X

Makyaj uygulamalarında bilinmesi gereken doğrular

Güzellik konusunda her şeyi öğrenmeyi takıntı haline getirmişken, çok fazla bilginin kafa karıştıracağını ve önemli ipuçlarının bu yolda kaybolacağını kabul etmek gerekiyor. “Uygun kapatıcıyı mı kullandınız?”, “Bronzlaştırıcıyı doğru mu uyguladınız?” ya da “Pudra gerçekten gerekiyor muydu?” gibi soruları kendinize sorarken, farkında olmadan daha çok makyaj hatası yapabilirsiniz. Hem makyaja yeni başlayanların, hem de profesyonellerin işine yarayacak makyaj konusundaki bu önemli ipuçlarını, Uplifers okuyucularımız için derledik.

Makyaj fırçalarını temizleyin

En ünlü makyaj artistleri için bile makyaj fırçalarını temizlemek, çok zaman aldığı için işinin en az sevdiği kısmıdır. Kirli fırçaların cildinize zarar vermesini önemsemiyor olsanız bile, makyaj uygulamanızı etkileyeceğinizi unutmayın. Renklerin tamamen birbirine karışmasının yanı sıra, renk pigmentleri fırça kıllarına tamamen yapıştığı için allığınız bulanık bir görüntüye sahip olacak.

Bronzlaştırıcıyı tüm yüzünüze uygulamayın

Yüzünüzde küçük bir güneş dokunuşu kadar doğal bronzluk istiyorsanız, bronzlaştırıcı makyaj uygulamalarını tamamen uygulamak yerine, bronzlaştırıcı krem kullanın. Pırıltılı bronzlaştırıcı allık uygulamak istediğiniz de ise; burun, elmacık kemikleri, çene ve alnınıza küçük dokunuşlarla hafifçe kullanmanız daha doğal bir makyaja sahip olmanızı sağlayacak.

 

Fondöteni elinizde denemeyin

Fondöteni normalde yüze uygularken, satın alma sırasında denemeyi elinde ya da bileğinde yapmayan yoktur. Elinizin ve yüzünüzün ten rengi aynı olmamakla birlikte, aynı oranda da güneşe maruz kalmazlar. Eliniz yerine çenenizde deneme yaparak satın alırsanız, yüzünüze uygun doğru fondöteni bulabilirsiniz.

Makyajınızı çıkarmadan uyumayın

Makyajla uyumanın zararlarını biliyorsunuz. Güzellik endüstrisinin makyaj temizleme mendillerini üretmesi için bir bahane olsa da, cildinize bu kötülüğü yapmak istemezsiniz. Makyajla uyunan kirli bir cilt, sizi daha yaşlı göstermenin ötesinde gözeneklerinize yerleşen makyaj kalıntıları kalıcı cilt yaşlanmasına ve problemlere yol açar. Cildinizi nemli ve genç tutmanız için, temiz bir ciltle uyumanın önemli olduğunu unutmayın.

Kapatıcıyı doğru uygulayın

Göz altınıza uygulayacağınız kapatıcıyı doğru bir şekilde sürdüğünüzde, parlaklık etkisi ve doğal bir görünüm elde edebilirsiniz. Göz çevrenizdeki siyah halkalara üçgen bir şekilde uygulayarak kapatıcınızdan daha etkin bir şekilde faydalanabilirsiniz.

Dudak kalemini sadece kenarlara uygulamayın

90’lardan kalma bir görüntünüz olsun istemiyorsanız, dudak kalemini sadece kenarlara uygulayarak doğal bir kullanım sağlayabilirsiniz. Gün içinde kaybolup gitmeyecek ya da dudak kenarınızda iyi gözükmeyen kalıntılar bırakmayan bir görünüm için kenarlara uygulayacağınız dudak kalemi, astar göreviyle daha uzun süre dayanabilecek bir ruj kullanımı sağlayacak.

Her gün su geçirmeyen rimel kullanmayın

Eğer çok terleyen biri ya da profesyonel bir yüzücü değilseniz, su geçirmez rimeli sürekli kullanmanızı önermiyoruz. Bu uygulama, kirpiklerini çok fazla kurutabilir. Su geçirmeyen rimelleri çıkarmak zor olduğundan, temizlerken de fazla kirpik kaybedebilirsiniz.

Tırnaklar için baz tabakası kullanın

Evde yaptığınız manikürlerinizin kısa süre dayanmasının sebebi, oje uygulamasından önce baz tabakası kullanmamanız olabilir. Süreceğiniz renkli ojeden önce, şeffaf cila ile alt bir tabaka kullanırsanız, manikürünüzü daha uzun süre kullanabilirsiniz.

Cildiniz için doğru allık türünü bulun

Eğer allığınız istediğiniz gibi doğal görünmüyorsa, bunun ürünün türüyle alakası olabilir. Eğer toz allık kullanıyorsanız krem allıkları deneyebilirsiniz ya da tam tersini yapabiliriz. Farklı cilt türlerine veya mevsimsel değişikliklere göre allık türünüzü değiştirebilirsiniz. Toz allıklar uzun süre dayanabilirken, krem allıklar da en doğal görüntüyü verebilir. Özellikle yazın toz allıklar kuru ve kırışık bir cilde neden olabilir; bu nedenle, krem allık kullanarak yazın cildinizde oluşabilecek kuruluğu engelleyebilirsiniz.

 

Yüzünüzün tamamına fondöten uygulamayın

Cildinizde renk değişimi ve kızarıklıklar yüksek oranda olmadıkça, yüzünüzün tamamına fondöten uygulamanızın maske takmaktan farkı olmayacaktır. Cildinizin pürüzsüz kısımlarına uygulama yapmadan, T bölgesi gibi sorunlu kısımlara ve burun ile göz çevresine fondöten sürerek, kalan kısımları daha canlı ve taze bırakabilirsiniz.

Kirpiğinizde rimel varken kıvırtıcı kullanmayın

Kirpiğinize rimel uygulaması yaptıktan sonra kıvırtıcı kullanmak, en büyük makyaj hatalarından olabilir. Hem kirpiğinize sürdüğünüz rimeli bozarsınız, hem de kıvırtıcınızda yapışkan ve kirli bir tabakaya neden olursunuz.

Allığınızı doğru uygulayın

Bazen farkında olmadan yoğun allık kullanımı yaparak, komik görüntülerin ortaya çıkmasına neden olabilirsiniz. Bu yüzden allık uygulamalarında dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, fırçayı yanaklarınızda elmacık kemikleriniz boyunca kullanmanız olacak.

Makyajınızı yanlış ışıkta yapmayın

Tüm makyaj uygulamalarından önce en önemli nokta, makyajı doğru ışıkta yapmaktır. Mümkünse doğal ışık alan, aydınlık bir odada yapmaya çalışın; böylece dışarı çıktığınızda, yanlış uygulama yaptığınızı fark ettiğiniz bir makyajla karşılaşmazsınız.

Makyaj malzemelerini uzun süre kullanmayın

Her şeyin bir son kullanma tarihi olduğu gibi, makyaj malzemelerinin de bir ömrü vardır. Hala kullanılabilecek durumda gözükse de, çok eski zamandan kalma malzemelerinizle vedalaşmanız gerekecek.

Kapatıcınızda doğru tonu kullanın

Kapatıcının hafif bir tonda açık bir gölge vermesini istesek de, bu aslında kapatmak istediğimiz bölgeye daha fazla dikkat çekmeye neden olur. Bu nedenle, kapatıcınızı seçerken ten renginize tamamen uyumlu bir tonda rengi bulmalısınız.

Rimel tüpünüz hava almasın

Rimeli tüpe her sokup çıkarmada, formülünü kurutan havayı da pompalarsınız. Bu da, yapışkan ve öbeklenmiş kirpiklere yol açacağından rimeli daha az süre kullanmaya neden olacaktır.

 

Kaynak

Popsugar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale