X

Temmuz ayında Netflix’te neler var?

Baş döndürücü yaz sıcağı yüzünden evden dışarı adım atmak istemiyor fakat evde yapacak keyifli aktiviteler bulamıyor musunuz? O zaman şu anda doğru yerdesiniz! Bu yazımızda, yaşam alanınızda sevdiklerinizle veya tek başınıza sıkılmadan vakit geçirmenizi sağlayacak ve Temmuz ayında Netflix kütüphanesine eklenecek içerikleri sizler için derledik.

The Old Guard 2, 2 Temmuz

The Old Guard 2, 2020 yapımı The Old Guard isimli filmin devam filmi olarak karşımıza çıkıyor. Netflix’e 2 Temmuz’da gelecek olan bu yapım, ölümsüz savaşçılardan oluşan bir ekibin insanlığı koruma amacını tehdit eden güçlü bir düşmanla karşı karşıya kalmasını konu ediniyor. Eğer aksiyon dolu fantastik filmleri seviyorsanız Charlize Theron’un başrolde olduğu The Old Guard 2’ye bir şans tanıyabilirsiniz.

The Sandman 2. Sezon, 3 Temmuz

Son sezonu 3 Temmuz’da platforma yüklenecek olan The Sandman, fantastik sahnelerle dolu bir dram dizisi. Bu yapım, uzun süreli bir tutsaklığın ardından ondan çalınanları bulup gücünü yeniden kazanmak için dünyalar arasında bir yolculuğa çıkan Düşler Kralı Morpheus’un hikayesini anlatıyor.

The Summer Hikaru Died, 5 Temmuz

The Summer Hikaru Died, gerilim ve gizem dolu bir anime olup Japonya kırsalında yaşayan Hikaru ve Yoshiki isimli iki gencin hikayesini konu ediniyor. Eğer Japon yapımları ilginizi çekiyorsa 5 Temmuz’da The Summer Hikaru Died’ı Netflix’te izleyebilirsiniz.

Under a Dark Sun, 9 Temmuz

Fransız dizisi Under a Dark Sun, sorunlarla dolu geçmişinden kaçan genç bir annenin patronunu öldürmekle suçlanmasını konu ediniyor. Netflix’e 9 Temmuz’da gelecek olan bu dizi, tam anlamıyla gerilim severlere hitap ediyor.

Ziam, 9 Temmuz

Yaklaşık bir buçuk saatlik Ziam, bir korku filmi olup bir dövüşçünün bir zombi ordusuyla mücadele etmesini ve bu esnada kız arkadaşını kurtarmaya çalışmasını anlatıyor. Eğer yaratıkların bulunduğu yapımlardan hoşlanıyorsanız 9 Temmuz’da Ziam’ı platformda izleyebilirsiniz.

Brick, 10 Temmuz

Brick, yaklaşık bir buçuk saatlik bir gerilim filmi olarak karşımıza çıkıyor. Bu yapım, apartmanlarının etrafı gizemli bir duvarla çevrilince komşularıyla iş birliği yapmak zorunda kalan Tim ve Olivia’nın hikayesini ekranlara yansıtıyor. Bu filmi 10 Temmuz’da platform aracılığıyla izleyebilirsiniz.

Too Much, 10 Temmuz

Too Much, Girls isimli dizinin yaratıcısı Lena Dunham’ın 2025 yapımı romantik komedisi olarak seyircilerle buluşmaya hazır. Bu dizi, kalbi kırık bir New Yorklunun yeni bir aşk umuduyla Londra’ya taşınmasını ve tipik romantik bireylerden çok farklı bir müzisyene aşık oluşunu anlatıyor. Too Much’ı 10 Temmuz’da Netflix’te izleyebilirsiniz.

7 Bears, 10 Temmuz

Çocuklu aileler için fazlasıyla eğlenceli bir yapım olan 7 Bears, yedi tane sevimli ayının hikayesini ekranlara yansıtıyor. Bu mini dizi, 10 Temmuz’da platformun içerik kütüphanesine eklenecek.

A Normal Woman, 24 Temmuz

İki saatlik A Normal Woman, tanımlanamayan bir hastalık yüzünden hayatı altüst olan bir kadının hikayesini konu ediniyor. Bu dram filmini 24 Temmuz’da platformda izleyebilirsiniz.

Leanne, 31 Temmuz

Bir sitcom olan Leanne, başka bir kadın için eşi tarafından terk edilen bir annenin ailesinin desteğiyle her şeye yeniden başlamasını anlatıyor. Komedyen Leanne Morgan’ın başrolde olduğu bu dizi, 31 Temmuz’da platforma gelecek.

Glass Heart, 31 Temmuz

Romantik sahnelerle dolu Glass Heart, müzik grubundaki yerini kaybeden bir bateristin yeni bir gruba dahil olma hikayesini konu ediniyor. Bu dram dizisi, 31 Temmuz’da Netflix’e gelecek.

Marked, 31 Temmuz

Bir suç dizisi olan Marked, kızının hayatını kurtaracak olan ameliyatın parasını ödeyebilmek için bir soygun planı yapmaya başlayan eski bir polisin hikayesini anlatıyor. Bu yapımı 31 Temmuz’da platform aracılığıyla izleyebilirsiniz.

Geçen ayın yapımlarını kaçırdıysanız üzülmeyin; Haziran ayında Netflix’te neler var? yazımız aracılığıyla Haziran ayında Netflix’e hangi içeriklerin geldiğini keşfedebilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale