X

Karaköy’de erkek modası: Nil Ertürk’ün Bey’i

2009 yılında açtığı “dünyadaki en iyi 100 Moda Blogu” arasında gösterilmiş bloguyla, Türkiye ve dünya çapında isminden söz ettiren Nil Ertürk, şimdi de erkek modasıyla karşımıza çıkıyor.

Karaköy’de 3 ortak ile birlikte açtıkları Bey Karaköy hakkında merak ettiklerimizi keyifli bir sohbetle kendisine sorduk.

1. İlk röportajımızda kadın şıklığı üzerine konuşmuştuk. Nil Ertürk, Bey Karaköy ile erkek modasında neyi hedefliyor?

Aslında modayı değil de stili hedefliyoruz diyebilirim. Bey’i kurma amacımız stiline özen gösteren, giydiği ürünlerin materyallerine önem veren, sade ve detaycı tarzı olan erkeklere hizmet verebilmek.

2. Bey Karaköy’e kimler alışveriş yapmaya geliyor? Erkeklerinin başka yerlerde arayıp da bulamadığı, Bey Karaköy’de bulduğu neler var?

Müşteri kitlemiz genel olarak yaratıcı işlerde çalışan ya da kurumsal işlerde çalışsa da, takım elbiseye mahkum olmayan kişilerden oluşuyor. Genelde düz, baskısız, kaliteli kumaşlardan oluşan bir seçkimiz var. Bununla birlikte aksesuarlarımız da oldukça çeşitli. Sadece Bey’de bulunan, pek çok marka mevcut.

3. Bey Karaköy ürünleri nerelerden geliyor? Mağazaya getirdiğin ürünlerde konsept olarak neye dikkat ediyorsunuz?

Ürünlerimiz tek bir yerden değil, pek çok farklı yerden temin ediliyor. Hem yurt dışından hem yurt içinden farklı marka ve tasarımcıların ürünlerini satışa sunuyoruz. Konseptimiz; İskandinav ruhu taşıyan, zamansız ve kaliteli ürün odaklı. Dikkat ettiğimiz nokta, 3 ortağın da onay vermesi ve kendi hayatına dahil edebileceği bir ürün olup olmaması noktasında anlaşması oluyor.

4. Erkeklerin tasarım ürünlere bakışı nasıl? Farklı trendlere mağazada ulaşabilirler mi?

Düşünülenden çok daha olumlu. Eğer pratik olmayan, farklı olma çabası güden bir ürün sunarsanız erkeklerin çekinceyle yaklaşması normal bence. Biz stil sahibi olmayı, trendlere tercih ediyoruz ve gelen herkese de bunu sunmaya özen gösteriyoruz.

5. Bey Karaköy için ileride online satış mağazası düşünüyor musun?

Biz şu an sahip olduğumuz mağazanın samimiyeti hoşumuza gidiyor. Müşteri ilişkilerini birebir yönetmek ve marka algısını oturtmak öncelikli hedefimiz; o sebeple online mağaza açmak gibi bir planımız henüz yok.

6. Uplifers okuyucularına Bey Karaköy’den önerebileceğin bir kombin isteyebilir miyiz?

Uplifers okuyucularının sportif ve dinamik beylerine, sade ve şık bir bahar kombini önerebilirim.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale