Kahvaltı sağlığımız için neden önemlidir: Güne karnınızı ve ruhunuzu doyurarak başlayın

Yıllar önce kahvaltının gün gelip de gereksiz olduğu konuşulacak deseler inanmazdım. Bunu bir de Mehmet Öz’ün söyleyeceği hiç aklımıza gelmezdi.

Toplumun çoğunluğunun en doğru yaptığı şey erken kahvaltı iken bir de ona yasaklansın denilmesi haliyle büyük tepkilere yol açtı. Biraz eksik açıklamaların etkisiyle fazlaca ses yükseldi.

Sürekli bireysel beslenmeyi savunuyorum, o yüzden genel anlamda o internet, tv listeleri yayınlamaya da karşıyım. Kimse aynı değil, herkesin uyuması, uyanması, işi, gücü, düzeni başka… Bunca farklılıkta, evet herkese “kalk 07.00’de kahvaltı yap” denilemez, lakin 08.00’de iş başı yapan bir çoğunluk da var ki akşam 20.00’den sonra bir şey yemiyorsa, sabah zaten 07.00’de acıkmış oluyor. Bir de beden gücüyle çalışıyorsa, iş yapması neredeyse imkansız hale gelir, çoğu şirket bunun bilincinde olduğundan çalışanlarına kahvaltı imkanı bile sunuyor. Okula giden ya da zihin gücüyle çalışan kesimin ise zaten beynin çalışması için en temel ihtiyaç olan glikoz gereksinimi sebebiyle kahvaltıya gereksinimi vardır.

Özellikle 8-10 saatlik açlık sonrası kahvaltı vücut için bir keyif değil, gereksinimdir. Düşen kan şekerinin dengelenmesi, uyuyan metabolizmanın uyandırılması açısından önemlidir. Güne erken başlayıp vücudunuzun enerji harcadığını da düşünürsek ihtiyaç olan enerjinin karşılanması açısından kahvaltı önemlidir. Ruhsal açıdan da mutluluk ve motivasyon sağlar. Özellikle çocuklar için öğrenme ve dikkat açısından çok önemlidir.

Günümüzde çoğu insanın kahvaltı yapamama sebeplerine baktığımızda çok azının acıkmadığı için yemediğini gözlemliyoruz. Çoğunluk uykuyu tercih etme, vakit ayıramama, iştahsızlık gibi sebepler ile kahvaltı yapmıyor. Kahvaltı yapmadığı için de ya işte denk geldiği hamur işleri veya abur cuburları tüketiyor ya da öğle yemeğine daha aç olarak başlayıp gereğinden fazla tüketiyor.

Doğru beslenme, abartmadan, ölçülü tüketim, her öğünde olduğu kadar kahvaltıda da önemlidir. Danışanlarıma her zaman yaşadığı günde acıkmadıysa öğün dayatmıyorum, acıkmadıysak atlayabiliyoruz. Burada kilit noktayı öğretiyorum, atladınız ve arayı açtınız fakat sonraki öğünde yemeniz gerekenden fazlasını kendinizi durduramadan yediyseniz, çok geciktirmeden ufak, ölçülü bir öğün yapmak faydalı olabilirdi. Bu kahvaltıda da böyle; “acıkmadım” deyip yemeyip sonraki öğünde kat kat fazlasını yemenin size faydadan çok, zararı var.

Günün ilk öğününde kaliteli beslenmek günün geri kalanında iştah kontrolünü sağlayarak kötü beslenmenin önüne geçer. Her zaman kahvaltıda kaliteli besinler tüketilmelidir. Haftada 3-4 gün benzeri olmayan en iyi protein kaynağı yumurta muhakkak olmalıdır. Fazla yağlı olmayan peynir gibi süt ürünleri, zeytin ve mevsim sebzeleri ile tam tahıllı ekmek bulunmalıdır. Türk kahvaltısının vazgeçilmezi siyah çayı ise kahvaltıda açık ve şekersiz tüketmek sağlık açısından daha faydalı olur. Fazlaca katkılı hazır reçeller, işlenmiş sucuk, salam gibi ürünler, fazlaca kötü yağ içeren hamur işleri tüketilmemelidir. Günümüzde pratik ve hafif olması açısından kahvaltılık gevrek ve müsliler ara ara kahvaltı olarak tercih edilmektedir. Bunlarda aldığımız ürünlerin tam tahıl, özellikle yulaf içerikli olmasına, ekstra şeker eklenmiş olmamasına dikkat etmeliyiz.

Her kişiye göre bir kahvaltı seçeneği var, örneğin zaman ayıramayanlar için peynirli sandviç/tost ya da süt ile müsli/kahvaltılık gevrek; çocuklar, gebeler, enerji ihtiyacı olanlar için taze sıkılmış meyve suyu/süt ile yumurta, peynir, söğüş ve ekmekten oluşan bir kahvaltı sağlıklı seçenekler olabilir.

Vücudun ritmi güneş ritmidir aslında. Sirkadiyen ritmde, beslenmemize gün doğumuyla başlayıp, gün batarken bitirdiğimizde asıl doğru olanı yapmış oluruz. Çünkü organizmalar 24 saatlik gece-gündüz döngüsüne adapte olmuşlardır. Günümüzde bu şekilde yaşam herkes için uygun olamıyor, çoğu zaman iş koşulları, kimi zaman alışkanlıklar vs… Bu yüzden artık uyandıktan 1 saat içinde kahvaltı, yatmadan 6 saat önce akşam yemeği, 2 saat önce de belki son ara öğün şeklinde bir beslenme herkesin kendine göre düzenleyebileceği sistemi oluşturuyor. Her zaman kendi bedenimizi dinlemek, bize en iyi geleni açıkça sunar. Bedeninizi dinleyip akıllıca tercihler yaptığınızda hata yapmaz ve daha sağlıklı olursunuz.

İlginizi çekebilir: Intermittent fasting veya aralıklı oruç: Nedir, faydalı mıdır, kimlere uygundur?

Dyt. Buket Yavuz Koçoğlu Diyetisyen
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun oldum. O günden bu güne sofralara olabildiğince dokunmaya çalışıyorum. Beslenmede herkes için aynı doğruların ... Devam