Kendini sevme ihtiyacı: Bencillik veya narsisizm değil, en doğal ihtiyaç

Kendini sevmenin önemini sık sık dile getiren bir psikolog olarak hala bazı insanların kendini sevmeyi yanlış bir şekilde algıladıklarını gördüğüm için bu yazıyı kaleme almak istedim. Kendini sevme konseptini yanlış anlayan bu insanlar, kendini sevmeyi bencillikle ya da narsisizmle karıştırıyorlar. Oysa biz psikologlar kendini sevmekten bahsettiğimizde egomuzu şişirmekten, varlığımızı dünyanın yedi harikasından biri gibi görmekten bahsetmiyoruz.

Kendini sevmek ne bencilliktir ne de kendini beğenmişlik. Kendini sevmeyen, kendi varlığına tahammül edemeyen, kendinle sürekli bir kavga içinde olan, zihninin içinden kendine durmadan kötü laflar eden, kendini beğenmeyen, iç dünyasında barış olmayan birinin mutlu olduğunu söyleyebilir miyiz?

Bu tip bir insan kendini sevmediği için davranışlarıyla kendini sabote ediyor olabilir, enerjisinin büyük bir bölümünü kendine karşı gelmek için kullandığından gün içinde enerji seviyesinde düşüklük yaşayabilir. Kişilerin kendilerini sevmeye başlama yolculuklarında onları motive etmek için “kendini sevmeyen başkasını sevemez” klişesine girmemize gerek yok. Evet, tabii ki kendini sevmeyen gerçek anlamda bir başkasını sevemez ama kişi ilk önce kendini sırf kendisi için, kendi mutluluğu ve sağlığı için sevmelidir.

Kendimizi sevmiyor oluşumuzun temelleri çocukluk yıllarımızda atılır. Çocukken etrafındaki otorite figürlerinden, varlığında bir sorun varmış imalarıyla yetiştirilen çocuk, büyüdüğünde kendini sağlıklı bir şekilde sevmeyen bir yetişkine dönüşebilir. Bir çocuk hayal edin, bu çocuğa annesi ya da babası tarafından sürekli hakaretler ediliyor olsun. Ya da ailenin çocuğa verdiği sevgi, çocuğun derslerinde başarılı olması gibi bir takım koşullara bağlı olsun. Çocuk ne yaparsa yapsın, ailesi çocuktan yana mutlu olmasın. Bu çocuk ailesinden kendi hakkında duyduğu negatif sözleri içselleştirerek büyümeye başlar. Artık ailesinin kendi varlığına yönelik negatif sözleri çocuğun iç sesi olmuştur. Bir hata yaptığında kendisini anne ya da babasının sözleriyle aşağılar. O artık kendi kendinin en acımasız eleştirmenidir.

Amerikalı psikoterapist Dr. Ross Rosenberg tarafından ortaya konmuş bir terim olan “Öz Sevgi Eksikliği Bozukluğunda” (Self-Love Deficit Disorder, kısaca SLDD) çocuk, kendine sadece belli durumlarda sevgi veren narsist bir ebeveyn tarafından yetiştirildiğinde bir travma yaşar. Bu sevgisiz ortam çocukta temel bir utanç duygusuna yol açar. Çocuk büyüdüğünde hayatı boyunca bu travmayı bastırmaya çalışır ve kendisini değersiz hisseder (Ackerman, 2019).

Dr. Rosenberg bu durumu açıklamak için “Öz Sevgi Eksikliği Bozukluğu Piramidi” oluşturmuştur. Yine Dr. Rosenberg tarafından oluşturulan “Öz Sevgi Bolluğu Piramidinde” ise çocuk kendisine koşulsuz sevgi veren ve koşulsuz kabul gösteren bir ebeveyn tarafından yetiştirilir. Bu ortam çocuğun büyüdüğünde pozitif ilişkiler ve deneyimler edinmesi için bir zemin oluşturur. Bu sağlıklı bağlanma şekli çocukta utanç hissi yerine sağlıklı bir öz sevgiye yol açar, çocuk bir hata yaptığında bile sevilmeye layık olduğunu hisseder.

Siz çocukken kimsenin varlığınızı aşağılamaya, size hakaret etmeye ve size koşullara bağlı bir sevgi vermeye hakkı yoktu. Ama sizin kendinizi sevmeye hakkınız var. Kendini sevmeyen kişi, bu konular üzerinde çalışan bir psikoloğun da desteğiyle kendini sevmeyi öğrenebilir. Eğer kendinizi sevmiyorsanız kendinizi sevmeye bir an önce başlamanız dileklerimle. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için [email protected] adresine yazabilirsiniz. Hayatı güzelleştirmeyle ilgili psikoloji egzersizlerini ise @ranakutvan Instagram hesabımdan paylaşıyorum.

Kaynaklar:
Ackerman, C. E. 2019. What is Self-Compassion and What is Self-Love? https://positivepsychology.com/self-compassion-self-love/

İlginizi çekebilir: Mutsuzluğu hak etmediğinize inanın: Kendini affetmek ve kabul etmek

Psikolog Rana Kutvan Psikolog
İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir ... Devam