X

Mindfulness ile başarıyı yakalama yolları

Son zamanlarda revaçta olan “mindfulness” (farkındalık), kökenini Budist meditasyon yöntemlerinden alan bir tür bilinç durumu olarak tanımlanabilir ve aslında, meditasyon bu farkındalık ve odaklanmışlık durumunun sadece bir parçası, bir aracıdır.

Stresi azaltmada, duygusal zekayı geliştirmede, yıkıcı duygusal, bilişsel ve davranışsal süreçleri zayıflatmada kullanılan ve herkesin uygulayabileceği kadar kolay olan mindfulness, aynı zamanda depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi pek çok psikolojik rahatsızlığın klinik tedavisinde de kullanılıyor.

Mindfulness nasıl uygulanır?

Dr. Elisha Goldstein’ın 3 dakikalık videosu, vücut tarama yöntemini tanıtarak mindfulness uygulaması konusunda basit ve açık bir fikir veriyor:

Apple ve Android için mevcut olan mindfulness uygulamaları da, 3 ila 30 dakika süren ve kişiselleştirilebilen, yönergeli meditasyon uygulamaları içeriyor.

Bilimsel açıklamalarıyla mindfulness

MRI (manyetik rezonans görüntüleme) sonuçları, 8 haftalık mindfulness uygulaması sonucunda beynin “kaç veya savaş” komutunu veren ve vücudun strese yanıt vermesini sağlayan amigdala bölgesinde küçülme meydana geldiğini gösteriyor.

Amigdala küçüldükçe, pre-frontal korteks adı verilen farkındalık, konsantrasyon ve karar verme gibi beyin aktivitelerini yöneten bölge kalınlaşıyor. Bunların yanı sıra, beynin geri kalanı ile amigdala etkileşimi zayıflarken, pre-frontal korteks arasındaki etkileşim güçleniyor.

Sonuç olarak, stres karşısında verdiğimiz ilkel yanıtlar mindfulness tekniğini benimseyen kişilerde yerini düşünce temelli yanıtlara bırakıyor. Pittsburgh Üniversitesi’nde konuyla ilgili araştırmalarını sürdüren Adrienne Taren, beyinde görülen değişikliklerin bu meditasyon için harcanan saat ile doğru oranda değişiklik gösterdiğini belirtiyor.

Mindfulness ile başarıya giden yol

Stresi azaltmada, konsantrasyon ve odağı arttırmada ve hatta fiziksel ağrıları azaltmada etkili olduğu gösterilen mindfulness, dünyada pek çok eğitmen tarafından okullarda uygulanmaya da başlandı. Eğitimin, tamamlamak gereken dersler ve gözden geçirmek gereken sınav kağıtlarından ibaret olmadığını düşünen eğitmenler, çeşitli meditasyon teknikleri ile öğrencilere, kendileri ve çevreleri ile ilgili farkındalık bilinci aşılıyorlar.

New York’taki Queensborough Koleji’nde psikoloji dalında yardımcı doçentlik yapan Dr. Azadeh Aalai, konuyla ilgili yazısında eğitim verdiği bir sınıfta “sevgi ve nezaket” üzerine bir meditasyon uygulaması yaptığını söylüyor. Aalai, 5 ila 15 dakika boyunca öğrencilere hem kendilerine, hem de onlara yakın olan ya da aksine, bir şekilde çatışma yaşadıkları başka kişilere sevgi ve nezaket duyguları yönlendirmeleri konusunda rehberlik ediyor. “Pilot çalışmalarda özellikle bu meditasyon türünün kaygıyı ve travmaya bağlı stres bozukluğu semptomlarını azaltmada etkili olduğu kanıtlandı” diyen Aalai, öğrencilerinin de giderek daha rahat hissettiğini gözlemlediğini belirtiyor.

Lisans seviyesindeki öğrencilerin yüzde sekseninin beklenti ve sorumluluklar altında ezildiği, dörtte birine ise psikolojik bir rahatsızlık tanısı konduğu düşünüldüğünde mindfulness uygulamalarının ne denli etkili olabileceği ortaya çıkıyor. Herhangi bir ilaca bağlı yan etki tehlikesi olmaksızın, stres ve endişe karşısında beynin tepkileri gözle görülür şekilde değişiyor. Kaygılarından olabildiğince arınmış ve kendiyle daha barışık bireyler, akademik başarıyı akranlarından çok daha kolay yakalayabiliyorlar.

Kaynak

Psychology Today

Opinionator

Scientific American

İstanbul Psikiyatri Enstitüsü

Elisha Goldstein

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale