X

Kurban psikolojisindeki bir insanı nasıl anlarız?

“Zaten hep beni bulur!”
“Hep beni çeker bunlar”, “Hep benim başıma gelir.”

Kurban psikolojisinde kişi problemlerin sorumluluğunu almaktan uzaklaşır, bu sorumluluktan uzaklaşma seviyesi arttıkça
daha fazla kurban rolüne girip nedense her şey onun başına geliverir olur. Sorumlu hep başkasıdır. Bir başkası öyle yaptığı için sonuç öyle olmuştur. Şikayet, sitem, şanssızlıklar artık kronikleşmiştir.

Kişi kendini anlaşılmaz, kandırılmış, dışlanmış hisseder. Aslında bir duygusal yoksunluk içerisindedir. İlgi, empati veya korunma yoksunluğu. Kurban psikolojisindeki kişi, yine kurban rolünde olan kişiyi gözünden tanır ve onlarla sohbet etmeye bayılır. Başkaları ona değer veriyorsa, bu kişi değer verenleri de sahte olarak görür veya kendisinin kullanılacağını, sömürüleceğini
düşünür. Ne yapıp edip bir şekilde kendisini yine kurban olma kısır döngüsüne koyar. Ve aslında kendi kendini gerçekleştiren bir çemberde dönüyor gibi yaşar hayatı.

Hata yapmaktan korkarlar ve bu da peşi sıra çaresizlik duygusunu getirir. Çaresizlik inancıyla “Her şey benim başıma geliyor” düşüncesini çekip bu düşüncenin kendi kendini gerçekleştirmesi için gereklilikler her ne ise o şekilde davranırlar.

Kişi hata yapmaktan korkmamayı öğrenmedikçe bu durum devam eder. Hata yapmanın da bir öğrenme metodu olduğunu oturtmadıkça, hata yapmaktan hep korkacak ve korktuğunu başına getirecektir. İşe, hata yapmanın bir felaket olmadığını öğrenmekle başlanılabilir. Mükemmel değiliz, mükemmel doğmadık, öyle yaşamak zorunda da değiliz. Kabul edici bir şekilde, sorunların, hataların sorumluluğunu alarak hayat yoluna devam etmeliyiz.

Aksi halde hep talepkar olup almaya alışılacaktır. Ve ilişkilerde duygusal alma-verme dengesi bozulacaktır. Bu dünyaya güzel bir şey bırakılacaksa o da hayattaki var oluşunun anlamını bulmaktır. Çünkü hayat, hayattan alacaklı gibi kader kurbanı olarak yaşamak için çok kısa.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: İnsanların davranışlarından etkilenmemek mümkün mü?

Uzman Psikolog Gül Er İşlek: Herkese merhaba, Bahçeşehir Üniversitesi'nde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansımı tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezleri,hastaneler,tıp merkezlerinde ve okullarda psikoterapist olarak görev alıp sayısız seminer verdim. Şu anda, Gül Psikolojik Danısmanlık ve Eğitim Merkezini kurarak yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi, Psikodinamik Terapi ekollerini kullanmaktayım. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları, bağımlılıklar, kişilik bozuklukları, dikkat eksikliği ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktayım. Bir Psikologtan Kendine Notlar kitabının yazarıyım.Yazmanın ve okumanın ruhu dinlendirdiğini düşündüğüm için burada sizlerle yazılarımı paylaşıp daha fazla kişiye ulaşmayı temenni ediyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale