X

Kentli insan için dövüş sporları yapmanın yararları – I

Dövüş Sporları ile Uğraşmanın Yararları – 1

İnternette şöyle bir araştırırsanız, dövüş sporları öğrenmeniz için çeşitli nedenler sayan birçok liste ve yazıyla karşılaşabilirsiniz.

Performans ve fiziksel becerilerin gelişmesi, formda kalmak ve kendini savunmayı öğrenmek gibi bariz katkılarının haricinde en önemli maddeleri toplarsak; rakibinize saygı göstermek, özgüven, özsaygı ve otokontrol gibi kişisel gelişim öğelerinin kazanılması, hedef koyma/ona ulaşma ve yapıcı şekilde rekabet etme, sorun çözme becerileri, odaklanma, istikrar, disiplin, zihin-beden dengesinin korunmasını sayabiliriz.

Belki de bu sebeplerden dolayı günümüzde birçok beyaz yakalı çalışan ve yönetici bu sporlara yöneliyorlar.

Fakat ben size, kentli çalışan kadın ve erkeklerin dövüş sporları yapmalarının nedenlerinden oluşan bambaşka bir liste sunacağım;

1. Bundan böyle sizi sinirlendiren bir durumda soğukkanlılığınızı korumaya devam edebilirsiniz; çünkü artık şunu biliyorsunuz ki, en kötü senaryoda bile en büyük avantaja sahip olan taraf çok yüksek ihtimalle sizsiniz; Hatta belki de haksız rekabete sebep olacak kadarına! Derin bir nefes alın, dengesizi koruyun, gereksiz yere enerjinizi aşağı çekmeyin ve sinirlendiğiniz kişileri karma’ya havale edin.

Dövüş Sporları ile Uğraşmanın Yararları – 1

2. Şaka bir yana, işler o noktaya gelirse veya ciddi bir tehlike durumu söz konusu olursa, “fight or flight response” olarak adlandırılan içgüdüsel kavga et ya da kaç tepkisi halinde, o duruma en uygun olacak kararı alma ihtimaliniz daha yüksek. Daha da önemlisi, kararınız ne olursa olsun, onu desteklemek için elinizde çok daha fazla beceri olacağı kesin (kaçma durumunda kondisyonunuzdan bir şüpheniz olmasın; diğer seçenek için ise çok da bir şey söylemeye gerek yok sanırım).

3. Dövüşmeyi bilmeyen arkadaşlarınız filmlerde, animelerde, aksiyon sahnelerinde izleyip özendikleri karakterlerin yaptıklarına sadece seyirci kalmaya devam ederken; siz artık onlara taş çıkartabilirsiniz. (Bkz. ilk yazım)

Tabii o arkadaşlarınızı da “cosplay”e yönlendirebilirsiniz.

Dövüş Sporları ile Uğraşmanın Yararları – 1

4. Gündelik hayat, iş, trafik, koşturmaca derken biriken stresi atamayıp; bazen durduk yere birlikte çalıştığımız insanlara, ağırlaşan bilgisayara, yolda yanımızdan geçen yabancıya, bakkala, trafikte yandaki arabanın şoförüne, evde sevdiklerimize, pili biten kumandaya, televizyonda haberleri sunan spikere bağırmak, patlamak yerine tüm hıncınızı kum torbasından veya hocanın / çalışma partnerinizin tuttuğu darbe yastıklarından çıkartabilirsiniz.

Sizi temin ederim pamuk gibi bir insan olacaksınız. Tabii bilenleri için tehditkar bir pamuk…

5. Şöyle bir düşünün; son derece yoğun bir şehir hayatının yorucu döngüsünde yaşıyorsunuz. Sabahtan akşama (hatta geceye) kadar çalışıyorsunuz veya tüm ev ve aile hayatını çekip çeviriyorsunuz. Kendinize ayırdığınız zaman yok sayılır. Bedeniniz bitkin, ama en çok da kafanız…

Fakat tüm bunların arasında zaman ve olanak yaratıp, televizyon karşısında ayaklarınızı uzatıp kendinizi unutmak yerine; haftada birkaç kere kendinizi dövüş antrenmanına atıyorsunuz. Başlarda bu yoğunluğun arasında antrenmanlara gitmemek için çok nedeniniz var gibi görünebilir; ama devam ettikçe bağımlısı oluyorsunuz bu bol terli, talepkar, yoğun, meydan okuyucu fiziksel aktivitenin. Çıkışta bedeniniz gerçek anlamda yorgun ama zihniniz capcanlı ve rahatlamış… İşte kent yaşamı döngüsünü kırmanın yollarından bir tanesi!

Tabii siz bunun kazanımları içten içe hissederken, iş arkadaşlarınıza veya ev sakinlerine “savaş yaralarınızı” gösterip hava atma olanağını da kaçırmayın, bunu misliyle hakettiniz!

Dövüş Sporları ile Uğraşmanın Yararları – 1

Fotoğraf: Gözde Türkkan (Fight-Flight-Freeze Serisi)

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

 

Gözde Mimiko Türkkan: Gözde Mimiko Türkkan, fotoğraf, sanatçı kitabı, video gibi çeşitli medyumları kullanarak toplumsal olarak inşa edilmiş kimlikler ve cinsiyet rolleri üzerine çalışmalar üretir. Eserleri, 2010’da Londra’da Central Saint Martins’de güzel sanatlar bölümünde yüksek lisansını tamamladığından beri yurtiçi ve yurtdışında çalışmaları sergilenmektedir. Öte yandan 15 yıl kadar önce başladığı dövüş sporlarına olan ilgisini ve deneyimini paylaşmak için Muay Thai ve CrossFit temelli dersler verdi. Ayrıca İstanbul’un ilk amatör koşu gruplarından olan İstanbul Koşu Kuvvetleri’nin ve Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği BoMoVu’nun kurucularından. Muay Thai haricinde partneriyle beraber hayatlarında düzenli yer edinmiş snowboard, dalga sörfü, CrossFit, koşu ve yoga gibi sporlar ve bedensel aktivitelerini @sync.riders hesabından paylaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale