X

Meditasyon yolculuğundaki ilk 3 durak

Meditasyon, bir şeyleri “yapmaya” alıştığımız modern dünyada; “yapmayı” değil, “olmayı” öğreten bir uygulamadır. “Meditasyon yapmak” demek, “medite olma” halinin pratiğini yapmak demektir. Bu yüzden meditasyon “yapılan bir eylem olsa da”  amaç “bir oluş, olma” halidir. Oluş halimiz üzerinde çalışmamızı, zihin ve beden olarak daha dengeli ve sağlıklı olmamızı destekler.

Meditasyon pratik etmek, zihnimiz ve bedenimiz için son derece faydalıdır. Bir doğu öğretisi olmasına rağmen, pozitif bilimlerde yerini bulmuş; beyin, psikoloji ve beden üzerindeki olumlu etkileri kanıtlanmıştır.

Meditasyon pratiği sürecinde 3 önemli duraktan geçeriz. Bu durakların herhangi biri atlanarak, hızlıca medite hale ulaşmaya çalışmak boşunadır. Çünkü medite hale ulaşmak, bu her bir durağı sindirmeyi gerektirir. Nasıl spor yapmayı anlamış olmamız kaslarımızı ve görüntümüzü değiştirmiyorsa, meditasyonu anlamış olmak da medite hale geçmemizi sağlamaz. Meditasyon, zihni susturma ve sonrasında yönetme (zihinsel tutumları düzenleme) çalışması olduğu için, bu süreçte analitik zihnimizin değerlendirmelerinden ve yorumlarından uzak kalmak, kendini keşfe bırakmak çok önemlidir. Zira meditasyon uygulamasının en yorucu kısmı, zihni olabildiğince devre dışı bırakmaktır.

1. Farkındalık geliştirme

İlk durak farkındalık geliştirmedir. Bu aşamada öncelikle otomatik tutumlarımızı yöneten “otopilot”tan çıkarak, bilinçli bir şekilde “dikkatimizi” deneyimleriz. Dikkatimizi gözlemler, dikkati yönelttiğimiz şeyleri inceleyerek zihinsel olarak dikkat ve farkındalık düzeyimizi arttırırız. Nefes farkındalığı çalışması bu aşamada kullanılabilir.

2. Odaklanmayı arttırma

İkinci durak odaklanma artışıdır. Dikkatimizi bilinçli olarak kullanmayı geliştirdikçe sıra bu dikkati istediğimiz bir yerde sabit tutmaya gelir. Bu noktada nefes, mum ya da odaklanmamızı kolaylaştıracak bir nesneyi odaklanma aracı olarak kullanabiliriz. Pratik süresince dikkatimizi düşünsel dünyamız içerisinde bambaşka yerlere gitmişken yakalayacağız. Kendimizi sık sık belki de çok ilgisiz şeyleri düşünürken bulacağız. Bunu her fark ettiğimizde, odağımızı sadece odaklanma nesnemize geri getireceğiz ve odaklanma çalışmamıza devam edeceğiz. Bu dağılmalardan ötürü herhangi bir tepki, düşünce ya da duyguya yönelmeyeceğiz. Yoksa yine zihnimiz kontrolü ele geçirmiş ve bizi oradan oraya sürüklemeye fırsat bulmuş olur. Değiştirmek istediğimiz tam da bu durum.

Zihin ne kadar sık düşüncelere dalıyorsa, o kadar çok bu çalışmaya ihtiyacınız var demektir. Bu aşamada “yapamıyorum, sürekli aklıma bir şeyler geliyor” durumunu yaşarsanız, bu sadece daha fazla pratiğe ihtiyacınız olduğu anlamına gelir. Aşırı uyarılmış bir zihnin sakince söz dinlemesi ve odaklanması zaman alır. Kendinize bu zamanı tanıyın.

Meditasyon bir yapma hali değildir. Bir performans konusu değildir. Sonuçlara değil süreçlere odaklanın. Çünkü süreçte yaşadıklarınız sizi değiştirecektir.

3. Medite hal ve odak yönetimi

Üçüncü durak medite hale ulaşmak ve odaklanmayı yönetebilmedir. Dikkatimizi uzun süreler boyunca istediğimiz sabit bir noktada tutabilmeye başladıktan sonra, artık o noktayı da bırakıp sadece “olma hali”ni deneyimlemeye başlarız.

Burası, artık yargılarınızın kendi öz varoluşunuzla aranızdan çekildiği, sınırlayıcı inançların kaybolduğu özgür bir yerdir.

Zihniniz artık sınırsız olduğundan, tüm ihtimallerin mümkün olabileceği bir andır. Çünkü bizler, hayatımızda odaklandığımız şeyleri var eder ve büyütürüz. Karşılaştığımız yaşam olayı her ne ise, o durumdaki kendi yorumumuz, dikkatimizi verdiğimiz şeyler söz ve davranışlarımızı oluşturur.  Suyun akışını bu yüzden, neye odaklanırsak o belirler.

Medite olma aşamasından sonra çeşitli meditasyon teknikleri (imgeleme gibi) kullanılarak en derin isteklere ulaşmak, cevapsız soruları yanıtlamak, istenilen değişimi gerçekleştirmek mümkün olabilir.

Sadece farkındalık artışı, odaklanma artışı ve odağı yönetebilme bile, medite hale ulaşmasanız da, hayatınızda muazzam değişimler sağlar. Duygularınızı yönetebilir, daha kolay karar alabilir, yaşam motivasyonunuzu arttırabilir ve günlük hayatta sizi yoran, yıpratan çoğu durumu zorlanmadan çözebilirsiniz.

Görüşmek üzere!

İlginizi çekebilir: Duygular, düşüncelerimizin elçileridir ve elçiye zeval olmaz

İrem Turan: Sağlıklı yaşam ve motivasyon koçu. Eski bir beyaz yakalı. Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenim gördükten sonra İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji alanına yöneldi. İlaç sektöründe vitamin, mineral ve özel takviyeler gibi pek çok ürün ve marka yönetti. Bu süreçte metabolizma, hastalıklar, tedavi protokolleri ve tamamlayıcı tıp alanlarındaki eğitimlerde sağlığa ve insan bedenine bakışı değişti. Fonksiyonel tıp ile birlikte mindfulness, bilişsel davranışçı terapi, nörobilim, sosyoloji, psikoloji ve felsefe alanlarından faydalandığı kendi protokollerini uyguluyor. Zihin-beden-duygu üçgeni çerçevesinde daha iyi bir yaşama ulaşmak isteyen danışanların hayatına dokunuyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale