X

Kelimelerin gücü: Kullandığınız her kelime hayatınızı yaratır

Birçoğumuz için kelimeler sadece geçici bir andır. Duygularımızı ve düşüncelerimizi kelimelere dönüştürürken onları nasıl seslendirdiğimize odaklanmayız. “Bu iş başıma iş açacak” demek ile “Her yaptığım işin sonucunda en güzel başarılar beni bulur” ifadeleri arasında sadece birkaç kelimelik fark varmış gibi düşünebiliriz. Fakat ben bugün bu yazımda sizlerle birlikte sözlerimize, hayatta seslendirdiğimiz her mesaja biraz daha yakından bakalım istiyorum.

Şöyle bir kendimizi uzaktan izleyelim, kaç kez tekrarlamaktayız şu örnek cümleleri? “Bela yine geldi beni buldu!” Bir örnek daha düşünelim: “Bu adamın bu hareketleri beni hasta ediyor!” Bir örnek daha verelim hemen: “Bu çalışma temposu beni öldürecek!” Başka bir örnek daha: “Her zamanki gibi yine suçlu benim, ben hiçbir şeyi doğru düzgün tamamlayamıyorum!”

Peki şimdi şunu düşünelim: Bir güç tüm bu kelimeleri ve seslendirdiğimiz mesajları izliyor, doğru veya yanlış ayırt etmeksizin ne diyorsak onu gerçekleştirmek için harekete geçiyorsa sonuçta bu ne olurdu? “Bu adam beni hasta ediyor!” diye söylendiğimizde hayatımıza o “hasta olma” halini davet etmekteyiz. Diğer bir ifadeyle “Evet, ben hasta olmaya gönüllüyüm” diyoruz. Bunu izleyen güç, hasta veya sağlıklı arasında ayrım yapmadan hayatımızda tam olarak seslendirdiğimiz mesajı gerçekleştirmek üzere harekete geçti bile!

İşte bizler hiç farkında olmadan gün boyunca gerek kendi kendimize, gerekse başkalarına karşı birçok farklı düşünce oluşturmaktayız. Bu düşüncelerimizi ifade ettiğimizde, yani sesli mesajlarla evrene ilettiğimizde ve sonunda gerçekten karşımıza çıktığında ise şaşırmaktayız. Oysa ki dönüp ne söylediğimize bakmak, en baştan o güne kadar ağzımızdan neyin çıktığına, hangi mesajı tekrar tekrar sesli olarak ilettiğimize baksak, tüm bu akışta karşımıza çıkanları anlamlandırmak çok daha kolay olacaktır.

Bunu detaylarıyla anlayabilmek için sevgili Jose Silva ve Philip Miele’nin Zihin Kontrolü Da Silva Metodu isimli eserinden şu bölümü inceleyelim:

“(…) Sözcükler, ‘yalnızca’ sözcükler, tükürük bezlerinizi harekete geçirmeye yetti. Üstelik bu sözcükler gerçekte var olmayan, yalnızca sizin hayal ettiğiniz bir şeydi. Limonla ilgili sözcükleri okurken bunu gerçekten yapmıyor olmanıza rağmen beyninize elinizde bir limon olduğunu söylüyordunuz. Ve beyniniz bunu ciddiye alarak tükürük bezlerinize döndü ve, “Limonu ısırıyor. Ağzı hemen yıka,” dedi. Tabii tükürük bezleriniz de bu emre uydu.

Çoğumuz kullandığımız sözcüklerin anlamlar ifade ettiğini ve bu anlamların iyi veya kötü, doğru veya yanlış, güçlü veya güçsüz olabileceklerini düşünürüz. Bu doğru ama eksik bir bilgidir. Çünkü sözcükler gerçekliği ifade etmekle kalmaz, tükürük bezlerinin çalışmasında olduğu gibi gerçekliği yaratırlar da.

Beyin niyetlerimizi zekice yorumlamaz. Beyin sadece bilgiyi alıp depolayan bir organ da değildir; aynı zamanda bedenimizin idaresi de ondadır. Beyninize, ‘Şimdi bir limon yiyorum,’ o hemen işe koyulur.

(…) ‘Nasılsın?’
‘Eh… halimden şikayetçi değilim,’ ya da ‘Şikayet etmenin anlamı yok,’ ya da ‘Fena değilim işte.’
Peki beyin bu iç karartıcı ifadelere nasıl tepki veriyor?
Bulaşıkları yıkamak size ‘ölüm mü geliyor?’ Muhasebe işleri ‘tam bir karın ağrısı mı?’ Şu havalar sizi ‘hasta mı ediyor?’ Bence doktorlar kazançlarının büyük bir bölümünü bu sözcüklere borçludur. Hatırlayın, beyin niyetlerinizi zekice yorumlamaz. ‘Adam karın ağrısı istiyor demek ki. Tamam, hemen bir karın ağrısı geliyor,’ der.’’

İşte kelimelerimiz hayatımızın akışında bu derece güçlü sonuçlara neden olmaktadır. Bu yazımda bana eşlik ediyorsanız bugün kullandığınız her ifadeye, aklınızdan geçen her düşünceye ve ağzınızdan çıkan her söze tek tek dikkat etmenizi dilerim.
Çünkü kelimeler görünmez değildir, kelimelerimiz hayatımızı yaratır!

İlginizi çekebilir: Zihin kontrolüyle akışı değiştirmek mümkün mü?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale