X

Kendinizi ve Çevrenizdekileri Affetme Yolları

Kendinizi ve Çevrenizdekileri Affetme Yolları

Acı, öfke, nefret, suçluluk… Tüm bu duygular, geçmişte kendi yaptığımız ya da bize yapılan hataları anımsadığımızda hissettiklerimiz sonucunda oluşur. Hayatımıza sağlıklı bir şekilde devam edebilmemiz ve bu olumsuz duygulardan sıyrılabilmemiz ise, geçmişimizde yaşadıklarımıza bakıp kendimizi affetmemizle mümkündür.

Bazıları ‘affet ve unut’ felsefesini benimserken, bazı bireyler ‘affet ancak asla unutma’ sistemiyle hareket ederler. Hangi yolu seçtiğinize bağlı olmaksızın, affetmek öncelikli adımınız olmalıdır.

Affetmek söz konusu olduğunda, kendimize diğer insanlara davrandığımızdan çok daha acımazsızca davranırız. Eğer geçmişte bir hata yaptıysanız, kendinizi affederek üzerinizdeki ağırlıktan bir an önce kurtulmalısınız. Herkesin gurur duyduğu başarılı zamanları olmuştur. Hata yaptığınız zamanlarda da yapabileceğinizin en iyisini yapmayı denediğinizi, ancak olumsuz sonuçlarla her zaman karşılaşabileceğinizi aklınızdan çıkarmamalısınız.

‘Kendimi nasıl affedebilirim?’

Öncelikle üzerinde çalışmak istediğiniz konuyu belirleyin. Bu konu başarısız bir ilişkiniz, ailenizde yaşadığınız bir takım problemler ya da kariyeriniz boyunca yaşadığınız herhangi bir başarısızlık olabilir.

Daha sonra, yaptığınız hatanın kimleri etkilemiş olabileceğini düşünün ve bu kişilerin bir listesini oluşturmayı deneyin. Bu aşama, kendinizi affederken izleyeceğiniz adımların en zoru olabilir çünkü üzerinizde stres yaratan anılarınızın bir kısmını silmiş olabilirsiniz. Zarar görmüş olabileceğini düşündüğünüz insanların listesini yaparken dürüst olmaya ve bu iş için yeterince zaman ayırdığınızdan emin olmaya dikkat etmelisiniz.

Kişi listenizi tamamladıktan sonra, listenizdeki her birey üzerinde sistematik olarak düşünün. Yaşanan durumu yaşadığınız kurgu içinde analiz ederek bu insanları kırdığınız için kendinizi affetmeye çalışın. Hatta saçma gibi görünebilir ancak kendi kendinize sesli olarak kendinizi affettiğiniz söyleyin ve derin bir nefes alın. Bu uygulamayı tamamladığınızda rahtaladığınızı ve zihninizin hafiflediğini hissedeceksiniz.

Kendinizi affettikten sonra izlemeniz gereken en önemli adım, kırdığınızı düşündüğünüz insanlardan da özür dileyebilmektir. Bu noktada en etkili yöntem, tahmin edebileceğiniz gibi o kişiyle yüz yüze gelip açıkça kendisinden özür dilemektir. Durumun ciddiyetine bağlı olarak başka birinden sizi affetmesini beklemek, kendinizi affetmeniz kadar kolay olmayabilir. Fakat bunu yapmadığınız sürece tam anlamıyla rahatlamanız ve hafiflemeniz mümkün değildir.

Eğer özür dilemek istediğiniz kişiyle karşı karşıya gelerek özür dilemeye cesaret edemiyorsanız, mektup ya da e-mail yoluyla özrünüzü kendisine iletebilirsiniz.

‘Bana zarar veren insanları nası affedebilirim?’

Eğer geçmişte birisi tarafından zarar gördüyseniz, bu zararın etkilerini sürdürmek ya da size daha fazla zarar vermesini engellemek sizin elinizdedir. Hem karşınızdaki insanı hem de kendinizi rahatlatmanın en kolay ve kısa yolu, bu kişiyi affedebilmekten geçer.

Sizi bu güne kadar üzmüş olan ve yaptıklarının etkisi hala hayata olan bakış açınızı etkileyen insanların listesini yaparak işe başlayabilirsiniz. Listeniz muhtemelen az kişiyle başlayacak ve yaşadığınız olayları hatırladıkça daha fazla kişi listenize eklenecektir.

Zihnimiz akıl sağlığımızın korunması için, kötü olan anılarımızı bastırma eğilimindedir. Bu nedenle yaşadığınız kötü anılarınızı hatırlamakta zorlanmanız doğaldır.

Size zarar veren insanları affedebilmeniz için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz;

Gözlerinizi kapatın ve affetmeye çalıştığınız kişiyi gözünüzün önüne getirin.

Hayalinizde beliren bu kişiye içinizden o an nasıl hissettiğinizi, şu an neler hissettiğinizi ve yaşanan olayın hayatınızı nasıl etklediğini söyleyin.

Kendi görüşlerinizi ve duygularınızı karşınızdaki kişiye aktardıktan sonra, onun bu durumu nasıl algılayabileceğini düşünmeye çalışın. Ne tepki vereceklerini izleyin ve sizi gerçekten anlayıp anlamadıklarını kontrol edin.

Gerçekten pişman olduklarını anladığınız an, o kişiye sarılın ve onu affettiğinizi söyleyin. Bu durum karşınızdaki kişi için beklenmedik bir şeydir ve düşündüğünüzden çok daha büyük bir etki yaratacaktır. Geçmişinizde yaşanan kötü anıları geride bırakın ve gelecekte yapabileceklerinizden bahsedin.

Bu süreçleri gerçekleştirdikten sonra insanlarla olan iletişiminizin de olumlu yönde ilerlediğini göreceksiniz.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale