X

İşyerinde sosyal medya kullanılmalı mı?

İşyerinde sosyal medya kullanılmalı mı?

Çalışanlardan Herkül, Batman, Süperman olmasını beklediğimiz bir iş düzeninde sosyal medya molası da nerden çıktı?

Sevgili çalışanlar; chat yapacağınız, internet sörfünüze ayıracağınız vakti, pekâlâ iş yaparak geçirebilirsiniz.

Bir robot acıkmaz, susamaz, konuşmaz ve asla yazışmaz!

Birçok işyerinde sosyal ağların kullanımına ne yazık ki olumlu bakılmıyor. Hatta yasaklanıp ortak ağ üzerinden engel konuluyor. Peki, konulan engeller bir işe yarıyor mu? Ne yazık ki hayır. Bu teknoloji öyle bir şey ki; açamayacağı kapı yok ve çözüm çok. Farklı kodlarla, farklı siteler üzerinden yine Facebook’a girebiliyor, yine diğer sosyal ağlar kullanabiliyor. Üstelik işletme sahiplerine yasaklardan dolayı öfke duyuluyor ve patronlar sosyal ağlar üzerinde eleştiri yağmuruna tutuluyor.

İşyerinde sosyal medya kullanılmalı mı?

Peki ya şirket kimliğinizi belirttiğiniz ya da üye olduğunuz bir sosyal medya hesabınız varsa?  İşte o zaman dikkat etmeniz gerekli. Çünkü iş kanununa göre; şirket hakkında masum gördüğünüz serzenişleriniz, tazminatsız fesih sebebi olabilir. Yani şirket sahibiniz bir gün “Eller yukarı, seni yakaladım” diyebilir. Bu nedenle kişisel paylaşımları içeren sitelerde;  şirketleri, çalışanları eleştirmek son dere sakıncalı bir durum.

İşyerinde sosyal medya kullanılmalı mı?

Elbette bütün şirketler böyle değil. Kurumsal ve fütürist politikaları olan şirketlerin bu konuya yaklaşımları tamamen farklı. Yenilikçi şirketler sosyal medya molalarının motivasyonu arttırdığını, doğru kullanıldığında çalışanı geliştirdiğini düşünüyorlar. Bunun için şirket içi özel yazışma portalları oluşturup, sosyal medya üzerinden yarışmalar planlıyorlar. Üstelik bilişim çağı çocuklarını baskılamak, kısıtlamak yerine; doğru yönlendirerek birçok başarılı projeye imza atabiliyorlar.

İşyerinde sosyal medya kullanılmalı mı?

Kısacası; sosyal medya hem çalışan hem de işveren için, doğru kullanıldığında en büyük kaynak, yanlış kullanıldığında ise en büyük silah olabilir. Bu noktada şirketin izlediği politika, çalışanlarına olan yaklaşımları ve sosyal medya kullanımı konusunda verdiği eğitimler büyük önem taşıyor.

Çalışma arkadaşlarınızı ve yakınlarınızı “işyerinde sosyal medya kullanımı” hakkında bilgilendirmek istiyorsanız, bu yazıyı onlarla paylaşın.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Saygı Günenç: Bir işletmenin en önemli kaynağı "insan" dır. Uzun yıllar yöneticilik yaptıktan sonra , insanların mutluluklarını, hüzünlerini, heyecanlarını, başarılarını paylaşabilmenin güzelliğiyle, vizyonumu bu kaynağa daha yakın bir meslekte oluşturdum. "Bu dünyadan aldığının karşılığını yerine koymak her insanın zorunluluğudur." der Albert Einstein. Bu felsefeyle hareket ediyor, yazılarımla bir nebze insanların ruhlarına dokunmaya çalışıyorum. Mesleğimi seviyorum, çünkü insanları seviyorum. Tarihi yerleri gezmeyi, büyüleyici doğayı izlemeyi, denizi çok seviyorum. Binicilik, kayak, su sporlarını yapmaktan mutlu oluyorum. Okumaktan keyif alıyor, bu farklı kapıları açan dünyada uzun süre vakit geçiriyorum. Gözümün nuru blogumda emek harcamanın keyfini çıkarıyor ve paylaşmanın ayrıcalığını yaşıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale