X

Kadınlarla aranızı iyileştirmek istiyorsanız, bu yolculuk annenizden geçiyor

“Kadınlarla ilişkimi iyileştirmek istiyorum!” dedi. Bunu söyleyen danışanım bir kadın… “Anneni düşününce ilk aklına gelenler neler?” dediğimde… “Bencil, baskıcı, öfkeli, sabit fikirli, sevgisini göstermeyen” ifadeleri dökülüverdi aniden…

Kendi de bir çırpıda söylediklerine ve çok uzun zamandır bastırmış olduğu duygunun enerjisine şaşkındı. Hayatında ilk tanıdığı kadın annesi ve annesi hakkında söyledikleri kadını algılayışı… (aslında hepimizin.)

Anne=Kadın

Bencil, baskıcı, öfkeli, sabit fikirli, sevgisini göstermeyen=Kadın

Bilinçaltı genelleme yapar bu algıları, yargıları farkında olmadan tüm kadınlara mal edebilirsiniz. Bilinçaltında yatan düşünceler, sizce bu kişinin kadınlarla iyi ilişkiler kurmasını destekler mi? Yoksa daima, canlıyı yaşamda korumakla görevli olan bilinçaltı; kadını, tehdit ve tehlike algıladığı için kadınlarla ilişkilerini köstekler mi? Sabote edebilir mi? Lütfen kendi içinizde bu sorulara cevap arayın…

Bulduğunuz cevaplarda, kadınlarla ilişkiniz ve annenizle ilişkiniz arasında paralellik varsa bilinçaltınızdaki bu düşünce ve inançları dönüştürerek, hemcinslerinizi onurlandırarak, dişil enerjiyi kabul ederek kadınlarla sağlıklı ilişkiler kurabilirsiniz. İlişkilerinizi iyileştirebilirsiniz.

Kendi cinsel kimliğinizi yadsıdığınızın ya da kabul ettiğinizin bir göstergesi de hemcinslerinizle olan arkadaşlık ilişkileriniz…

Hemcinslerinizle beklentisiz, alma-verme dengesiyle ilişkiler kurabiliyor ve sürdürebiliyorsanız, karşı cinsle de çok daha sağlıklı ilişkiler kurabilirsiniz. Tantra öğretisi; “Önce kendini, sonra hemcinsini sev, bunu yapabilirsen doygun bir kadın-erkek ilişkisi yaşayabilirsin” der…

Kendini sevebilmek hiçbir koşula bağlamadan sana yaşam veren anne ve babayı oldukları halleriyle kabul edip sevebilmekten geçer. Her ne olursa olsun, onlar olmasa sen olmazdın ve bu yaşamı deneyimleme şansın olmazdı!

Erilden dişil güce geçiş & denge workshop 2 Şubat Cumartesi 13.00-16.00 saatleri arasında yer alacak. Katılım için akinhande@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Hayatım hikaye gösterim 5 Şubat Salı 19.30’da Gayrettepe Kats Sahnede, biletler Biletix’te.
16 Mart Cumartesi 19.00’da İzmir Han Tiyatrosu, Ünal Gürel Sahnesi; biletler için iletişim 533 656 87 75.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Hayatım sahnede: Çünkü hepimiz gibi benim de “Hayatım hikaye”

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale