X

Kariyerinizi baştan yazın: “Üst Limit Probleminizi” fark ederek kendi önünüzden çekilmeniz mümkün!

Hepimiz yaşamışızdır; hayatımızda bir süre her şey iyi veya yolunda gittiğinde ani düşünceler ordusu beynimizi kaplar. Genel olarak farkında olmadan iyi giden her şeye ‘’negatif’’ bir düşünce üretiriz. Örneğin; aşk ilişkimiz çok iyi gider ve birden sevgilimizin sadakati konusunda şüphe ederiz veya çok iyi bir iş teklifi alırız ve hemen ertesinde bir hastalık veya kaza bizi bekliyor diye düşünürüz. Şimdi kariyerimizi bir gözden geçirelim, kaç kez başarımızı tam olarak başarı ve iyi olma anı olarak kutlayabildik ve kaç kez yaptığımız zor ve uğraş isteyen işlerin ertesinde yine aynı huzur ile yolumuza devam edebildik?

Kariyerinizde başarıya ve huzura Üst Limit Problemi’ni yok ederek ulaşabilirsiniz.

İşte bu yaşadığımız sürecin psikoloji ve kişisel gelişim alanında bilimsel bir ismi var ‘’Üst Limit Problemi’’  (İngilizce terim ile Upper Limit Problem – ULP). Üst Limit Problemi aslında tam olarak kendi kendini sabote etme ve yapabileceklerimize kendimize has bir ‘’üst sınır’’ belirleme problemidir. Üst Sınır Problemi konusunda tüm dünyaya katkı sağlamış ilk kişi olan Gay Hendrick daha Stanford Üniversitesi’ndeyken yaptığı doktora çalışmalarında fark ettiği bu kavramı ‘’Kendi Önünüzden Çekilin (The Big Leap)’’ adlı ünlü eserinde şöyle anlatıyor:

‘Haddini bil! Sınırını aşma! Bu uyarıyı çocukluğumuzdan itibaren duymaya başlarız. Hep sınırların içinde kalmaya, hizaya gelmeye zorlanırken aslında gönlümüzün çektiği gibi, dolu dolu yaşamaktan; hayatın her alanında sıra dışı başarılar, mutluluklar, hazlar tatma olanağından da kendimizi mahrum ederiz.’ Bilerek veya bilmeyerek herkes kendine bir üst sınır belirler. Yapabileceğim budur üst sınırı.

Gay Hendricks- Kendi Önünüzden Çekilin

Kariyerimiz, aslında uğraştığımız alandan bağımsız olarak, ister bir şarkıcı olalım, ister bir mühendis veya işletmeci, tüm hayatımızın ana öğelerinden birini oluşturur. Kariyer, daha detaylı düşündüğümüzde, sadece günlerimizi değil yıllarımızı harcadığımız bir birikimdir aslında. Bu yüzden, özellikle Üst Limit Problemi’nde, yani kendimize çizdiğimiz başarı, ulaşılabilirlik, bulunduğu pozisyonu hak etme, emeğinin değerini bilme, bolluk ve bereket gibi konular hiç farkında olmadan kendimizi en çok sınırlandırdığımız yerlerdir.

İlgili yazı: Kariyerinizde yolculuğunda hedefsiz değilsiniz hedef “SİZSİNİZ”

Örnek vermek gerekirse; bir terfi aldıktan sonra hak etmediğimizi düşünür ve başarısız olabiliriz, eşimiz tarafından destek görmediğimiz bir kariyer alanındaysak kazancımızın da aynı oranda ‘’takdire layık olmayacak seviyede’’ olacağı inancına kapılır bize akacak bereketin önüne geçeriz veya sürekli emeğimizin karşılığını alamayacağımız inancı ile gerçekten kıymetimizi bilmeyen firma veya yöneticiler ile karşılaşırız. Fakat Gay Hendrick’in şu sihirli formül ile açıkladığı gibi ‘’potansiyelimizi sonuna kadar değerlendirmek, kendimizin çok daha iyi bir versiyonu olmak, sadece gerçekten de KENDİ ÖNÜMÜZDEN ÇEKİLMEK ile mümkün’’.

Siz de kariyerinizde yepyeni bir güç kazanmak, kendi sınırlarınızı yıkmak ve hak ettiğiniz başarıya kavuşmak istiyorsanız, tavsiyem şimdi kendi önünüzden çekilin ve Üst Limit’lerinize daha yakından bakın.

Gelişiminizin daim olması dileklerimle…

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale