X

Bilim insanları nefes çalışmalarının beyinde psikedelik bir haz halini açığa çıkardığını belirtiyor

Nefes çalışmaları, kan basıncını, stresi ve kaygıyı azaltan pratikler olup müzikle birleştirildiği zaman psikedelik maddelerin algı, ruh hali ve bilişsel süreçler üzerindeki olumlu etkilerini açığa çıkarabiliyor. Güncel bir çalışma, müzikle beraber uygulanan derin nefes çalışmalarını mutluluk ve negatif duyguların azalışıyla ilişkilendiriyor. Gelin, bu çalışmanın detaylarını birlikte inceleyelim.

Nefes çalışmaları müzikle harmanlanırsa ne olur?

Amy Amla Kartar ve meslektaşları, bu yılın Ağustos ayında ‘’Neurobiological Substrates of Altered States of Consciousness Induced by High Ventilation Breathwork Accompanied by Music’’ başlıklı bir çalışma yayımladı. Bu çalışma, müzik dinlerken nefes çalışması yapan kişilerin duygusal işleme bölgelerinde kan akışı değişiklikleri yaşandığını belirtiyor. Bu değişiklik, beraberinde coşku getirebiliyor ve olumsuz duyguları azaltabiliyor. Çalışma, vücudun stres tepkisi aktif olduğunda bile bu etkilerin gözlemlendiğini vurguluyor.

Çalışmanın uygulanışı

Araştırmacılar, yüksek ventilasyon nefes çalışmalarının (high ventilation breathing exercises) etkilerini incelemek adına deneyimli uygulayıcılarla çalıştılar. Çalışmaya 15 kişi çevrim içi ve 8 kişi laboratuvar ortamında katıldı. Manyetik rezonans görüntüleme uygulanan 19 kişi de araştırmada yer aldı.

Katılımcılar, müzik dinlerken 20-30 dakika boyunca aralıksız döngüsel nefes alma seansını tamamladılar. Daha sonra, her katılımcı çeşitli sorulara cevap verdi. Araştırmacılar da bu cevapları katılımcı verileri olarak analiz etti.

Çalışmanın temel bulguları

Çalışma doğrultusunda, değişmiş bilinç durumunun yoğunluğu kardiyovasküler sempatik aktivasyonla orantılı hale geldi. Bu sonuç, kalp atış hızı değişkenliğinin azaldığını somutlaştırdı.

Çalışma esnasında uygulanan pratik, aynı zamanda çeşitli beyin bölgelerine giden kan akışında önemli bir azalmaya sebep oldu. Bir diğer yandan, duygusal anıların işlenmesinde görev alan amigdala ve hipokampüs isimli beyin bölgelerine giden kan akışında aşamalı bir artış gözlemlendi. Bu kan akışı değişiklikleri, psikedelik deneyimlerle korelasyon gösterdi. Aynı zamanda, nefes çalışmalarının olumlu etkilerinin bu değişikliklerden kaynaklanabileceği düşünülebilir.

Katılımcılar, tüm seanslarda korku gibi olumsuz duyguların azaldığını bildirdi. Ayrıca, çalışma esnasında herhangi bir olumsuz tepkiyle karşılaşılmadı.

Çalışmaya göre, nefes çalışmaları okyanus sınırsızlığı (oceanic boundlessness) isimli durumu artırdı. Bu durum, temelde birlik, mutluluk, içgörü ve manevi deneyimleri tek bir çatı altında toplayan duygu olarak tanımlanıyor.

Çalışmanın araştırmacıları, bu çalışmanın keşif niteliğinde olduğunu ve bu pratiğin etkilerinin daha iyi anlaşılması için benzer araştırmaların tekrarlanması gerektiğini belirtiyor. Her ne kadar çalışmanın bazı sınırlamaları olsa da nefes çalışmalarının ve müziğin psikolojik sıkıntılar için etkili yöntemler olduğunu söyleyebiliriz.

Nefes çalışmalarının yaygın faydaları nelerdir?

Günümüzde terapötik bir araç olarak popülaritesi artan nefes çalışması, hem fiziksel hem de psikolojik faydalar sunabiliyor.

Derin ve kontrollü bir şekilde nefes almak, parasempatik sinir sistemini aktive ederek kortizol seviyesini düşürebiliyor ve rahatlama tepkisini tetikleyebiliyor. Aynı zamanda, bu pratik beyne daha fazla oksijen gitmesini sağlayarak zihinsel odaklanmayı artırabiliyor ve verimli çalışmayı destekleyebiliyor. Bunlara ek olarak, nefes çalışmalarının duygu yönetimini kolaylaştırdığı ve uyku kalitesini artırdığı da belirtiliyor.

Nefes çalışmalarının fiziksel etkileri, akciğerlerden bağışıklık sistemine kadar uzanıyor. Düzenli nefes egzersizi yapmak, diyafram kaslarını güçlendirebiliyor ve akciğer kapasitesini artırabiliyor. Bu sayede, vücut oksijeni daha verimli kullanabiliyor.

Bu pratik, aynı zamanda kan basıncını ve kalp atış hızını düzenliyor ve bağışıklık sistemini destekleyebiliyor. Bunlarla birlikte, nefes çalışmalarının kabızlık ve şişkinlik gibi sorunları hafifletebildiğini ve vücudun ağrı eşiğinin kontrolünü geliştirebildiğini de belirtmeliyiz.

Yoga ve meditasyon gibi uygulamaların temel parçası olan nefes çalışmaları, günlük hayata kolaylıkla entegre edilebiliyor. Bu doğal sağlık aracını benimsemek için Nefes egzersizleri: Rahatlatan ve enerji veren 8 farklı nefes tekniği yazımızdan yararlanabilirsiniz.

Kaynak: PLoS One

İlginizi çekebilir: Sessizlik pratikleri: Zihni günde 10 dakikada nasıl sakinleştirirsin?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale