Kimliklerimizi hatırlamak: Bugün neye inanmaktan vazgeçtin?

“İnsanoğlu işte…” diye diye işin içinden çıkma yollarını bulur olduk. Kulaklarımızı ve gözlerimizi kapamayı öğrendik her şeyden önce çoğu zaman… Her geçen gün, inandığımız şeyleri birer birer yitirir olduk. Yerlerine ne koyduk? Bazen bir şeyler aldı yerini… Olmadı eskisi gibi. Sonra ondan da vazgeçtik belki. Bu nefesi neden aldığını sordun defalarca kendine? Defalarca vazgeçtin tüm inandıklarından. Sonra yerlerine bir yenisini eklemeye çalıştın olmadı. Bu bir başarısızlık mı yoksa olması gereken miydi? Bilemedin hiçbir zaman… Bir şeyler gittikçe yenileriyle yer değiştirir oldun… Belki alışkanlıklarındı bu giden, belki davranış kalıplarındı, belki sadece yaşadığın yer, insanlar, düşünceler… Bir an geldi tıpkı “eskisini getir yenisini götür tüketim çılgınlığı gibi, vazgeçtik tüm inandıklarımızdan…” Bu çok çılgınca! Ve bir an daha geldi… Fark ettik… Sahi ne zaman bu kadar uzak kaldık kendimizden? Ne ara oldu tüm bu şeyler, nerede unuttuk kendimizi, ne zaman vazgeçtik inandıklarımızdan?

Kimliklerimizi hatırlamak: Bugün neye inanmaktan vazgeçtin?

Fark ettik mi hiç, belki de tükendik?

Bugün kaç kişiyi memnun etmek için çaba sarf ettin? Kaç kişi memnun olurken, kendini yine erteledin? Belki kendini ertelemek bile aklında yoktu, çünkü kendini hiç fark etmedin bile! Çünkü, O’nlar bir iyi/mutlu olsun’du… Belki şuan ve şu satırda fark ediyorsun bir “sen” var, duyulmayı bekleyen. Bekledikçe kimse duymayacak… Bugün kaç kişilik giydin üzerine, esas kişiliğini öteleyip? Yoksa bir süredir görmüyor musun kendi kimliğini, unuttun mu hatta?

Her şey bir anda olmuyor ama hiçbir şey de olduğu haliyle kalmıyor.

Sadece “fark edince” hiçbir şey asla eskisi gibi olmuyor bir daha.

Taze tutmak lazım inançlarımızı…

Hatırlamak lazım kimliğimizi…

Ve bir yerden başlamak lazım…

 

İlginizi çekebilir: Dünyadan önce zaman yoktu: Peki senin dünyanda zaman nasıl akıyor?

Şebnem Pınar
Yetişkin ve Çocuk Yogası Eğitmeni Bioenerji Uzmanı Meditasyon Uygulatıcısı Om Chanting Organizatörü Varoluş amacını sorgularken; kelimeleri var, yüreğinden yürüdüğü yollara dökülen; o kelimelerin birçoğu ... Devam