X

Kişilerarası iletişimde beden dilinizle ilgili dikkat etmeniz gereken 10 alışkanlık

Diğer insanların yanındayken bacaklarınızın, ellerinizin ya da yüz ifadenizin nasıl olduğuna ne kadar dikkat ediyorsunuz? Birçoğumuz için bir taraftan karşımızdakini dinleyip, söyleyeceklerimizi düşünüp, konuşmaya çalışırken, bir taraftan bedenimizi ve hareketlerimizi kontrol edebilmek yoğun bir dikkat, odaklanma ve ileri düzey iletişim becerisi gerektiriyor. Ancak karşımızdaki kişiyle konuşurken ağzımızdan çıkan kelimeler kadar, o kelimeleri nasıl söylediğimiz de kişiliğimiz ve duygularımız hakkında tahmin edemeyeceğimiz kadar çok ipucu barındırabiliyor. Alışkanlık haline gelmiş, kontrolümüz dışında yaptığımız beden hareketlerinin anlamlarını sizler için derledik.

Kambur durmak

Postürünüzün en önemli yansıması kendinize olan güveninizdir. Karşınızdaki kişinin karşısında kambur şekilde eğilerek oturduğunuzda kendinizi güvensiz hissettiğiniz imajı verebilirsiniz. Duruşunuzu fark edip düzeltmediğinizde kambur oturma alışkanlık haline gelir ve sizi fiziksel olarak rahatsız etmeyeceği için sürekli böyle oturmaya devam ederek kendinize saygı duymuyormuşsunuz izlenimi verebilirsiniz.

Bacakları ya da kolları birbirine dolamak

Oturduğumuzda bacak bacak üstüne atmak ya da karşımızdaki kişiyi dinlerken kollarımızı kavuşturmak birçoğumuzun farkında olmadan yaptığı bir beden hareketi. Ancak birinin karşısında bunu yapmak, karşınızdaki kişiye karşı savunma pozisyonunda olduğunuz sinyalini verebilir. Konuşurken kolları ve bacakları kapamak karşınızdaki kişiyle iletişim kurmak istemediğiniz, söylediklerini dinlemediğiniz, ya da o an orada olmaktan rahatsız olduğunuz mesajı taşır. Bunun tam tersine, kollarınızı ve bacaklarınızı rahat bırakarak oturur, ellerinizi görünür bir yerde tutarsanız daha güvenilir bir izlenim yaratabilirsiniz.

Sürekli kıpırdanmak

Bazen fazla enerjik hissettiğinizde ya da stresli olduğunuz durumlarda durmadan bacaklarınızı sallıyor, elinizde kalem çeviriyor, saçlarınızla oynuyor ya da sandalyenizde dönüp duruyor olabilirsiniz. Ancak sürekli hareket etmek karşınızdaki kişiye sıkılmış olduğunuz mesajını verir.

Boynu ovalamak

Boynunuzu ovmak stresinizi azaltmak için yaptığınız bir beden hareketi olabilir. Zaman zaman stres ya da uzun süre aynı pozisyonda bilgisayar karşısında oturmak da boyunda gerilim yaratabilir ve bu gerilimi hafifletmek için boynunuzu ovalamak isteyebilirsiniz. Ancak boyun ovalamak karşınızdaki kişiye gergin ve huzursuz olduğunuz mesajı verir. Bu nedenle amacınız ne olursa olsun, başka insanlarla birlikteyken bu hareketi yapmaktan mümkün olduğunca kaçınmalısınız.

Tırnak yemek

Gergin olduğunuz mesajını veren bir başka davranış ise tırnak yemek. Özellikle stresli olduğunuz zamanlarda tırnak yediğinizde rahatlıyor olabilirsiniz ancak tırnak yeme davranışı karşınızdaki kişi için oldukça dikkat dağıtıcı olmasının yanı sıra fiziksel görünüşünüzü de olumsuz etkileyeceği için kötü bir ilk izlenim bırakmanıza neden olabilir.

Çok fazla ya da çok az göz kontağı kurmak

Göz temasından kaçınmak, kendinize güvenmediğinizi ya da karşınızdaki kişiden hoşlanmadığınızı gösterebilir ve güvensiz bir atmosfer yaratır. Gözleri kaçırmanın aksine karşınızdaki kişiye gözlerinizi dikerek göz kontağını hiç kesmeden bakmak ise agresif görünebilir ve rahatsız hissettirebilir.

İlgisiz görünmek

Karşınızdakinin anlattıklarını dinlememek ve ilgisiz görünmek çoğu zaman kaba bir davranış olarak algılanır. Dikkatinizi veriyor olsanız dahi boşluğa dalıp gitmek, söylenenleri dinlemiyormuşsunuz hissi uyandırabilir. Bu nedenle karşınızdakiyle konuşurken mutlaka yüzüne bakın ve söylediklerini can kulağıyla dinlediğinizi, saygı duyduğunuzu göstermeye çalışın.

Gözleri devirmek

Gözleri devirmek saygı duymamanın açık bir göstergesidir. Görece daha az zararlı bir beden dili hareketi gibi görünüyor olsa da sıkıldığınız ya da karşınızdakinin söylediklerini ciddiye almadığınız mesajı verebilir.

Gülümsememek

İnsanlarla olan iletişimimizde gülümsemek çoğu zaman dikkatimizden kaçan ve genelde atladığımız bir davranış. Özellikle ciddi iş toplantılarında ya da önemli kişilerle konuşurken daha ciddi görünmek adına gülümsemekten kaçınabiliyoruz. Ancak gülümsemek yüksek bir özgüvenin ve içtenliğin en önemli göstergelerinden. Karşınızdakine gülümsemek onun da size gülümsemesini tetikler ve daha sıcak, içten ve samimi bir atmosfer oluşmasına yardımcı olur. Ancak gülümserken mümkün olabildiğince içten olmaya ve zorla gülümsememeye dikkat etmelisiniz. İçten olmayan gülümsemeler güvenilirliğinizi azaltır ve samimiyetsiz görünmenize neden olabilir.

Tepkisizlik

Fazla rahat ve tepkisiz olmak karşınızdakini dinlemediğiniz ya da söyledikleriyle ilgilenmediğiniz mesajı taşır. Konuşurken hiç mimik ve jest kullanmamanız sizi olduğunuzdan daha ciddi ve sert gösterebilir ve diğer insanları huzursuz edebilir. Bu yüzden konuşurken mümkün olabildiğince empati kurarak konuştuğunuz kişinin duygusal tepkilerine eşlik etmeye ve beden hareketlerini ona yansıtmaya çalışın.

İlginizi çekebilir: Beden dilinizi kullanarak hayattaki performansınızı artırmanın 9 yolu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale