X

Kırılganlığın gücü: Fırtınadan sonra da güneş doğar

Kalbinin kırılmasına da açılabilir misin?
Mutluluğa açıldığın gibi, kırılganlığa da açılabilir misin?

Burası kolay değil. Dünyanın bir ucuna eğitimlere gitsen bile, her kırıldığında kaçmadan onu sarmalamaya yaklaşmak pratik istiyor.
Ve hep söylediğim gibi; bu pratik bir kerelik değil.

Acıyı, yası, üzüntüyü kapının dışına atmak isteyeceksin.
Onlardan “arınmak” için koşturacak, kendini meşgul etmek için yeni listeler hazırlayacaksın.
Kendinle bir saat bile baş başa kalmamak için her şeyi yapacaksın.

Sevgi için koşturacak ama farkında olmadan kendini sevmenin yanından geçip gideceksin.
Bir şeylerin yolunda olmadığını hissettikçe eğitimden eğitime koşacak, “arınma” peşinde olacaksın.

Oysa bu hayata arınmaya değil, insanlığımızı kucaklamaya gelmedik mi?

Sonra bir an gelecek, hepsiyle barış yaptığını sanacaksın.
Aştığını, oldugunu, iyileştiğini düşüneceksin.
Oysa ne arınma vardı, ne de olma!

Haydi artık kandırma kendini güzel arkadaşım.
O karanlığını tutamadığın için oluyor bunlar.

Gerçekten onu tuttuğunda, altındaki zemin öyle bir sallanıyor ki…
Bir fırtınaya giriyorsun ve oradan bir parçanı kaybetmeden çıkamayacağını fark ediyorsun.

Ama işte, en iyi eğitim o fırtına oluyor.
Orası sana olmanın ve aşmanın neden mümkün olmadığını tüm çıplaklığıyla gösteriyor.

Fırtınalardan öğrendiklerimin bedelini oraya bıraktıklarımla ödedim.
Evet, bazı parçalarımı kaybettim.
Ama kaybetmeden yeni parçalarını doğuramıyorsun.

Hayatın doğası bu:
Fırtına da gelecek, güneşin yumuşak sıcaklığı da.
Her deneyimde yeniden başlayacaksın.

Merak etme…
Sen rüzgara kafa tutmak ya da ondan kaçmak yerine, cesaretle ve zarafetle kapsama pratiğini geliştirdiğinde,
işte o an tüm filmin değiştiği yer oluyor.

Dalgaların dönüp dolaşıp kendini kıyıya bıraktığını,
yolun dışının olmadığını anlayacaksın.
İnsanlığımızın en naif yerinin, en güçlü yanımız olabileceğini göreceksin.

Ve işte o zaman, çiçeklerin kendi açılma hikayelerini duymaya başlayacaksın.
Baharda çiçeği açtıran güneş değil, onun tüm bir sezon boyunca yaşadıkları değil mi?

Açılmaya çalışmadan, yağmurun da güneşin de aynı olduğunu bilen çiçekleri çok derinden hissedeceksin.

Her şeyin senin doğana, yaşama açılmaktan başka bir şey yapmadığını…
Ve kırılmanın da insanlığımızın en doğal parçası olduğunu fark edeceksin.

Tıpkı her an dolan ve boşalan nefeslerimiz gibi.
Nefes doluyor; dolduğu için boşalıyor, boşaldığı için yeniden doluyor.

İlginizi çekebilir: Hayatın akışına direnirken: Kabullenmenin sessiz gücü

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale