X

Kadının doğal güzelliğini yücelten 3 proje

Vücudunuz sağlıklı olsa bile, sizin seçmediğiniz bir ‘bedenin’ içinde dolaşıp yaşamak, insan olmanın zor taraflarından biridir. Kadınlar konu vücutları olduğunda, erkeklere göre genellikle çok daha fazla endişelenir ve öfke duyarlar.

Kadınların yetenekleri ve becerilerinden önce dış görünüşleriyle yargılandığı bir toplumda, kendi vücutlarının bazı yönlerinden dolayı hayal kırıklığı yaşamaları, çok da şaşırtıcı bir durum olmasa gerek. Hatta bu toplumsal baskı kimi zaman, kadınların genç ya da güzel olmadıklarından dolayı görmezden gelinip cezalandırılmasına kadar ileri gidebiliyor. Hoş olmayan bir durum olsa da, bu yargının doğruluğunu kanıtlayan onlarca araştırma mevcut.

Yine de; online ya da gerçek hayatta, her türden etkileyici ve göze çarpan, kadın bedeninin kendi saf güzelliği ile olduğu gibi sevilmesi gerektiğini bize hatırlatan onlarca proje yapılıyor. Uplifers okuyucuları için bu güzel projelerden 3 tanesini sizlerle paylaşıyoruz.

Lammily bebekleri

Daha önceden Mother Nature Network sitesinde haber olarak yayınlanmış projenin benzeri olarak, Lammily bebekleri projesi de oldukça ilgi çekti. Kitlesel fonlama araçı Kickstarter’da başarı yakalayan bebekler, şu anda online olarak sipariş edilebiliyor.

Bebekler, “ortalama Barbie” lakabıyla, Nickolay Lamm tarafından, ortalama bir genç kadının vücut ölçülerine dayanarak tasarlanmış. Barbie bebek ile büyüyen birçok küçük kız sonradan, böyle gerçekçi olmayan oyuncak ile oynamanın bedenleri hakkında yarattıkları kötü imaja katkıda bulunduğunu belirmişler. Yani Lammily, aşağıdaki videoda çocukların da belirtiği gibi “daha insanvari” ve bir oyuncak olarak onlara “ablaları gibi görünüyor.”

Lammily atletik ve sağlıklı, aynı zamanda size içinde sivilce, çil, yara izleri gibi çıkartmaların bulunduğu bir paket ile birlikte geliyor. Hatta çocuklar, kendileriyle birlikte çimlerde oynayan bebeklerinin dizlerine, çıkartmalar sayesinde, istediklerinde çim lekeleri bile sürebiliyorlar.

Makyajsız serileri

Makyajsız serileri temelde makyajsız kadınların resimlerini ve makyaj hakkındaki düşüncelerini bir araya getiren bir derleme serisi. Fotoğrafçı Steve Osemwenkhae bu projenin amacını kendi sözleriye şöyle anlatıyor.

[quote_box_center]”Kadınları yapmacıklık zincirlerinden kurtarmak ve güzelliğin mağazalardan satın alınan malzemelerin çok daha ötesinde; benimsenmesi gereken doğal bir varlık olduğunu onlara göstermek istedim.”[/quote_box_center]

Kadınların makyaj yapıp yapmadığı bu kadar önemli mi dersiniz? Evet! Çünkü New York Times tarafından yayınlanan yeni bir araştırma, makyajın; kadının çalışma ortamındaki çekicilik ve yetkinliğini artırdığı yönündeki genel algının varlığını ortaya koydu.

Makyajsız serileri ‘kadın makyaj yapmalı’ fikrine karşı duran, sert bir dışavurum. Özellikle bazı işler -kadınlarının sade suratının erkeklerin aksine, güzelleştirilmesi zorunluymuşcasına- kadınlara makyaj yapmayı ya da ruj sürmeyi dikte ediyor ya da makyaj yapmayan kadınlara ‘yeterince profesyonel değil’ sıfatı yakıştırılıyor.

StyleLikeU 

StyleLikeU (Senin Tarzın Gibi) şık insanların dolaplarını keşfetmeye başlayan anne-kızın hazırladığı video serisi. Lily Mandelbaum (kızı) ve Elisa Goodkind (annesi), “Gerçek stil kendini kabul etmektir” sloganıyla ‘Altında ne var?’ (The What’s Underneath ) projesine başladıklarında, ilk ilgilerini çeken şey kıyafetlerin altında yatan kişisel hayat hikayeleriydi. İkili; uzun boylu, hamile, özürlü ya da büyük beden insanları kameraya çekerken, hangi ırka ait ya da hangi yaşta olursa her türlü insanın, vücutları hakkında nasıl hissettiğini araştırıyor. Videodaki insanlar iç çamaşırına kadar kıyafetlerini çıkarıp kendi vücutları hakkında konuşurken biz, eş zamanlı olarak güçlü ama bazen karmaşık ve zor duyguların da ortaya çıkışına tanık oluyoruz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale