X

Moda’da 3D printed etkisi

Moda’da 3D Yazısı Etkisi

Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte günlük hayatımızda yeni yeni yerini alan bir kavram “3D Printed ( 3D baskı )” sözcüğü.

Konu ile ilgili yapılan çalışmalara baktığımızda, gelecekte 3D baskı teknolojisinin günlük yaşantımızı önemli ölçüde etkileyebileceğini hayal etmek çok zor değil. 3D baskı, bilgisayar üzerinde tasarlanmış veya 3 boyutlu olarak taranmış modellerin birçok faklı malzeme kullanılarak, çok hızlı veya ekstra bir kalıba ihtiyaç duymadan üretilmesi anlamına geliyor. Peki, konumuz moda olduğuna göre 3D baskı teknolojisi ile moda alanında neler yapılabiliyor; moda dünyası bu yeni teknolojiden nasıl etkileniyor?

3D baskı teknolojisini moda alanında ilk kez 2010 yılında Hollandalı yeni nesil tasarımcı Iris Van Harpen kullanıyor. Fütüristik tasarımlarını 3D baskı teknolojisi ile üreten tasarımcı, bu alandaki çalışmalarını ilerletmek için Massachusetts Teknoloji Enstitüsü(MIT) ile işbirliği yapıyor ve 2013 Haute Couture koleksiyonunu tamamlıyor. Tasarımcının geçtiğimiz Paris moda haftasında görücüye çıkardığı koleksiyon, bu teknolojinin gelecekte moda endüstrisine olabilecek büyük etkisi hakkında düşündürüyor.

Moda alanında 3D baskı teknolojisi ile yapılan çalışmalara bir diğer örnek ise Shapeways’in (Shapeways, 3D baskı teknolojisini kullanarak moda ve aksesuar alanında ürün üretip, aynı zamanda online satışını gerçekleştiren Amerika’lı teknoloji firması ) moda ikonu Dita Von Teese için ürettiği elbise. Madonna ve Lady Gaga gibi ünlüler için hazırladığı sıra dışı tasarımlarla bilinen Micheal Schmidt tarafından tasarlanan elbise, hammadde olarak plastik materyal kullanılarak 3D Baskı teknolojisi ile üretilmiş ve daha sonrasında 12.000 Swarovski kristali ile süslenmiş.

3D baskı teknolojisi ile üretilen moda ürünlerinin günlük hayatımıza adaptasyon sürecinden bahsedecek olursak, kuşkusuz ilk olarak 3D baskı teknolojisi ile üretilen ayakkabı ve aksesuarlarla tanışıyor olacağız. Inovatif tasarımlarıyla dikkat çeken Brezilyalı tasarımcı Andreia Chaves’in “ Invisible Shoe (Görünmez Ayakkabı)” adını verdiği tasarımı, 3d baskı teknolojisi ile üretilen başarılı ayakkabı örneklerinden.

Yine Amerikalı bir diğer firma Nervous System ise 3D Baskı teknolojisi ile moda aksesuar alanında yaptığı çalışmalarla adından söz ettiriyor. Yaşanan bu gelişmeler 3d baskı teknolojisi ile gelecekte moda alanında daha neler yapılabileceği konusunda merak uyandırıyor.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Kübra Bayram: Kübra Bayram, 2009 yılında İşletme Bölümünden mezun olduktan sonra Pazarlama ve E-ticaret alanlarında çalıştı. Ardından çocukluk hayali olan moda ile ilgili hayallerini gerçekleştirebilmek için Milano’ da Moda Yönetimi eğitimi aldı. Hayallerinin peşinden gitmeye inanan yazarımızın moda dışındaki diğer tutkuları arasında yeni kültürler tanımak ve yeni yerler keşfetmek bulunuyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale