Selamlar, Ben Gizem, Hollanda'da ikamet etmekteyim. Hayat akışım dünyanın birçok yerinde yaşamamı, birçok farklı işle uğraşmamı sağladı. İspanya'da, İtalya'da, Almanya'da ve son olarak Hollanda'da yaşayıp; hemşirelik, mimarlık, iç mekan tasarımı, danışmanlık ve son olarak ürün tasarımcılığı ile uğraştım. Çok yönlülüğüm ve akış veni aynı zamanda birçok ruhsal, fiziksel ve mental öğretilere de yakınlaştırdı. Bunların arasında yoga, qigong, mindfulness ve tabii ki meditasyon var. Bu ruhsal yolculuğum beni sonunda bütün öğretilerin atası olan Falun Dafa disipliniyle buluşturdu. Yolculuğumun hiç bitmeyecek olması gerçeği aklımda; kendimle, hayatla, evrenle ilgili sorularımı ve cevaplarını sizinle de paylaşmak için buradayım. Umarım yazılarımı okurken eğlenir, soru sorar ve cevap arasınız. Herhangi bir konuyu derinlemesine konuşmak için bana ulaşmaktan çekinmeyin. Sevgiler!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale