Normalleşme yanlılığı: Gemi batarken neden keman çalmaya devam ederiz?

Bir yangın alarmı çaldığında insanların ilk tepkisi nedir? Hemen kaçmak mı? Hayır. İstatistiklere ve güvenlik kameralarına göre, insanların büyük çoğunluğu önce birbirine bakar, sonra “Muhtemelen tatbikattır” ya da “Biri yanlışlıkla basmıştır” diyerek oldukları yerde kalırlar. Hatta işlerine devam ederler. 

Tehlike burnumuzun dibine kadar gelse bile, beynimizin “Her şey yolunda, bu kadar kötü bir şey benim başıma gelemez” diyerek bizi felç etmesine psikolojide ‘’ Normalleşme Yanlılığı ‘’ diyoruz. Ve şu an, etrafımızdaki pek çok belirsizlik ve kısıtlama ihtimali karşısında toplumsal bir donma hali yaşıyor olabiliriz.

Beynimizin hata veren yazılımı

Normalleşme Yanlılığı, beynin aşırı stres veya yaklaşan felaket karşısında kendini koruma mekanizmasıdır (10-80-10).  Beynimiz desenleri sever. Dün güneş doğdu, bugün de doğdu, yarın da doğacak. Dün Steam’e girdim, bugün de girdim, yarın da gireceğim…

Sistemin dışından gelen “radikal” bir veri (örneğin; devasa bir platformun yasaklanma ihtimali veya bir doğal afet uyarısı), beynin kurulu düzenine o kadar terstir ki, zihin bu veriyi işlemeyi reddeder. Buna Bilişsel Uyumsuzluk (Cognitive Dissonance Theory) eşlik eder.

Kişi, rasyonel bir analiz yapmak yerine şu cümlelere sığınır:

  • “Yok canım, o kadar da değil.”
  • “Koskoca şirket/ülke, böyle bir şeye izin vermez.”
  • “Bu sadece bir söylenti, mantıklı değil çünkü…”

Oysa tarih, “mantıklı olmadığı için” gerçekleşmeyeceği sanılan, ama gerçekleşen olaylarla doludur. Pompeii halkı yanardağ dumanlarını izlerken günlük işlerine devam etmişti. Titanik’teki yolcular, gemi su alırken bile ana salonda sohbet ediyordu. Çünkü zihinleri “Batamaz” verisine kilitlenmişti.

Günümüzden bir örnek: Dijital konfor alanımız

Bugünlerde dijital dünyada, oyun platformlarında veya sosyal medyada duyduğumuz kısıtlama haberlerine verdiğimiz tepkileri düşünün. Çoğumuzun ilk tepkisi öfke değil, inikardır.

“Bunu yapamazlar, uluslararası anlaşmalar var, ekonomi zarar görür…” gibi mantıksal argümanlar üretiriz. Evet, argümanlarınız mantıklı olabilir. Ancak karşınızdaki olay “mantık” zemininde ilerlemiyor olabilir.

Normalleşme Yanlılığı’na düştüğümüzde, tehlikeyi bertaraf etmek için “harekete geçmek” yerine, tehlikenin varlığını “yok sayarak” rahatlamayı seçeriz. Bu, devekuşunun kafasını kuma gömmesi değildir; bu, devekuşunun kuma gömülecek bir kafa olmadığına kendini inandırmasıdır.

Bu yanlılık bizi pasifize eder. İtiraz etmemiz, önlem almamız veya yasal haklarımızı kullanmamız gereken o kritik “altın saatleri”, “Bir şey olmaz ya” diyerek harcarız. Ve o “bir şey” olduğunda, hazırlıksız yakalanırız.

Panik değil, “paranoyak iyimserlik”

Peki, bu zihinsel tuzaktan nasıl kurtuluruz? Panik yaparak mı? Asla. Panik, Normalleşme Yanlılığı’nın diğer ucundaki kontrolsüzlüktür. İhtiyacımız olan şey rasyonel hazırlıktır.

Stoacı felsefe buna “Pre-mortem” (Ölüm öncesi analiz) der. Bir olayın gerçekleştiğini ve en kötü senaryonun yaşandığını şimdiden varsaymak.

  1. İnkarı bırakın: “Olabilir.” Bu kelimeyi kabul edin. En mantıksız, en distopik senaryo bile gerçekleşebilir.
  2. Veriyi test edin: Duygusal tepki vermek yerine (üzülmek veya dalga geçmek), somut durumu analiz edin. Resmi açıklamalar ne diyor? Geçmişte benzerleri yaşandı mı?
  3. Eyleme geçin: Beklemek, kurban psikolojisidir. Eylem ise kontrolü geri almaktır. Bu bir doğal afetse çantanızı hazırlamak, bir dijital kısıtlamaysa CİMER üzerinden bilgi edinme hakkınızı kullanmak veya verilerinizi yedeklemektir.

Donup kalma, harekete geç

Normalleşme Yanlılığı, bizi felaketin kendisine değil, felaket öncesindeki “hareketsizliğe” mahkum eder. Gemi su alıyor olabilir veya sadece bir tatbikat olabilir. Ama can yeleğinin yerini öğrenmek ve kaptana “Neler oluyor?” diye sormak, paranoya değil, hayatta kalma refleksidir. 

#oyunumadokunma 

İlginizi çekebilir: Gell-Mann amnezi etkisi: Islak sokaklar yağmura sebep olur mu?

Mustafa Direk Blog Yazarı
Merhaba, ben Mustafa. Şu anda İstanbul Üniversitesi Marka İletişimi bölümünde öğrenciyim. 10 yıllık eczane tecrübem sayesinde insanlarla iletişim kurma ve problem çözme becerilerimi geliştirdim. ... Devam