X

Karanlıktan öğrenecekleriniz var: Aydınlığa giden yol içinizdeki karanlıktan geçiyor

Karanlık tarafın, gölge tarafın; şimdiye kadar bakmadıkların…
Öyle temizlik yaparken, koltuğun altında kalmış viledayı uzatmaktan imtina ettiğin yerler.

İdeal insan, olman gereken diye öğrendiğinin dışında kalanlar hani, gülün güzel rengi ve taç yapraklarından bahsedip kokusundan büyülenirken, dikeninden hiç söz etmediğin, görmezden geldiğin yerler.
O kadar doğalın, o kadar sana ait ki!
Ama karanlık tarafın deyince, o bilinmezi korkuyla harmanlayıp çağrıştıran kelimeleri kullanınca, doğal bir direnç gelişiyor içinden.
Oysa yok bir şey, gül dikeninden utanır mı?
Yılan zehrinden korkar mı?
Ama bizler, o insan dediğimiz ırk yani; ayrıştırıp ayıklayan aklımızla görmezden gelerek yok sayıyoruz dikenlerimizi. Bakmıyoruz o dikenler bizde neden var ve ne işe yarıyor.
Karanlıkta kalmış hallerimizin bize ne gibi faydaları, kazançları olmuş ve oluyor hala belki de…
Hiçbir şey boşuna değil ya, o gölgedeki gulyabaniler de boşuna değil!
Ama ders gibi, cezalandırılmaya gelmişiz, hatalarımızı düzeltmeye gelmişiz dünyaya diye kaydedip algılayınca yaşamı, onların da yararımıza olduğu gerçeğini kaçırıveriyoruz. Kabul etmiyor, kabulsüzlüğümüzü kanıtlamak için de görmezden geliyor, hatta göz göze gelmekten korkuyoruz.

Kendi gölgemize bakmak istemediğimizden, başkalarınınkini görüp “öyle olmamak” adına da, doğal “negatif” diye adlandırılan davranışlarımızı gizliyor, onları da gölgelerin arasına sığıştırıyoruz.
Ve doğallık, insanlık bizden uzak bir kavram olup çıkıyor.

Oysa karanlıktadır insanın bilgisi, hazinesi. O girmek istemediğin korkular şatosunun dibindedir ödülü.

Yaşam bize sınav değildir. Yaşam bize öğretidir, hele ki yaşam; şu anda varolan herkes ve her şey için bir elçiliktir.
Elçi, karanlıkta ve aydınlıkta kendi gücünü tanımaz ise, sözü gerçekliğe erişmez!
Kendini okumalı insan, sayfa sayfa, kelime kelime…
Her hücresinin anlatacağı bir destan var! O karanlık mağaralardan çıkacak hazinelerin sihirli hikayeleri, kendi kulağımıza ve yeryüzündekilerinin kulaklarına fısıldayacağı sırlar var. Dinle!
Tin var!

Her şeye rağmen, kıskançlığına, kendine acımana, isyankarlığına, öldürme isteğine, saldırganlığına, intikamcılığına, hırsızlığına rağmen bu dünyada, bu yaşam masalında yerini almış olansın. Elindeki her şey senin kendin ve diğerleri için bir araç. Bunları kullanmayı öğren, bunları “hayra” döndürmeyi, hizmet etmeyi öğren.
Öğrenmez, yok sayar isen, o araçlar kendi varlıklarını sana göstermek için kontrolsüz çıkacaklardır ortaya, hem de hiç beklemediğin anlarda. Bastıramazsın, yok edemezsin. Ama görüp ehlileştirebilir, tasmalayabilirsin.
Ve bunu ancak görerek yapabilirsin, kaçarak değil!
Yaşam korkaklar için değil, cesareti yüreklerinde alev alev taşıyanlara cennet olur.
“Rağmen” yaşayanlara destan olur.

Karanlığın kaçacağın yer değil, kucağına koşacağın yerdir.
Kabul orada lazım…
Teslimiyet, karanlığının da varlığını kabul ederken lazım.
Kendini salmak, bırakıp beklemek, kör kadercilik değildir teslimiyet. Gördüğüne açık yüreklilikle kabul vermektir.
Teslim ol karanlığına.
Onun sana öğretecekleri, fısıldayacakları var.

Hani korkuyorsun ya, sandığından başka biri çıkmaktan, o kimsenin beğenmeyeceği olmaktan… Zaten öyle. Sen görmek istemediğinde sadece kendini kandırırsın, ama kral hep çıplak!
Ayrıştırma; bütünün aydınlık olmadığı gibi, bütünün karanlık da değil.
Yaşam ikisinin arasında hepsini kapsayandır.
Bir ol!
Önce karanlığın ve aydınlığınla.
Karanlığını bilmeden, ışığa gidemezsin!
Kendininkini bilmeden başkasınınkini göremezsin.

“Kendini bil, Rabbini bilirsin.”

İlginizi çekebilir: İşimiz gücümüz aydınlanmak: Peki ışığı nasıl buluruz?

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale