X

Kahve içmek ömrü uzatıyor; nasıl mı?

Dünya Kahve Günü’nü geride bıraktığımız ve sosyal medyada onlarca kahve fotosu like’ladığımız bu Pazartesi gününde benim de sana kahveyle ilgili güzel bir haberim var.

Eğer kahve içmeyi seviyorsan bu satırlarım seni çok mutlu edecek; yapılan araştırmalara göre kahve içen insanlar, içmeyenlere oranla daha uzun yaşıyor.

Araştırma ne diyor?
Bilim insanları kahvenin vücutta iltihaplanmayı azaltarak ve daha iyi bir kan şekeri dengesi sağlayarak, bu etkiyi yarattığını düşünüyorlar.

Araştırma tam olarak 186.000 katılımcıyla, 10 ülkede gerçekleştirilmiş. Bilimsel çalışmanın sonucuna göre günde 1 fincan kahve tüketen insanlar, kahve içmeyenlere göre %12 daha uzun yaşıyorlar. 2-3 fincan tüketenlerde ise bu oran artıyor ve %18’e çıkıyor. Bilim insanları kahvenin vücutta iltihaplanmayı azaltarak ve daha iyi bir kan şekeri dengesi sağlayarak bu etkiyi yarattığını düşünüyorlar. Kahvenin antioksidan yani vücudu zararlı maddelerden temizleme etkisinin de payı olduğunu belirtiyorlar. Elbette hiçbir besin tek başına ömrünü uzatacak güçte değil, ama kahvenin bu yararlı etkisi de göz ardı edilemez.

Nasıl içelim?

Neredeyse her köşe başında kahve konseptli bir kafe ve sayfalarca kahve menüsü var. Durum böyle olunca hangi kahveyi içelim konusunda kafalar biraz karışıyor olabilir. Hangi kahveyi seçersen seç birkaç önemli kural var; şekersiz, şurupsuz ve kremasız olmasına özen göster. İçine az miktarda süt ekletebilirsin.

Kahve denince aklına sınırsız seçenek gelebiliyor insanın. Günlük kafein limiti de düşünüldüğünde günde 3-4 fincan kahveyi aşmamak sağlık açısından en idealidir. Kafeinsiz kahve tüketiyorsanız bu ölçü biraz daha artırılabilir (150 ml kahvenin kafein içeriği kavrulmuş ve öğütülmüş kahve için 80 mg, granül kahve için 65 mg, kafeinsiz kahve için 3 mg, cappuccino için 90 -100 mg düşünülebilir. 60 ml esspresso kahve (sade) 100 mg kafein içerir).

Hangi kahveyi seçersen seç, birkaç önemli kural var, şekersiz, şurupsuz ve kremasız olmasına özen göster.
Dikkat!

Bazı durumlarda kahve ve kafein konusuna sınırlama getirmek gerekebiliyor. Örneğin reflü, ülser, gastrit gibi sindirim sistemi problemi olanlar, akut veya kronik ishali olanlar, hipertansiyon hastaları ve yüksek kolesterolü olanların kahve içmemesi veya içmeden önce mutlaka hekimine danışması gerekir. Kan potasyum seviyesi yüksek olanların, karaciğer veya böbrek problemleri yaşayanların da kahveyi kontrollü tüketmesi gerekiyor. Yine gebelik ve emzirme döneminde hem anne hem de bebek sağlığı için kahvenin dikkatli tüketilmesi gerekir. Çocukların kahve ve kafein alımında da mutlaka sınırlayıcı olmak gerekiyor. 

İlginizi çekebilir: Harvard Üniversitesi araştırmasına göre günde 5 fincana kadar kahve içmek çok yararlı

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale