X

Lohusalıkla başa çıkma rehberi

“Anne” olacağımı öğrendiğimde 1 hafta ağlamıştım. Sanılanın aksine mutluluktan değildi ağlamam, kaygıdandı. Kendi kendime “Daha kendi akışımın içinde yer yer nereye gittiğimi çözemezken nasıl iyi bir anne olacağım?” diye sorgulamaktan kendimi alamamıştım. Yaptığı her şeyi sözde mükemmel yapmaya alıştırılmış bir Büşra, çalışmadığı konuların olduğu bir sınava girecekti. Okumak istediği kitaplar, seyahat edeceği ülkeler ve öğrenmek istediği diller vardı. Tüm bunları düşündükçe daralan nefeslerim ve korkularım artıyordu.

Korku ve kaygıların, fosforlu tişörtler gibi insanın üzerinde bağırma gibi bir huyu vardır. Sessiz kaygılarımın cevapları toplum tarafından kulağıma fısıldanıyordu. Doğumdan sonra bu kadar okuyabilecek misin bakalımlar, bu kaygıyla senin lohusalık çok zor geçerler gibi sözde olacaklar için tedbir almamı isteyenlerle doluydu. Sahi, yarının garantisi var mıydı da bu kadar endişe yüklemeye çalışıyorduk?

Gelecek gelip çattı. 12 Haziran sabahı anne oldum. Lohusa 40 gün evden çıkmaz dediler, 7. gün bebeğimin 2 saatte bir uyanmalarını fırsat bildim, gittim kahve içtim. Evde kahve olmadığından değil, dışarıda akan hayatı unutmamak için. Bana iyi gelen dostlarıma sarılıp geldim. Bebeğimin bana en çok ihtiyacı olduğu dönemdi, biliyordum ve ona göre davranıyordum. Benim ağlamam ya da huzursuz olmam değildi onun ihtiyacı, annesinin sevgisi ve huzuruydu. Huzurumu artırmamın yolu ise kendime dönmekten geçiyordu.

Her zamankinden daha fazla kafa yordum nelerin bana iyi geldiğine. O uyurken kitaplar okudum, süt sağarken eskiden sevdiğim gibi kulaklıktan şarkı dinleyip hayaller kurdum. Ona anı kalması ve duygularımı daha net görebilmek adına bir günlük tuttum. Onunla geçen günlerimi bana hissettirdiklerini ileride okuyabilmesi için bazı günler sayfalarca yazarken kendimi varlığına şükrederken buldum. Bugün dönüp okuduğum da koca bir iyi ki diyorum çünkü bazı anlarını zaman içinde unutmuşum bile.

Sonra fark ettim ki onun kendini geliştirmesinin en kolay yolu bendim. Okuyabilecek misinlere inat değildi ama bazı kitapları ona anlatmak için daha dikkatli okudum. Ağladığım, sabrımın zorlandığı günler de çok oldu. Ağlamam geçince kendime, kendine saygı duymayı ve stresini yönetmeyi de senden öğrenecek, telkinleri ile kendimi toparlamam gerektiğini hatırlattım. Saçım hep toplu olsa da kapatamadığım göz altlarım, gömleğimdeki kusmuk ele verdi bazen dağıldığımı. Yakamda en güzel broşum olan bebeğim bütün rüküşlüğümü aldı.

Yardım istemek, şarjım az tükeniyorum demek, bunaldım demek kendime yaptığım en büyük iyilik oldu geçtiğimiz 1 yılda. Kendime dönebildiğim, kendimle geçirebildiğim zamanlarda yeniden şarj oluyor ve bebeğime daha yoğun ilgi alaka gösterebiliyordum.

O büyürken anladım ki okumuş, nefes alabilmiş, duşunu alırken acele etmemiş, bedenini kendi için hareket ettirmeyi başarmış bir anneden daha faydalısı yoktu. Kendimi tanıma yolumda mum içimdeymiş meğer. Korktuğum karanlık, mumun yanması ile aydınlanmış. Ve ben kendi ateşimden korkmuşum beni yakar diye yok yere. İçim ısındı, katılaşan her duygum eridi. Önyargılarımı dönüştürmemde, insanlara karşı daha nazik olmam konusunda bana rehber oldu. Eskiden bir kutudaymışım Alanım genişledi. Bu yeni sürümüm bazen kasıyor ama eskisinden daha sağlam. Söyleyebildiğim tek şey koca bir “iyi ki”.

İlginizi çekebilir: Yeni anne olmuş birini desteklemek için ne yapabilirsiniz?

Büşra Pekdüz Özkan: 1995 senesinde Mayıs ayının son pazarında sabah kahvesinin hemen üstüne evin 4. üyesi olarak kolaylıkla Dünya’ya gelmişim. Bundandır ki annem “keyfine düşkün olacağın buradan belliydi” der. O zamandan beridir en sevdiğim sabah kahveleri annemle içtiklerimdir. 14 yaşımın yaz tatilinde Aziz Nesin ve Muzaffer İzgü’nün toplamda 30 kitabını okuduktan sonra hem okumaya hem de yazmaya merak sardım. Yıllar içinde kendi içsel dönüşümümü keşfederken ve sınavlarıma çalışırken yazmak terapim oldu. Bugün özel sektörde bir Makine Mühendisi, eş ve anne olarak yazmaya ve okumaya devam ediyor, deneyimlerimi blogumda paylaşmaya çalışıyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale