X

Diyabet ve obeziteye karşı koruyucu: Kahverengi yağ dokusu nedir, ne işe yarar, nasıl arttırılabilir?

Yağ dokusu denince aklınıza ilk olarak ne geliyor? Tahmin edeyim bazılarınız karın bölgesini, bazılarınız ise kalçalarını düşünüyor. Evet haksız değilsiniz, düşündüğünüz şey tam olarak beyaz yağ dokusu. Fakat ben bugün size başka bir yağdan bahsedeceğim; daha çok kilo almanıza değil de kilo vermenize yardımcı olabilecek bir yağ dokusu; kahverengi yağ dokusu.

Kahverengi yağ dokusu veya direkt kahverengi yağ da diyebiliriz, insanlar ve diğer memelilerin sahip olduğu iki yağ türünden biridir. Beyaz yağ hücreleri, tek bir lipit damlasına sahipken, kahverengi yağ hücreleri birçok küçük lipit damlacıkları ve çok fazla miktarda mitokondriden oluşur. Kahverengi yağa koyu kırmızı rengi veren de fazla miktarda demir içeren bu mitokondrilerdir.

Beyaz yağ dokusu, fazla kalorilerin depolanması sonucunda oluşur. Yani aslıda kilo aldığımız zaman artan şey beyaz yağ dokusudur. Beyaz yağ dokusunun dağılımı metabolik riski etkiler. Aslında bunu muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur, örneğin yağ dokusunun karın bölgesinde toplanması diyabet ve kalp hastalıkları riskinin artmasına neden olur.

Peki kahverengi yağ dokusu ne işe yarar?

Yenidoğan bebeklerde ve kış uykusuna yatan memelilerde yüksek düzeyde kahverengi yağ dokusu bulunur. Çünkü aslında kahverengi yağ dokusunun temel görevi vücut sıcaklığını korumaya yardımcı olmaktır. Yani vücut ekstra sıcaklığa ihtiyaç duyduğunda aktive olur. Yenidoğanlarda yetişkinlerden daha fazla oranda bulunma sebebi de bebekleri hipotermiden korumaktır. Yapılan çalışmalar ilerleyen yaşla birlikte insanlarda kahverengi yağ dokusu oranının yavaş yavaş düştüğünü gösteriyor.

Kahverengi yağ dokusuna ‘iyi yağ’ da deniyor. Çünkü; kahverengi yağ dokusunun uzmanlık alanı enerji harcanması. Yani enerjinin depolanmasına değil de kullanılmasına yardımcı oluyor. Hayvan çalışmaları kahverengi yağ dokusunun diyabet ve obeziteye karşı koruyucu olabileceğini gösteriyor. Hatta bilim insanları beyaz yağın kahverengi yağa nasıl dönüştü öğrenilirse bunun, obezite tedavisine yardımcı olabileceğini düşünüyorlar. Bu konuyla ilgili son zamanlarda okuduğum yeni bir çalışma da, evrimsel olarak obeziteye olan yatkınlığımızın artmasının bir sebebinin de kahverengi yağ dokusunun azalması olabileceğini söylüyor.

Kahverengi yağ dokusu nasıl artırılabilir?

Kahverengi yağ dokusuyla ilgili oldukça güzel şeyler söyledikten sonra eminim bir çoğunuzun kafasında bu soru belirdi. Aslında bilim dünyası da bunun üzerine çalışmış ve henüz kahverengi yağ dokusunun nasıl aktive edileceği ile ilgili çok net bilgiler yok. Ama egzersizin ve soğuk havanın kahverengi yağ dokusunu artırabileceğine dair çalışmalar var.

Hatta düşük sıcaklıkların kahverengi yağ dokusunu aktif hale getirebileceği ile ilgili bir çok çalışma yapılmış ama bence en etkileyicilerinden biri 2014 yılında Diabetes dergisinde yayınlanmış. İnsanlarda kronik soğuk maruziyetin etkisinin incelendiği bu çalışmada 19-23 yaşındaki 5 erkek 4 ay boyunca takip edilmiş. Sonuçlara göre; 19 derecede yani hafif soğukta yaşamak kahverengi yağ miktarını ve aktivitesini yaklaşık %30-40 arttırırken, hafif sıcaklıkta yani 27 derecede yaşamak kahverengi yağ miktarını taban çizgisinin altına düşürdü.

İlginizi çekebilir: Kilo almanızın nedeni uyku alışkanlıklarınız olabilir: Uyurken nelere dikkat etmelisiniz?

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale