X

Money dysmorphia nedir, sizde olup olmadığını nasıl anlarsınız? 

Sosyal medya fenomenlerinin yükselişi ve karşılaştırma kültürünün yarattığı lüks yaşam biçimi, birçok kişinin gelir ve harcama dengesini bozdu. Sürekli paylaşılan üst düzey restoranlar, takip edilmesi gereken trendler ve özenli kombinler, özellikle Z kuşağı ve milenyum kuşağı arasında “para dismorfisi” adı verilen duruma yol açtı. Maddi durumun gerçekte olduğundan farklı gibi hissedilmesi ile ortaya çıkan bu algı bozukluğu, sadece finansal sağlığı değil ruh halini ve yaşam kalitesini de doğrudan etkiliyor. Başkalarının harcama alışkanlıklarına daha sık tanıklık etmek, kişisel maddi durumu doğru değerlendirmemekle sonuçlanıyor ve üzerimizde sürekli bir baskı yaratıyor.

Hesabınızda yeterli para olmasına rağmen kendinizi yetersiz hissediyor veya imkanınız yokken büyük harcamalar yapıyorsanız, siz de para dismorfisinden etkilenmiş olabilirsiniz. Aşağıda, günümüzde giderek artan bu finansal psikoloji sorununu mercek altına aldık.

Money dysmorphia (para dismorfisi) nedir? 

Para dismorfisi; adını “dysmorphia”, yani beden algı bozukluğundan alan bir kavram. Tıpkı beden dismorfisinde olduğu gibi, para dismorfisinde de gerçek durum ve hissedilen arasında büyük bir çarpıklık oluyor. Birikimi ve kaynağı olmasına rağmen bunun yeterli olduğuna inanmayan veya mali sıkıntısının gerçekliğine inanmayarak aşırı harcama yapan her iki grup da buna dahil ediliyor. 

Gerçek bir tanı olmamasına rağmen tüketim toplumunun ve sosyal medyanın yükselişiyle birlikte daha fazla kişinin karşılaştığı bu durum, bazen geçmişteki travmatik para deneyimlerinden kaynaklanıyor. Ancak sorunun esas kaynağı genellikle ulaşılamaz görünen ve her geçen gün daha çok karşımıza çıkan hayatlarla, kendi hayatımızı karşılaştırmamız oluyor. Bu karşılaştırmanın hayat beklentisi ve maddi durum üzerinde yarattığı algısal çarpıklık, gelir ne olursa olsun bazı şeylerden keyif almamak ve bir türlü huzur bulmamakla sonuçlanıyor. Yani, finansal sağlıktan çok psikoloji ve ruh hali üzerinde epey zararlı olduğu söylenebilir.

Neden para dismorfisi geliştiriyoruz?

Para dismorfisi aslında yeni bir olgudan beslenmiyor. Nitekim dev markalar ve reklam şirketleri, uzun yıllardır benzer bir teknik kullanarak insanları belirli bir döngüde sıkıştırmış gibi görünüyor. Amerikan Rüyası’nın da temelini oluşturan bu olgu, daha fazla para kazandıkça daha pahalı alışkanlıklar geliştirmeye benziyor ve bu da bizi öncekinden daha pahalı olsa da üç aşağı beş yukarı benzer bir sarmala alıyor. Sonuç olarak hiçbir zaman gerçekleşmeyecek o kurtarıcı altın vuruşu bekleyen ve elindekilerle mutlu olmayan toplumlar ortaya çıkıyor. 

Hayatı bizimkinden tamamen farklı olan fenomenler parayla olan bireysel ilişkimizi etkilerken, bazen sosyal çevremizin de bunda yadsınamayacak kadar büyük bir payı oluyor. Herkesin aldığı çantayı alamıyor, gittiği yere gidemiyor ve tatillere çıkamıyorsak yaşadığımız hayat da pek iyi hissettirmiyor. Tıpkı fiziksel görünüşün kişi tarafından eksik ve kusurlu algılanması ile ortaya çıkan sorunlara benzer şekilde, para kaynaklı algı bozukluğu da belirli psikolojik sonuçlar doğurabiliyor. Mükemmeliyetçilik, kaygı bozukluğu, düşük öz değer, düşük öz saygı ve depresyon bunların başında geliyor.

Yapılan bir çalışma: Z kuşağının %43’ünün, Y kuşağının %41’inin para dismorfisinden yaygın olarak etkilendiğini gösteriyor. Başka bir anket ise sosyal medyada uzun zaman geçirmenin, eğilimi artırdığı fikrini destekliyor. Belirsiz iş piyasası, gelecek kaygısı, artan enflasyon ve akranlara uyum sağlama baskısı para ile çarpıtılmış ve duygusal bir bağ kurulmasına neden oluyor.

Para dismorfisinin belirtileri

Söz konusu para olduğunda kaygı yaşamak normal. Ancak para dismorfisi, elde etmek istediğimiz yaşam maliyetini, başkalarının eylemlerine ve değer yargılarına dayanarak etiketleme eğilimi. Her insan farklı olsa da bu sorunu yaşayıp yaşamadığınızı anlamanın bazı yolları var:

  • Finansal istikrara rağmen yeterli parasının olmadığı konusunda endişelenmek.
  • Finansal durumunu başkalarının yaşam stiliyle karşılaştırarak yetersiz hissetmek.
  • Harcama yapmaktan tamamen kaçınmak ve harcama sonrasında suçlu hissetmek.
  • Para hakkında konuşurken aşırı stresli ve kaygılı hissetmek.
  • Finansal bağımsızlığa rağmen hep daha fazlasını kazanmak zorunda hissetmek.
  • Kişisel öz saygı ve öz değer yargılarını satın aldığı pahalı ürünler üzerinden belirlemek.
  • Yaşamak istediği yaşam maliyetini toplumsal beklentilere ve sosyal çevre davranışlarına göre şekillendirmek.

Para dismorfisiyle baş etme yolları

Parayla giderek daha sağlıksız ilişki geliştiriyor olsak da beynimizde yapacağımız ufak bir yeniden yönlendirme sorunu etkisiz hale getirebiliyor. Sürekli strese yol açan bu zihniyet karşısında daha dengeli ve tatmin dolu bir yaşam geliştirmek için deneyebileceğiniz yöntemlerden bazıları şunlar:

  • Parayı, öz değerinizi ölçen bir değer yargısı olarak değil bir satın alma aracı olarak tanımlayın. Paraya bakış açınızı değiştirirseniz para dismorfisine yol açan yanılsamalı ve karşılaştırmalı beklentilerden daha kolay kurtulabilirsiniz.
  • Para konusundaki endişeli düşüncelerinizi sakince belirleyin ve tepki vermeden önce düşünün. Elde edeceğiniz sürekli farkındalık sayesinde mevcut durumu daha sağlıklı açıdan değerlendirebilir ve finansal gerçekliğinizi kontrol edebilirsiniz.
  • Düzenli bütçe kontrolü yapar gelir-gider dengesi kurun. Harcamaların farkına vararak gerçek gereksinimleri ve duygusal giderleri kontrol altına alabilirsiniz.
  • Mindful sosyal medya alışkanlıkları geliştirin. Sosyal medyanın, herkesin en iyi deneyimlerinden oluşan yanıltıcı bir platform olduğunu unutmadan hareket etmek, sizi gördüklerinizin aynısını istemekten alıkoyabilir. Çünkü gördükleriniz asla resmin tamamı değildir.
  • Sahip olduklarınızın değerini fark etmek için bir şükran günlüğü tutun. Ne kadar küçük olursa olsun kendi başarılarınızı kabul etmek, sevdiklerinizin hayatınıza katkısını takdir etmek ve kendi değerinizi anlamak için bu basit strateji fazlasıyla etkili olabilir.

Kaynak: thegoodtrade, verywellmind

İlginizi çekebilir: De-influencing nedir: Tüketim çılgınlığının içerisinde bilinçli tüketici olmak

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale