X

Kendine zaman ayır: Bazen sıçrayabilmek için önce geri çekilmek gerekir

Hepimizin hayatında bazen öyle zamanlar olur ki bazen sanki her şey üst üste gelmeye başlar. Sakin giden hayatınızda bir bakarsınız ki tahammül sınırlarınız çok daralmış. Her şey size batmaya başlar. Sanki her şey size karşıymış gibi hissedersiniz. Bazen farkına bile varmayız ve kendimizi sürekli açıklama yapmaya, anlatmaya çalışırken buluruz. Ve ardından inanılmaz bir yorgunluk, bitkinlik, tükenmişlik ve yalnız kalma isteği doğar. İşte böyle zamanlarda aslında ruhen ve fiziken tüm hücreleriniz “Beni dinlendir!” diye bağırıyordur. Arada bir es vermek gerekir hayata.

Düşünsenize hep bir koşturmaca içindeyiz. Sürekli bir şeyleri yetiştirme, yettirme gayreti içindeyiz. Hayat bazen öyle bir rutine giriyor ki bazen günlük yaptığımız şeyleri otomatik olarak yapıp kayıtsız kalıyoruz. Kendi irademizle hareket ediyoruz diyoruz fakat bir şekilde sistemin izin verdiği ölçüde hareket edip sorumluluklarımızın kölesi haline geliyoruz.

Üstelik hepimiz hayatın zorlu koşullarına karşı adeta birer savaşçı edasıyla ayakta kalmaya çalışarak yapıyoruz tüm bunları. Ülke olarak ekonomik anlamda hiç de iyiye gitmiyorken, çocuklarımız adına gelecek kaygısıyla boğuşurken, standartlarımızın her geçen gün düşüyor olduğu gerçeği ile yüz yüze gelirken mental olarak akıl sağlığımızı korumak için kendimize zaman ayırmalıyız.

Okuyoruz, çalışıyoruz, çocuklarımızın sorumluluklarıyla ilgileniyoruz. Ama gerçekten en son ne zaman sadece sizin istediğiniz bir şeyi yaptınız diye sorsam? Birçok kişinin bir anda donup düşünmeye başlayacağına eminim. Evet, başka alternatif yaşam şeklimiz yok bildiğimiz kadarıyla. Fakat en azından böyle yorulduğumuz zamanlarda ben çareyi kendime zaman ayırmakta buluyorum. Şu an en sevdiğim şeyi yapıyorum mesela. Kahvem ve müziğimle beraber sahilde düşüncelerimi kelimelere döküyorum.

Kendimize zaman ayırmak belki var olan sorunlarımızı ortadan kaldırmayacaktır. Belki her şey daha da kötüye gidebilir. Fakat bir şeylerin farkındaysanız en azından biraz nefes alarak tahammül sınırlarınızın genişlemesini sağlayabilirsiniz. Daha sağlıklı düşünerek hareket edip, nerelerde yanlış kararlar aldığınızı, nerelerde fevri davrandığınızı tespit edip geleceğe daha sağlam ve doğru adımlar atmaya başlayabilirsiniz. Ayrıca her şey üstümüze üstümüze geliyorsa belki de biz ters yöndeyizdir, kim bilir? Böyle zamanlarda durup düşünmek, derin derin nefes almak, biraz dinlenmek belki de kendinize yapabileceğiniz en büyük iyilik olur çünkü bazen sıçrayabilmek için önce biraz geri gitmek gerekir.

Biraz rahatlamak için sevdiğiniz her ne varsa onu yapmak için haftada en azından 1-2 saat kendinize zaman ayırabilirsiniz. Nefes aldığımız sürece sorunlarımız her zaman var olacak çünkü ne biz kusursuzuz ne de hayat! Fakat her şeyin farkında olmak ve bunun için kendine acımadan, kurban psikolojisine girmeden çareler bulmaya çalışmak, planlar oluşturmak ve yavaş yavaş uygulamaya koymak hayatımızı bir düzene sokar. Sakin kalabilmek mental olarak daha sağlıklı düşünmemizi sağlar ve yaşam enerjimizin yükselmesini sağlar.

Bir arkadaşım bana “Sen kendini ne kadar çok seviyorsun yaaa!” demişti. Bence kendimizi sevmek ve işe kendimizden başlamak elimizdeki en değerli anahtar… Çünkü biz değişirsek gerçekten dünya değişir! Kendimiz için yapacağımız her bir güzellik etrafımıza da o şekilde yansır ve bulaşır. Pozitif enerji bulaşıcıdır ve her şeyden daha önemlisi iyileştiricidir. Bu sebeple ilk önce kendi kendimizin doktoru olmalıyız.

Hem bir açıdan baktığınızda da her şey gelip geçiyor. Çok da takılmamak gerek. Hayat kısa ve akıyor, kuşlar uçuyor, su yolunu buluyor. Güzel bir sonbahar sabahı rengarenk yaprakların esintisi, güneşin sıcacık aydınlığı vurduğunda yüzünüze, sadece küçücük bir umudun yüreğinizde yeşermesine izin verin.

Kendinizle baş başa kaldığınız güzel saatler dilerim…

Sevgiler…

İlginizi çekebilir: Yalnız değiliz hiçbirimiz: Geçmişten taşıdığımız paslı zinciri kırabiliriz

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale