Karantina döneminde en çok ihtiyacımız olan şey: Umut

Zor günlerden geçtiğimiz şu günlerde insan normalde sahip olduğu basit şeylerin aslında ne kadar da basit olmadığını, nasıl da güzel nimetlere sahip olduğumuzu daha çok anlıyor. Hava gibi, nefes almak gibi, dışarıya özgürce çıkabilmenin rahatlığını hissetmek gibi…

Hepimiz her zaman aynı hataya düşüyoruz. Sahip olduğumuz bunca güzellik varken bizler ancak kaybettiğimiz zaman değerini anlıyoruz. Tüm dünyanın zor zamanlardan geçtiği corona virüs zamanlarını yaşıyoruz, fakat inanıyorum ki büyük bir sınavın üstesinden yine birlikte geleceğiz.

Sadece panik olmadan gerekli önlemlerimizi alıp, olması gereken ne varsa duyarlı olup, gerekenleri uygulayarak psikolojimizi sağlam tutmaya ihtiyacımız var ve olabildiğince psikolojik olarak birbirimize destek vermemiz gerekiyor. Elbette bu günler de geçecek…

Parklarda, bahçelerde, çimenlerde yine çoluğumuz çocuğumuzla özgürce, rahat rahat koşup eğleneceğimiz günler gelecek.
Arkadaşlarımızla, ailemizle, sevdiklerimizle kafelerde, barlarda, konserlerde bir araya gelip eğleneceğimiz, sinemaya, tiyatroya gideceğimiz günler gelecek.

Şu anda ailemizle, sevdiklerimizle bir arada evimizde olup olabildiğince birlikte olmanın güzelliğine odaklanmalıyız. Hala sahip olduğumuz bunca güzellik varken sadece sahip olduklarımızın kıymetini bilip, iyiye, güzele odaklanmalıyız. Her zaman söylediğim gibi her şeyin başımıza gelme ihtimali varken ve bu çok normal bir durumken her şeyi olduğu gibi kabullenip, elimizden gelen önlemi alıp, sadece bazı şeyleri zamana bırakmalıyız.

Evet, son gelen haberlerle durum daha da korkutucu görünebiliyor. Ama hep böyle değil midir zaten? Her şeyin bir zirve noktası muhakkak vardır. Sonrasında ise ivme bir yerlerde aşağıya inmek zorundadır. Doğanın kanunu budur. Bu sebeple umudumuzu kaybetmeden, panik olmadan, elimizden geldiğince tüm önlemlerimizi alıp, psikolojimizi pozitif tutmaya önem vermeliyiz.

Hala bir şeylere geç kalmış değiliz…
Hala sevdiklerimizle evimizde bir aradayız…
Çok şükür aç değiliz, açıkta değiliz…

Her zaman söylediğim gibi şükretmek kadar insanı güçlü, sağlam ve güzel hissettiren bir duygu yok…
İnanıyorum ve sen de inanmalısın ki tüm zorlukların üstesinden duyarlı olarak, empati kurarak, birbirimize destek olarak yine birlikte geleceğiz.
Umudunu kaybetme dünya!
Hayat hala var ve yaşanmaya değer!
Kuşlar hala uçuyor ve gökyüzü mavi…
Su hala var ve kana kana içebiliyoruz…
İzole de olsak hala nefes alabiliyoruz…
Nefes almanın ne muhteşem bir şey olduğunu bir kez daha hissetmeli ve şükretmeliyiz…

Umudunu kaybetme dünya.
Elbette geçecek bu zor günler.
İnan.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Mutlu olma sanatı: Farkında ol, sabret, emek ver ve şükret! 

Gamze Okutan
15 Aralık 1986 Beykoz doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun oldu. 18 yaşında kendi ayakları üstünde durma heyecanına kapılıp ... Devam