X

Kahvaltı yapmak için 5 neden

Kiminin sevdiği, kimine göre ise günün başlangıcında zor gelen ve atlanabilen, hafta sonları genelde özenerek yapılan, hafta içi bazen aksatılan, uzun sohbetlerin yapıldığı keyifli bir öğün olan kahvaltının bilimsel olarak kanıtlanmış pek çok faydası var! 
 
İçeriği değiştikçe faydaları da değişen bu güzel öğünün 5 faydasını öğrenmek istemez misiniz?

Metabolizmanıza yakıt sağlar

Sabah uyandığımızda en az 8-10 saatlik bir açlık ve sindirim sistemimizin sakinliği ile güne başlıyoruz. Aslında bu noktada ilk yapmamız gereken sindirimimizi uyandırmak. Metabolizmamızın aktifliğini sağlayabilmek ancak sağlıklı çalışan bir sindirim sistemi ile mümkündür. Bunu da içeriğinde yeterli protein ve dengeli karbonhidrat sağlayan bir menü ile gerçekleştirebiliriz. 

Yapılan çalışmaların çoğunda dikkat çeken nokta kahvaltı öğünündeki protein eksikliği! Yeterli kas gelişimini sağlamak ya da kas kütlesini korumak, yağ yüzdesini ideal sınırlarda tutmak için her bireyin gün içinde kg başına 1-2 gram protein tüketmesi gerekmektedir. Durum böyle olunca, kahvaltıya düşen protein gramı kişiye ve özel durumlara göre değişiklik göstermekle birlikte 20-30 gram kadardır.
 

Karbonhidrat dengesini de bozmadan, yeterli protein içeren bir öğün için birkaç alternatif sunmak gerekirse:

  • Yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve taze mevsim yeşillikleri,
  • Yoğurt/süt ve taze mevsim meyveleri ile birlikte hazırlanabilecek şekersiz yulaf kasesi,
  • Hindi füme ve peynir ile yapılmış tam tahıllı tost,
  • Yumurtanın en güzel halleri ile sebzeli omlet/menemen türleri,
  • Sağlıklı yağ grubundan olan avokado ve poşe yumurta gibi seçenekleri değerlendirebilir ve pratik gibi görünen poğaça, açma türlerinden uzak durabilirsiniz. 

Kilonuzu korumaya yardımcı olur

Yapılan araştırmalar sabah besleyici bir kahvaltı yapanların öğle ve akşam yemeklerinde daha az kalori aldıkları ve gün içinde iştah kontrollerini daha kolay sağladıklarını göstermiştir.

Cornell Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre, düzenli kahvaltı yapan bireylerin kahvaltıda maksimum değer olarak 408 kaloriye kadar çıktıkları göz önüne alınarak, gün içindeki kalori tüketimleri kontrol edilmiş ve kahvaltı yapmayanlara kıyasla diğer öğünlerde daha az kalori aldıkları saptanmıştır. Kanada’da yapılan bir çalışma ise, kahvaltı yapmanın obezite üzerindeki etkisi üzerinde durmuş ve obezite ilerlemesini yavaşlattığını göstermiştir. 

Kan şekeri kontrolüne yardımcı olur

Diyabet hastalarında karşılaşılabilecek en tehlikeli durumlardan biri olan hipoglisemiden korunmak, gün içinde kan şekeri dalgalanmasını önlemek ve güne zinde başlamak için kahvaltı şart! Diyabeti olmayan bir bireyde de kan şekerinin dalgalanmasını önlemeye ve insülin direnci ve diyabet riskini azaltmaya yardımcı olan bu öğünün içeriği, Amerikan Diyabet Derneği’ne göre, 7-10 gram lif ve maksimum 400-500 kalori içermelidir.

Kalp sağlığını korumaya yardımcıdır

Amerikan Kardiyoloji Birliği Dergisi‘nin 2017 yılında yayınladığı bir çalışma, kahvaltı öğününü atlayanların ateroskleroz geçirme risklerinin daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu, damar çeperlerinde yağ plaklarının birikmesine bağlı daralma ve sertleşmenin görülmesidir. Dolaşımı ciddi derecede etkileyen bu duruma yakalanmamak adına sağlıklı ve besleyici bir kahvaltı ile güne başlamak, fiziksel aktivitemizi her gün tamamlamak gerekir.  

İş/okul başarısında artış sağlar 

Kahvaltı yapmak daha zinde olmamıza yardımcı olduğu için işe/okula kolay odaklanmayı sağlar. Güne erkenden çalışarak başlayan bir sindirim sistemi ile daha aktif bir dolaşım ve daha fazla hareket mümkün! Böylelikle daha kolay hallolan işler ve dersler ile günlerimiz, haftalarımız çok daha az stresli geçecek, bu durum başarıdaki artışı da beraberinde getirecektir.
 

İlgini çekebilir: Kahvaltıların olmazsa olmazı: Yumurta tüketmek için 10 iyi neden

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale