X

Neden bahar gelince kendimizi daha iyi hissediyoruz?

Şarkılara konu olmuş bir bekleyiş bahar. Gelişini iple çekiyoruz, ondan medet umuyoruz, sanki içten içe bize bir şey müjdelediğini biliyoruz. Bahar bereketin, sıcağın, ışığın ve neşenin habercisi. Bol güneş ışığı, uçuşan kelebekler, açan çiçekler, mis kokulu meyveler ve cıvıl cıvıl renkleriyle baharın içimizde yarattığı bir yenilenme hali var. Bana sorarsan baharı temsil eden bir kelime var: Umut.

Peki, bedenimizde baharın gelişiyle nasıl değişimler oluyor ve biz neden bahar gelince daha iyi hissediyoruz?

Sorunun cevabı serotoninde gizli. Serotonin mutluluk hormonu olarak da bilinen, kişiyi canlı, zinde ve iyi hissettiren bir nörotransmitter. Bedende merkezi sinir sistemi, gastrointestinal sistem mukozası (en büyük serotonin üreticisi) ve kan trombositleri içinde yer alıyor. Serotonin muz, ananas, erik, hindi ve süt gibi gıdalarda bulunan esansiyel amino asit triptofandan sentezleniyor. Beyin, bağırsak, trombositler gibi vücut bölgelerine ek olarak, insan deri dokusunda da serotonin mevcut. İşte bu baharın gelişinin üzerimizdeki etkisiyle yakından ilgili.

Vücutta serotonin salınımının güneş ışığıyla bağlantılı olduğunu gösteren pek çok çalışma var. Lambert ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada, katılımcılardan 12 ay boyunca alınan kan örneklerinde en düşük serotonin düzeylerinin kış mevsiminde alınan örneklerde görüldüğü tespit edildi. Başka çalışmalarda duygudurum bozukluğu, anksiyete, intihar gibi psikiyatrik fenomenlerin mevsim geçişleriyle bağlantılı olduğu, özellikle ışığın daha az olduğu kış aylarında alevlenebildiği gözlenmiş. Bu çalışmalar güneş ışığının deri yoluyla serotonin üretimini doğrudan uyarabilmesi konusunun önemine işaret eder.

Tüm bu bilgiler ışığında baharın gelişinin üzerimizdeki olumlu etkisini bağdaştırabiliriz. Artan güneş ışığı, havanın ısınması sayesinde retina ve derimiz aracılığıyla daha fazla serotonin üretmek bize iyi hissettirir. Peki, baharın gelişiyle bizi iyi hissettiren diğer sırlar neler olabilir?

Yazının başında baharı en iyi ifade eden kelimenin umut olduğunu söylemiştim. Kadim kültürlerde baharın gelişi coşkulu kutlamalarla karşılanır. Geçmişte, bugün 4 mevsim ulaşabildiğimiz meyve, sebzeler sadece zamanında yendiğinden doğanın içe kapandığı dönemde insan da içe kapanır ve bolluğun yeniden kendini göstermesini sabırla beklermiş. Bereketin, çeşitliliğin geleceğinden emin şekilde belki de çetin kış koşullarını sabırla atlatırmış. Çünkü zor günlerin geride kalacağından, sabrın sonunun selamet olacağından şüphe etmezmiş. Bu eminliği ona veren her baharda bıkmadan usanmadan açan sümbülmüş.

Doğa en güzel ya da en zor koşulların bile geçici olduğu bir döngüde olduğunu, dönem dönem içe kapanmanın berekete yol açtığını, tohumların çatlaması için çetin koşullara ihtiyaç duyulduğunu, sabrın sonunun selamet olduğunu, umudun hep olması gerektiğini, kişinin potansiyeli neyse onu hiç vazgeçmeden gerçekleştirmek için adım atmasının sonunun bahar olduğunu bıkmadan her yıl bize gösteriyor. Görebilen için daha bilge, daha ala öğretmen olabilir mi?

Danışmanlık, koçluk ve eğitimler için www.iremulgu.com adresimi ziyaret edebilir, bilgi için bilgi@iremulgu.com adresine mail atabilirsin. Pozitif psikoloji pratikleri ve hayat deneyimlerimi paylaştığım Instagram hesabıma buradanwww.iremulgu.com adresimi ziyaret edebilir, bilgi için bilgi@iremulgu.com adresine mail atabilirsin. Pozitif psikoloji pratikleri ve hayat deneyimlerimi paylaştığım Instagram hesabıma , YouTube kanalıma buradanburadan, YouTube kanalıma  ulaşabilirsin.

Kocaman sevgiler…

İlginizi çekebilir: Duyguların gizli mesajı nedir: Duygularınızı tanıyın ve onlara kulak verin

İrem Ülgü Orhan: Berkeley, North Carolina ve Pennsylvania Üniversitelerinde bulunan Pozitif Psikoloji kürsülerinde, Pozitif Psikoloji alanında eğitimler almış olan İrem Ülgü Orhan, bu eğitimlerini şamanik öğretiler ile besleyerek, doğu batı senteziyle kendi mutluluk atölyelerini tasarlıyor. Bireysel danışmanlık pratiğinde, özellikle kişilerin hedefleri önünde engel oluşturan, farkında olmadıkları düşünce ve davranış kalıplarını fark ettirme ve değişim yaratmaya dayalı kendine has koçluk metodlarını kullanıyor. Amacını "Her geçen gün daha çok kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine yardımcı olmak" olarak özetliyor. İrem kurucusu olduğu HUB Consulting şirketi ile koçluk, eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermenin yanı sıra, İrem Ülgü Orhan adlı Youtube kanalı aracılığıyla kendi alanıyla ilgili video içerikleri paylaşıyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale