X

Kişilik çatışması: İdeal benliğe ulaşma çabası hayal kırıklığı yaratıyor

Hayal kırıklığı, günlük hayatta hepimizin karşılaştığı bir durum. Yaşamımızda her şeyin yolunda gitmesi ve yaptığımız işlerin hak ettiği değeri görmesi her zaman mümkün olmuyor. Hayal kırıklığıyla ve tatminsizlik hissiyle başa çıkabilmek, geçmişteki hatalara takılı kalmadan hayatımıza devam edebilmemiz için büyük önem taşıyor.  Bu nedenle yapılması gereken ilk şey, hayal kırıklığı ve tatminsizlik yaratan olaylar karşısındaki algımızı değiştirmek.

Algı değişikliği yaratmak ve hayal kırıklıklarına pozitif olarak yaklaşabilmek için öncelikle hayal kırıklığının ve tatminsizlik hissinin nasıl oluştuğunu anlamak gerekiyor.

İdeal benlik ve olası benlik, yani hayalimizdeki olmak istediğimiz kişiyle sınırlılıkları olan gerçek kimliğimiz arasındaki çatışma, hayal kırıklığı ve tatminsizlik hissinin en önemli sebebi. Örneğin; işi bırakıp bir sahil kasabasına yerleşme, her gün spor yapma ve sağlıklı beslenme gibi kafamızda yarattığımız ideal kişiliğimizle işi finansal zorunluluklar nedeniyle bırakamayacağımız, üşendiğimiz için her gün spor yapamayacağımız ya da hamburgerden vazgeçemediğimiz için sağlıklı beslenemeyeceğimiz gerçekliğinde yaşayan olası kişiliğimizin çatışması, kendimizi başarısız hissetmemize ve hayattan yeterince zevk alamamamıza neden olabiliyor.

İdeal benliğe ulaşma çabası 

Popüler kültürün dayatmalarından biri olan mükemmellik arayışı, hayal kırıklığının en önemli sebeplerinden biri. Mükemmellik kavramının göreceli oluşu, ve ne kadar uğraşırsak uğraşalım mükemmelliğe ulaşamayacağımız gerçeği; buna karşın toplumdaki mükemmellik beklentisi başarısızlık hissini yaratabiliyor.

Edward Higgins 1987’de Özbenlik Çelişkisi Teorisi’ni ortaya koydu. Özbenlik Çelişkisi Teorisi, az önce de bahsettiğimiz kişinin kendisiyle ilgili beklentilerinin yüksek olması ve yapabildiklerinin sınırlı olmasının çatışma yarattığı görüşünü ileri sürüyor.

Aynada kendini detaylı olarak incelemek

Burada tabii ki aynanın önüne geçip vücudunuzu incelemenizden bahsetmiyoruz. Ancak kendinizi tanıyabilmeniz için kendinize dışarıdan bir göz olarak bakabilmeniz, zaman zaman kendi benliğinizden uzaklaşarak kendinizi objektif olarak yorumlayabilmeniz, kendinizi tanımanız açısından önem taşıyor. Kendinizi inceleyerek ‘’Ben kimim?, Gelecekte ne olmak istiyorum?, Hedeflerimi gerçekleştirmek için nasıl planlar yapıyorum?’’ gibi kendinizi tanımaya yönelik sorular sorun. Bu şekilde, olduğunuz kişiyle olmak istediğiniz kişi arasındaki farkı en aza indirgemiş olacaksınız.

Yaşamın anlamını kavrayabilmek

Özbenlik Çatışması Teorisi’ne göre, duygusal olarak acı çekmemizin ve umutsuzluğa düşmemizin sebebi kendimizi tanımadan yapamayacağımız işlerle ütopik beklentiler içine girmemiz. Bu nedenle öncelikle kendimizi tanımalı, yaşama amacımızı ve hedeflerimizi belirledikten sonraysa gerçekçi olmayan beklentilerden uzaklaşarak benlik algımızı değiştirmeliyiz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale