X

Okula dönüş kaygısını yönetmenin 4 güçlü yolu

Okulların açılması hepimizde farklı duygu ve düşünceler uyandırabilir. Kimimiz için trafiğin artması demek, kimimiz için sonbaharın resmen gelişi, kimimiz için rahatlama, kimimiz için farklı heyecanlar. Eğer okula giden çocuğunuz varsa kendi düşüncelerimizin yanı sıra onlarınki de eklenir bu türlüye. Yaşı, sınıfı her ne olursa olsun çocuklar yeni dönem başlangıcında okula dönüş kaygısı yaşayabilir. Bu kaygıları sağlıklı ve duyarlı bir şekilde yönetebilmek için bazı ipuçları paylaşmak istedim bugün.

Adım adım bu süreci sağlıklı bir şekilde yönetebilmek için ipuçları…

1. Hazırlanmak

Beraber okulun düzenlediği etkinliklere katılarak okulla, öğretmenlerle ve öğrencilerle iletişim kurmasını sağlayabilirsin.
Araştırmalara göre, çocuğun yaşı ne olursa olsun okulun ilk haftası pek çoğu için zor geçebiliyor. Sen de çocuğuna endişelenmenin normal olduğunu anlatabilirsin. Hatta kendi yaşadıklarından ve hislerinden çocuklara örnekler vermek güven verici olabilir.

Esnek bir zihin oluşturmalarına yardımcı olabilirsin. Risk alan, kendini ve yeteneklerini geliştirmek isteyen, daha çok çalışmaya meyilli, engelleri aşmak için çabalayan bir gelişim zihniyetinde yer almaları teşvik edilebilir.

2. Spesifik korkuları tanımlamak

Okula dönüş kaygısının yaygın olduğunu hepimiz biliyoruz. Spesifik korkuları öğrenmeye ve anlamaya çalışırken çocuğuna soracağın soruları olumlu bir şekilde ifade edebilirsin.

“Seninle kimsenin oynamayacağından endişeleniyor musun?” yerine “Teneffüste kiminle oynayacağını biliyor musun?/ Kiminle oynayacağını düşündün mü?” gibi bir soru sorabilirsin.

 Ardından, en yaygın olarak bilinen okul korkularından bazılarını düşünebilirsin.

Çocuklar, öğretmenler, arkadaşlıklar ve sosyalleşmek, okul için doğru malzemelere sahip olmak veya anne-babalarından ayrılma konusunda endişelenebilir. Eski ve yeni sınıf arkadaşları ile buluşmalar düzenleyebilir, yeni bir arkadaş edinmenin 3 yolunu listeleyebilir, kaba bir davranış karşısında nasıl davranacaklarını gözden geçirebilir, okul ihtiyaç listesini kontrol edebilir, onları dinleyip destek olabilirsin (“Korkacak bir şey yok.” demek yerine “Bunun zor olduğunu biliyorum.” demek gibi).

3. Olumlu yönlere odaklanmak

Korkular belirlenip kabul edildikten sonra onları azaltmaya odaklanmak gerekir.

Çocuğunu okul korkuları hakkında yazmaya teşvik edebilirsin.

  • Bir kağıdı ortadan ikiye böl. Bir tarafına “endişeli düşünceler”, diğer tarafına da “mutlu düşünceler” yaz. Çocuğundan bu kağıdı doldurmasını iste.

Örneğin;

“Kuralların ne olduğunu bilmiyorum.” / “Yeni öğretmenim oraya vardığımızda tüm yeni kuralların üzerinden geçecek.”
“Servisteki kimseyi tanımıyorum.” / “Yeni arkadaşlar edinme konusunda iyiyim.”
“Öğretmenim beni sevmeyecek.” / “O benim tarafımda ve bana göz kulak olacak.”

4. Bağlantıda kalmak

Çoğu zaman, en basit stratejiler en güçlü olanlardır. Çocuğunla tüm gün iletişimde kalmak ve endişelerini yatıştırmak için aşağıdaki eylemlerden birini sabah rutinine eklemeyi düşünebilirsin.

  • Ellere kalp ya da öpücük gibi hatırlatıcılar çizebilirsin.
  • Çocuğuna cebinde taşıması için temsili bir endişe taşı verebilirsin. (Kendini gergin hissettiğinde taşı ovabilir.)
  • Fotoğrafını okul çantasına koyabilirsin.
  • Beslenme çantasına cesaretlendirici güzel sözler yazabilirsin.
  • Seni hatırlatacak parfüm ya da losyonundan ufak bir fıs ellerine / koluna sıkabilirsin. Koku ne kadar çok azalırsa, kavuşmanız o kadar yakın demektir…

Eğer dilersen, bu konuda yaptığım şu videoları da izleyebilirsin bir sonraki yazıda buluşana dek… (Not: Link yalnızca mobilde çalışıyor.)

İlginizi çekebilir: Çocuklarla keyifli bir sohbetin kapısını aralayacak 18 soru

Dr Eda Uslu: Dr Eda Uslu, yürümek istediğiniz yolda sizi destekleyen, cesaretlendiren, anlayışla ve şefkatle yanınızda yürüyen dost. Siz en harika versiyonunuzu gerçekleştirmek için yolunuzda yürürken yanınızda size yarenlik eden bir “karunamitra”. Aslında bir tıp doktoru iken hayatın akışı içerisinde kendi yolculuğuna çıkan kişilerden Eda. 15 yıl boyunca göğüs hastalıkları ve uyku bozuklukları uzmanı olarak görev yaptı ve Türkiye’nin sayılı akredite uyku laboratuvarlarından birini kurdu. Bir süre sonra Tıp Doktorluğunun da yetmediğini, içindeki insanlara yardım etmek isteğini doyuramadığını hissetmeye başladı. Sorular sormaya başladıkça cevaplar buldu. Çemberin içinde çırpınıp durmaktansa cesaretini topladı ve uzun yıllarını verdiği, çok severek yaptığı ve aşkla bağlı olduğu doktorluk mesleğinden ayrılarak çemberden çıktı. 2009 yılında Mindfulness ile tanıştı ve 2013 yılından beri hem Türkiye hem de İngiltere’de pek çok kurum ve kuruluşta eğitimler veriyor. Bu yolculukta Bangor University UK - Mindfulness Eğitmenliği ve süpervizyonlar, CTI (The Coaches Training Institute) - Profesyonel Koçluk Eğitimi ve Sertifikasyon, Landmark Worldwide - Liderlik Eğitimi, Mindful Schools USA – Çocuklar için Mindfulness Eğitmenliği ve İngiltere Mindfulness in Schools Project’ten .b ve Paws b (çocuk ve gençler için mindfulness eğitmenliği) eğitimlerini almış ve halen de yeni eğitimlere devam etmekte.. Son 8 senedir sadece profesyonel koçluk ve mindfulness eğitmenliğini yapıyor. 2018-2019 eğitim yılı itibariyle Türkiye’de ilk defa Mindfulness’ın müfredata girmesini sağlayarak halen Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ve Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde öğrencilere Mindfulness dersleri veriyor. “Hayatın gerçek anlamda farkında olan insanlar, yaşam yolculuğu sürerken aynı zamanda kendi içlerinde bir yolculuğa çıkmaya hazır ve gönüllü olurlar.” eda@edauslu.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale