X

Kadınların tek gecelik ilişkilerden uzak durma nedeni: Erkekler

Tek gecelik ilişkilerle ilgili bilinen en klişe söylemlerden biri, erkeklerin tek gecelik ilişkileri tercih ederken, kadınların uzun süreli ve tek kişilik ilişkilerde mutluluğu aradığı. Bu durumun sebebi olarak çizilmiş mantık çerçevesiyse; erkeklerin daha fazla kadınla beraber olma isteğine karşın kadınların çocuk, aile ve mutlu bir evlilik beklentileri olduğu. Toplumdaki bu bakış açısı, kadınları ve erkekleri toplumsal cinsiyet kalıpları içinde değerlendirmemize neden oluyor ve cinsellikle ilgili aldığımız kararları etkiliyor.

Birçoğumuzun iş seçimi, evlilik, kariyer gibi önemli tercihleri genelgeçer kurallar çerçevesinde toplumsal kalıplardan etkilense de, hayatımızla ilgili önemli amaçları gerçekleştirirken kendi doğrularımız doğrultusunda hareket etmeye ve oyunu kendi kurallarımıza uygun şekilde oynamaya çalışıyoruz. Amacımız para biriktirmekse, kişisel harcamalarımızı kısıtlıyoruz. Amacımız yüksek notlar alıp iyi bir ortalamayla mezun olmaksa, daha fazla çalışarak ve araştırma yaparak kendimizi o yönde geliştirmeye çalışıyoruz. Aynı şekilde konu cinselliğe geldiğinde de amacımıza nasıl ulaşmak istediğimiz tamamen kendi ilgi alanlarımıza ve kişisel tercihlerimize göre farklılıklar gösterebiliyor.

Cinselliğin hayatımızın vazgeçilmez parçalarından biri olmasının en temel nedeni, orgazmı yaşayarak zevk alma isteği. Yapılan araştırmalara göre kadınlara ve erkeklere ilişkiden en çok ne zaman zevk aldıkları sorulduğunda erkeklerin tek gecelik ve planlanmamış ilişkilerden daha çok zevk aldıkları, kadınlarınsa yarısından çoğunun düzenli ilişki yaşadıkları kişiyle cinsel birliktelik yaşamaktan daha fazla zevk aldıkları görülüyor. Yani, heteroseksüel bir erkekseniz daha kolay orgazm olmak ve ilişkiden daha fazla zevk almak için tek gecelik ilişkileri tercih etmeniz oldukça normal. Ancak kadınlar için bu durum tam aksi yönde. Kadınlar, tek gecelik ilişkilerde orgazm olma ihtimallerini düşük buldukları için hiç tanımadıkları erkeklerle birlikte olma konusunda erkeklere göre daha çekimserler. Yani, kadınların tek gecelik ilişkilerden uzak durma sebepleri aslında buna ilgi göstermedikleri için değil, orgazm yaşama ihtimallerinin düşük oluşundan kaynaklanıyor.

Kadınların tek gecelik ilişkilerden sakınmasının nedeni: Erkekler

Peki, kadının yaşayacağı tek kişilik ilişkiden zevk alacağından emin olduğu ve kendisine son derece güvendiği durumlarda süreç nasıl işliyor? Bu konuda yapılmış olan araştırmalar, kadınların rastgele tanıştıkları ve hiç tanımadıkları kişilerle, ilişkiden zevk alacaklarını bildikleri sürece, en az erkekler kadar tek gecelik ilişkiye açık olduklarını gösteriyor. Ayrıca kadınlarda ilişkiden alınan zevk, ilişki sonrasında hissedilen duygularla da doğru orantılı olarak değişebiliyor. Eğer kadın ilişki yaşadığı kişi tarafından aşağılayıcı etiketlemelere maruz bırakılacağı, kariyerine ya da günlük yaşamına olumsuz olarak yansıyabilecek tehditlerle karşılaşacağı bir ortamdaysa, mantıklı olarak tek gecelik ilişkiler yaşamayı tercih etmiyor. Karşısındaki kişi önyargısız ve cinsel performansı iyi olduğu sürece, kadınlar da tek gecelik ilişkiler yaşamaya oldukça açıklar. Olaya bu noktadan baktığımızda, kadınların tek gecelik ilişkiler tercih etmemesinin ardındaki ana faktörün, erkeklerin bakış açısı ve yargılayıcı tavırları olduğu oldukça açık.

Kadınlar tek gecelik ilişkilerde olgun erkekleri tercih ediyorlar

Bu durum, genç kadınların partner seçimindeki tercihlerini daha olgun ve yaş olarak kendilerinden büyük erkeklerden yana kullanmalarının da sebebi olarak gösterilebilir. Yaşça daha olgun olan erkekler, genç erkeklere göre kadına daha fazla kaynak sunmaya ve ilişkide daha verici olmaya yatkınlar. Buna ek olarak, daha deneyimli oldukları için, cinsel performans yönünden de kadınların ne istediğini bilen ve kendine güvenen erkek kategorisindeler. Bu nedenle de kadınlar tek gecelik ilişkilerinde genelde genç erkeklerden çok olgun erkekleri tercih ediyorlar.

Ryan Wise: New York Syracuse Üniversitesi’nde İnsan Gelişimi üzerine doktoramı tamamladıktan hemen sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamak üzere İstanbul’a taşındım. Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Bilgi Üniversitesi’nde İnsan Cinselliği ve Çocuk Gelişimi alanlarında çeşitli dersler vermekle birlikte araştırma ve ilgi alanlarım kişilerin cinsel ilişki ve bekaret algısı üzerine. İki çocuk babasıyım ve boş zamanlarımı okuyarak, dövme yaptırarak ve sahilde yaptığım uzun yürüyüşlerle değerlendirmeyi seviyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale