X

Karar verirken neden zorlanırız? Kararsız kalmak mı daha kötü, pişman olmak mı?

Hayatımızın her anında, gün içinde pek çok durumda irili ufaklı pek çok karar almamız gerekir… “Farklı bir işe geçeyim mi?”, “Ev değiştireyim mi?”, “İlişkimi bitireyim mi?”, “Oraya gitmeli miyim?”…

Karar alırken bizi en çok zorlayan şey pişman olma kaygısıdır… “Diğer yoldan gitseydim ne yaşayacaktım?”, “Kabul etse miydim?”, “Öteki seçeneği seçseydim ne olacaktı?”…

Karar alırken bizi en çok zorlayan şey pişman olma kaygısıdır…

Bu soruların zihinde canlanmasıyla karar vermek iyice zorlaşır. Evet doğru, her tercih bir kaybediştir. Ancak hiçbir zaman diğerinin seçilmesi halinde ne olacağını bilemeyiz. Dolayısıyla seçiminizin sorumluluğunu almanız ve size o an doğru gelenin aldığınız karar olduğunu unutmamanız gerekir.

Karar vermekle ilgili bir diğer önemli konu ise alınan bir kararın daha sonra değerlendirilmesinin doğru olmayacağıdır. Her karar içinde bulunulan anda doğru olarak değerlendirilebilir. Bir karar alındıktan sonra, “keşke o kararı almasaydım” demek insanın kendisini haksız yere suçlamasıdır. Kimse kendi için kötü bir karar almış olmayı tercih etmez. Dolayısıyla zamanında bir karar alınmış ise bu, o zaman içinde kişiye en doğru geldiği için alınmıştır.

Her karar içinde bulunulan anda doğru olarak değerlendirilebilir.

Karar verirken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, karar alınmasının altındaki ihtiyaçtır. Karar vermeye sebep olan asıl ihtiyaç gözden kaçırılmamalıdır. Asıl ihtiyaç derken neyden söz ediyorum biraz açayım… Genelde bir kararı alırken sadece “öyle istediğimiz için” harekete geçmeyiz. Bu, işin görünen yüzüdür. İşin aslı biraz daha derindedir. Şöyle ki; bazen güvende hissetme ihtiyacıyla hızlı karar alınabilir, sevilme ihtiyacıyla çok da doyurucu olmayan bir ilişkiye başlanabilir veya bir ilişki sürdürülebilir, onaylanma ihtiyacıyla aslında kişiye çok da uygun olmayan davranışlarda bulunulabilir.

Gerçek ihtiyaç bilinir ve onu doyurmak için doğru adımlar atılırsa, yanlış bir karar alma riski o kadar azalmış olur. Kararlarınızın altındaki sebeplere göz atmanız ve kararlarınızın sorumluluğunu almanız dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Mutlu hissetmek için aklınızdan çıkarmamanız gereken temel noktalar

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale