X

Köpeğinizi sakinleştirmek için uygulayabileceğiniz 5 etkili yöntem

Anksiyete, stres veya huzursuzluk hali… Nasıl adlandırırsak adlandıralım, bu tür bir ruh hali sadece insanların sorunu değil. Köpekler de dönem dönem kendilerini ruhsal olarak kötü hissedebilir, davranışları değişebilir. Nasıl ki bizler böyle bir ruh hali içinde olduğumuzda yardıma ihtiyaç duyuyorsak, köpekler de destek bekler. Anksiyete, stres veya huzursuzluk hali yaşayan bir köpeğe en iyi desteği kuşkusuz sahibi verir. Eğer sizin de köpeğiniz böyle bir ruh hali içindeyse, onun için yapabileceğiniz pek çok şey var. Ancak öncelikle köpeğinizdeki huzursuzluğun belirtilerini gözlemlemeniz gerekiyor. Köpekler iletişim kurmak için vücut dilinden çok faydalanır. Siz de köpeğinizi vücut diliyle anlatmak istediklerine dikkat ederek, ne demek istediğini daha iyi anlayabilirsiniz. İşte köpeklerdeki huzursuzluk halinin belirtileri…

  •  Titreme
  • Sürekli tetikte olma
  • Sebepsiz yere havlama
  • Agresif tavırlar
  • Dudak yalama
  • Sık sık esneme
  • İştah kaybı
  • Salya artışı
  • Hızlı nabız
  • Deride döküntüler
  • Aşırı kilo alma

Eğer sizin köpeğiniz de bu belirtilerden birkaçını gösteriyorsa ve köpeğinizin huzursuz olduğunu düşünüyorsanız, ona biraz destek olmalısınız. İşte köpeğinizi sakinleştirmek için uygulayabileceğiniz etkili yöntemler:

1. Müzik açın.

Kendinizi kötü hissettiğinizde sevdiğiniz bir müziği açtığınız ve bir anda ruh halinizin değiştiği olmuyor mu? İşte aynı şey köpekler için de geçerli. Müzik, köpeklerde stres ve anksiyetenin azalmasına yardımcı oluyor. Araştırmalar, özellikle sakin tonlu müziklerin köpeklerde nabzı yavaşlattığını, kortizon seviyesini düşürdüğünü ve diğer stres semptomlarını azalttığını gösteriyor. Hangi müziği açacağınızı bilmiyorsanız, birçok dijital platformda köpekler için sakinleştirici müzik listeleri bulabilirsiniz.

2. Aromaterapiden faydalanın.

Aromaterapi köpeklerde de işe yarıyor. Anksiyete geçiren bir köpeği, aromaterapik yağlarla sakinleştirmek mümkün. Ancak bunu uygularken biraz dikkatli olmanız lazım. Köpeğiniz için kullanacağınız aromaterapik yağların veteriner onaylı olması ve hayvanlar için kullanıma uygun olması gerekir. Ayrıca aromaterapik yağları köpeğinize uygularken, genellikle köpeğinizin ensesine veya sırt bölgesine sürebilirsiniz. Yağı, köpeğinizin yalama ihtimali olan bir yerine veya burnuna yakın bir bölgeye sürmemelisiniz.

3. Egzersiz yaptırın.

Moraliniz bozulduğunda yürüyüş yapmak kime iyi gelmez ki? Eğer köpeğinizin huzursuz olduğunu düşünüyorsanız, egzersiz yaptırabilirsiniz. Böylelikle vücudundaki ekstra enerjiyi atmasına, stresinin azalmasına yardımcı olabilirsiniz. Eğer köpeğiniz hiperaktif ise oyun oynarken sık sık molalar verebilir, her molada köpeğinizin oturup beklemesini isteyebilir, bu sırada onunla göz teması kurabilirsiniz. Köpeğinizin bu sakinleşme alıştırmaları yaptığı molalarda, başka köpekler tarafından dikkatinin dağılmasına zin vermemelisiniz. Aşırı sosyal uyarı, köpeğinizi sakinleştirmek yerine daha çok strese sokabilir.

4. Sakinleştirme taktikleri uygulayın.

Bazı sakinleştirme taktikleri uygulayarak köpeğinizin stresini azaltabilirsiniz. Örneğin köpeğinizi hiçbir dış uyaranın bulunmadığı loş bir odaya koyabilirsiniz. Bunu bir ceza olarak düşünmeyin. Bu odaya birkaç parça kıyafetinizi bırakabilirsiniz. Böylelikle köpeğiniz biraz yalnız kalarak sakinleşebilir. Bazen de fiziksel temas uygulayabilirsiniz. Köpeğinizi yavaş yavaş okşayabilir, sizin vücut sıcaklığınızı hissetmesine izin verebilir ve böylelikle sakinleşmesini bekleyebilirsiniz.

5. Pekiştirme yapın.

Köpeğinizin sergilediği pozitif davranışları pekiştirmesi için onu ödüllendirin. Stresinin daha fazla artmasına neden olan zıplama, havlama, hiperaktif eğilimler sergileme gibi davranışlarının yanlış olduğunu ona öğretin. Köpeğiniz negatif davranışlar sergilediğinde onunla göz teması kurmayın veya köpeğinize dokunmayın. Onu görmezden geldiğinizde, köpeğiniz sakinleşecek ve o stres göstergesi olan davranışı bırakacaktır.

Tüm bunların dışında dikkat etmeniz gereken çok önemli bir şey daha var; köpeğiniz stresliyse veya huzursuzca, kendinizi gözden geçirmeyi unutmayın. Köpekler, sahiplerinin ruh halinden çok etkilenir. Köpeğiniz, belki de sizin stresinizi veya huzursuzluğunuzu alıyor olabilir.

İlginizi çekebilir: Köpek gezdirmenin püf noktaları: Köpeğinizi gezdirirken nelere dikkat etmelisiniz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.



Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale