X

Negatif duyguların farklı yüzleri: Öfkeyi etkili şekilde dışa vurmanın 5 pozitif sonucu

Öfke, kızgınlık, üzüntü veya utangaçlık gibi duyguların “bedelleri olan” duygular olduğuna inanma eğilimindeyizdir. Ancak araştırmalar inandığımızın aksine, öfke başta olmak üzere negatif duyguların bambaşka yüzlerinin olduğunu göstermektedir.

Araştırmalar, öfke başta olmak üzere negatif duyguların bambaşka yüzlerinin olduğunu göstermekte.

Negatif duyguları pozitif yönde kullanmak

Öfke, üzüntü, utangaçlık gibi duyguların negatif olduğunu düşünsek de bütün duygular işlevseldir. Mahcubiyet uyandıracak bir durumun öncesinde gelen bir sinyal olabilir ve bu sinyal bir hata yaptığınızı fark ettirerek davranışınızı değiştirmenizde yardımcı olabilir. Utangaçlık kişisel etik kodunuzu ihmal ettiğinize dair bir işaret olabilir. Üzgünlükle veya hayal kırıklığıyla kalmayı öğrenmek büyük açılımlar yaşatabilir.

2015 yılında Luna Park Sidney’de düzenlenen “Mutluluk ve Sonuçları” isimli konferansta ‘Pozitif Psikolojinin Indiana Jones’u olarak anılan Robert Biswas, Greenland’a yaptığı araştırma gezisi anılarını anlattı. Seyahatinin ilk gününde botu buzlu suda alabora olmuş, ıslanmış, üşümüş ve yemek yemek için avlanmak zorunda kalmıştı. Avlanma konusunda beceriksiz olduğu için utanmış, köydeki çocuklar onunla dalga geçmişti. Ancak Biswas bu günü hayatının en güzel günü olarak hatırlamaktaydı.

Birçok ders barındıran bu hikayeden hareketle Biswas, çoğu araştırmasını modern yaşamın bizleri nasıl küçük bir odaya tıkıp negatif duygularla baş başa bıraktığını ortaya koyan ‘konfor bağımlılığı’ üzerine yaptı. Öfke, utanç, mutsuzluk gibi duyguları nasıl yanlış yorumladığımızdan, her daim neden mutluluk peşinde koştuğumuzun sorgulamasından yola çıkarak negatif duyguların öteki yüzlerini ortaya koydu.

Hiçbir duygu sonsuza kadar sürmez

‘Her duygunun bir yeri vardır. %100 mutluluk için atışta bulunmak gerçekçi değildir.’

Basitçe söylemek gerekirse, psikolojik gerçekliklerinin farkında olan, pozitif ve negatif duyguların hepsini rahatça yaşayabilen kişiler daha sağlıklı bireylerdir. Sonsuza kadar sürgün yemiş bir duygu yoktur. İçinde bulunduğumuz durumla tamamen oturduğunda negatif duygular oldukça işlevlidir. 

Adaletsizliğe maruz kaldığınızda öfke duygusunu hissetmek adaletsizliği cevaplamak için gerekli olan enerjiyi harekete geçirir. Eğer bir kayıp yaşadıysak, üzgün olmak gerekliliktir.

Kendi kendinize sormanız gereken tek soru: “Öfkem durumu iyileştiriyor mu yoksa duruma zarar mı veriyor?”

Öfkenin diğer yüzleri nelerdir?

  • Öfke harekete geçme bir motivasyonu sağlar. Özellikle adaletsizlikle karşılaştığınızda veya bir şey amaçlarınızı gerçekleştirmenize engel olduğunda öfke size harekete geçirebilir.
  • Öfke yaratıcılığı ateşler. Yaratıcı beyin fırtınası görevi verilen kişiler, öfkeliyken üzgün veya nötr oldukları zamanlara kıyasla daha fazla fikir geliştirirler.
  • Öfkeyi içimizde tutmak sağlığımız için zararlıdır. Adaletsizliğe uğradıklarında öfkesini içlerinde tutan kişiler, öfkesini dışa vuran insanlara kıyasla daha fazla kalp hastası olmaktadır.
  • Öfke optimizmi yükseltir. Laboratuvar araştırmalarında orta derecede öfke taşıyan insanlar oyunlarda daha fazla risk almakta, ihtimallerin sınırlarını keşfetmeye daha eğilimlidirler. Öfke, olay ve olayın sonuçları üzerinde daha fazla hakimiyet hissi vermekte ve alınan risklerin bedelini ödeme konusunda daha optimist yapmaktadır.
  • Öfke dikkati odaklar. Pozitif duygular manzaraya bakarken ormanının tamamını görmenizi sağlayacak kadar zihni dağıtabilirken, öfke duygusu sadece ağaçları görmenizi sağlayacak kadar dikkatinizi tek bir yöne odaklar.

Öfkeyi dominant duygunuz haline getirmek bilge olmayan bir tavırdır ancak öfkenin etkili bir şekilde dışa vurumu doğru durumlarda uygun sonuçlar yaratır. Biswas-Diener’ın da dediği gibi: “Araştırmalar öfke nöbetlerinin sadece %10’unun şiddete neden olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum öfkenin agresyonla aynı şey olmadığını kanıtlar.”

Öfke iyi veya kötü değildir. Öfke duygunuzla nasıl hareket ettiğinize göre değişir. Kendi kendinize sormanız gereken tek soru: “Öfkem durumu iyileştiriyor mu yoksa duruma zarar mı veriyor?”

 

İlginizi çekebilir: Öfkelendiğinizde sövmek aslında sanıldığı kadar kötü değil

 
Psikolog & Nörobilim Uzmanı Güliz Altınbaşak: Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümünden tam burslu olarak mezun oldu. Şu anda Dialectical Behavior Therapy (DBT) Turkey Danışmanlık Merkezi’nde Program Koordinatörü ve The Life-Co Wellbeing Merkezi’nde Mental Wellness Program Koordinatörü olarak çalışmaktadır. The LifeCo Wellbeing merkezi bünyesinde meditasyon odaklı olmak üzere mindfulness (farkındalık), duygu regülasyonu, stres yönetimi ve kişilerarası iletişim becerileri üzerine eğitim kampları düzenlemektedir. Ayrıca, savaş mağdurlarına yönelik mesleki eğitim, savaş sonrası travma ve formal eğitim projeleri yürütmektedir. Davranış Bilimleri Enstitüsü Yetişkin ve Aile Danışmanlık Merkezi’nde EMDR odaklı projelerde çalıştı. TOÇEV Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı’nda Psikolog ve Eğitmen olarak görev aldı. “Doğudaki Ebeveyn ve Çocukları Bilinçlendirme Projesi” kapsamında birçok ilde araştırma yaptı ve eğitimler verdi. Norveç, Azerbaycan, Slovenya ve İspanya’da “Dezavantajlı Grupların Bilinçlendirilmesi ve Hayat Şartlarının Yükseltilmesi” konusundaki projelerde Ülke Koordinatörlüğü yaptı. Maltepe Kapalı İnfaz Ceza Kurumu’nda hükümlülerle çalıştı. Aynı dönemde Avrupa Şafak Hastanesi’nde bağımlılık üzerine çalışmalar yaptı. Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’nda gönüllü olarak görev alarak suça eğilimli çocuklar için çalışmalar düzenledi. “Erkek Homoseksüeller ve Heteroseksüellerin Suçluluk Utanç ve Kaygı Düzeylerinin Karşılaştırılması” üzerine yaptığı araştırmayı 17. Ulusal Psikoloji Kongresi’nde, “Kanser Hastaları için Mindfulness Odaklı Mental Wellness” çalışmasını “VIII Ibero American Congress of Clinical and Health Psychology Congress” Porto Riko’da sundu.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale