X

Meraklılarına moda sözlüğü: Moda dünyasının dilini keşfedin

Moda, kelime anlamıyla; trendleri belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlanabilir. Bununla beraber, İtalyanca‘da değişiklik gereksinimiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik olarak geçer.

Moda evrensel bir kavramdır. Dolayısıyla hangi dilde bir moda yazısı okursanız okuyun, kiminin İngilizce, kiminin Fransızca, kiminin Almanca’dan moda dünyasında kazandırdığı moda terimleri değişmez.

Ben de sizinle bu hafta bazılarını çok iyi bildiğiniz, bazılarını henüz duymamış olabileceğiniz moda terimlerinden bazılarını paylaşmak istiyorum.

Moda terimlerine giriş: Görünüm, kavram ve akımlar
  • Androjen: Modada cinsiyetsizliği ifade ediyor. Başka bir tanımla, erkek ve kadın modasında aynı kesimlerin, kumaşların ve detayların kullanılması anlamına geliyor.
  • Avantgarde: Sadece bir moda terimi değil, genel olarak bir sanat terimidir. Öncü, çağdaş ve özgür olmayı ifade eder.
  • Dandy: Erkek kıyafetleriyle feminen görünmek anlamında kullanılır.
  • Feminen: Moda dünyasının çok sık kullandığı bir terimdir. Kadınsı giyim tarzı anlamına gelir. Vücut hatlarını belli eden elbiseler, dantel, saten gibi kumaşlar örnek gösterilebilir.
  • Haute Couture: Fransızca‘dan gelen bir moda terimidir. Kişinin özel siparişi üzerine hazırlanmış, özel dikim giysi anlamına geliyor.

  • It: Hem moda hem de cool anlamında kullanılıyor. Örneğin; “it-bag” sezonun en popüler çantası anlamında kullanılır.
  • Kitsch: Almanca’dan dünya sanat literatürüne girmiş bu kelime; aşırı süslü, niteliksiz ve zevksiz olarak adlandırılabilir.
  • Look: Görünüş, ifade ve tarz anlamına geliyor. (Örneğin; Feminen look)
  • Maskülen: Feminen kelimesinin tam tersi olan erkeksi giyim tarzıdır.
  • Pret a porter: Hazır giyim, konfeksiyon anlamında kullanılır.

  • Retro: Modada geçmişe dönüş eğilimi için kullanılır.
  • Vintage: Eski geçmiş döneme ait tek ve özel parça ya da koleksiyonlar için kullanılır.
  • Must have: Bir moda terimi olarak ‘olmazsa olmaz’ demektir. Örneğin; bu sezonun “must have” parçaları dendiğini sıklıkla duyabilirsiniz.
  • Fast Fashion: En yeni, en son moda ürünleri, uygun fiyatlarla, alışveriş özgürlüğü ve heyecanı yaratacak tarzda şık mağazalarda müşteriyle buluşturmaktır. H&M, Zara ve Mango dünyanın en bilinir “fast fashion” markalarıdır.
  • Used look: “Kullanılmış gibi görünen” demek. Yeni olmasına rağmen, uzun zaman giyilmiş ve yıpranmış gibi görünen kıyafetleri tanımlayan bir terimdir. Solmuş gibi görünen kumaşları veya yırtık jean’leri örnek gösterebiliriz.
Alaz Balıklı: İzmirli. Bornova Anadolu Lisesi, Viyana Teknik Üniversitesi mezunu. Mimarlık bölümünü bitirdikten sonra Türkiye'ye dönerek 2 yıl boyunca çeşitli mimarlık ofislerinde çalıştı. 2015 yılının sonuna doğru hayallerinin peşinden giderek Design Markett, 2016 yılında ise ALASIA studio'yu kurdu. Kışın İstanbul'da, yazın Alaçatı'da yaşıyor, Alaçatı Design Markett'in kreatif direktörlüğünü yapıyor. Çocukluğundan beri styling yapıyor, gardırobunu bir moda arşivi olarak görüyor. Modayı yazmayı da, uygulamayı da, üretmeyi de çok seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale