X

Önde gelen uluslararası finansal hizmetleri grubu Manulife longevity enstitüsünü duyurdu

Kanada’nın en büyük sigorta şirketi Manulife, insanların karar vermelerini kolaylaştırmaya ve yaşam standartlarını iyileştirme yardım ediyor. Şirket, temelde bireyler, gruplar ve kurumlar için finansal danışmanlık, sigorta ve varlık yönetimi çözümleri sunuyor. Manulife, aynı zamanda fiziksel, zihinsel ve duygusal sağlığı destekleme amacını da küresel bir platform olan Longevity Institute’un lansmanını duyurarak somutlaştırdı. Bu yazımızda, Manulife’ın longevity enstitüsünü ve şirketin son dönem girişimlerini inceliyoruz.

Manulife Longevity Institute nedir?

Manulife Longevity Institute, insanların daha uzun, daha sağlıklı ve finansal olarak daha güvenli hayatlar sürmesine yardım etmeyi amaçlıyor. 350 milyon dolarla desteklenen bu enstitü, araştırma, inovasyon ve ortaklıklara yoğunlaşarak yaşamın her dönemini geliştirmeyi sağlayacak.

Manulife, insanların yaşam süresi ile yaşam kalitesi arasındaki farkın giderek açıldığını belirtiyor. Şirket, birçok insanın hayatının %20’sini kötü sağlık koşulları içinde geçirdiğini ve insanların yaklaşık %40’ının da yaşlandıkça finansal güvensizlikle karşı karşıya kaldığını vurguluyor. Bu doğrultuda, şirketin Longevity Institute’u ön plana çıkıyor; bu enstitü, insanların yaşamları boyunca nasıl yaşadıklarını, çalıştıklarını, öğrendiklerini ve topluma katkıda bulunduklarını yeniden düşünerek ömür ve yaşam kalitesi arasındaki farkı kapatmayı hedefliyor.

Longevity Institute, insanların hem uzun hem de daha iyi yaşayabilmeleri için küresel araştırmalar yürütecek. Aynı zamanda, iyi hissetme hali ve finansal hazırlık için de inovasyonlar hızlandırılacak. Bunlara ek olarak, uzun ömürlülük konusunda harekete geçmeyi sağlayan toplumsal ortaklıklara da yatırım yapılacak.

Longevity Institute’tan beklenen sonuçlar neler?

Bu enstitünün Manulife’ın 36 milyondan fazla müşterisinin sağlık ve finansal refahını iyileştirme çalışmalarını ileriye taşıyacağı ifade ediliyor. Enstitü, insanların günlük yaşamlarında sağlıklarını destekleyen seçimler yapmalarına yardımcı olacak. Bu noktada, daha iyi beslenme, erken teşhis, fiziksel hareketlilik ve zihinsel sağlık desteğine odaklanılacak.

Enstitü, insanların finansal gelecekleri konusunda kendilerini daha güvende hissetmelerini de sağlayacak. Bu doğrultuda, finansal araçlar, eğitimler ve danışmanlık gibi hizmetler sunulacak. Sağlık ve finans sonuçlarına ulaşmak için 2030 yılına kadar çalışmalar ve etkinlikler gerçekleştirilecek.

Manulife’ın uzun ömürlülüğü geliştirme sözünü yansıtan girişimleri

Manulife, ABD’de John Hancock Longevity Institute adıyla faaliyet gösterecek olan enstitüsünün lansmanı kapsamında aşağıdaki yeni ve devam eden girişimleri duyurdu:

  • National Institute of Ageing ile ortaklık: Manulife, Ulusal Yaşlanma Enstitüsü’nün yıllık Kanada’da Yaşlanma Araştırması’nı destekliyor. Toronto Metropolitan Üniversitesi ile ortaklaşa yürütülen bu araştırma, sağlıklı yaş almayı teşvik eden politikalara ışık tutmayı amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda, araştırma kapsamında 50 yaş ve üzeri Kanadalıların yaşam deneyimleri inceleniyor.
  • Milken Institute ile ortaklık: Şirket, longevity üzerine düşünce liderliğini ve araştırmayı ilerletmek adına Milken Enstitüsü’yle iş birliği yapıyor. Bu girişim, meyve-sebze üretiminde dayanıklılığı güçlendirmek ve gıdayı sağlık müdahalelerine entegre etmek için fırsatları ortaya koyan yakın tarihli politika raporu üzerindeki desteği öne çıkarıyor.
  • Longevity sempozyumları: Şirketin longevity sempozyumları iki yıl önce Boston’da başlatıldı ve bu sempozyumlar artık küresel ölçekte genişletiliyor. Manulife Singapur ve Manulife Filipinler, son dönemlerde Asya’da ilk etkinliklerini düzenleyerek sağlık uzmanlarını, sektör liderlerini, finans danışmanlarını, müşterileri ve ortakları bir araya getirdi. Bu etkinliklerde hem daha uzun hem de daha iyi bir yaşam sürmenin yolları ele alındı.

Manulife Longevity Institute, wellness sektörünü kişisel bakım algısından çıkararak sağlık, finans ve yaşam tasarımını kapsayan yeni bir ekosisteme dönüştürüyor. Bu enstitü, aynı zamanda uzun ömürlülük ve agetech alanlarının önümüzdeki yıllarda çok daha fazla fon çekeceğini gösteriyor.

Kaynak: Manulife, Longevity.Technology

İlginizi çekebilir: Uzun ömürlülüğe yönelik çözümler geliştiren şirketler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale