X

İştah, duygudurum ve tüy dökme: Mevsim değişikliği evcil hayvanlarınızı nasıl etkiliyor?

Yaz mevsimiyle ilgili söylenebilecek pek çok güzel şey var; özellikle de söz konusu evcil hayvanlar olduğunda… Yağmurlu ve soğuk havaların geride kalmasıyla dışarıda oynanan oyunlar artar, köpek sahibiyseniz evcil hayvanınızı rahatlıkla açık havada dolaştırabilir, uzun saatler egzersiz yapabilirsiniz. Ancak yaz mevsimiyle ilgili her şey bu kadar da güzel değil. Kendiniz üzerinde ufak bir gözlem yaptığınızda, yaz aylarında pek fazla acıkmadığınızı, söz konusu sıcak yemek olduğunda bunun size pek cazip gelmediğini, et yemeklerinden biraz uzak durmaya çalıştığınızı kolaylıkla söyleyebilirsiniz. Aynı şey, evcil hayvanlar için de geçerli. Mevsimsel değişiklikler evcil hayvanların beslenme düzenini değiştiriyor. Bunun dışında evcil hayvanlarda tüy dökme ve duygusal değişiklikler de gerçekleşebiliyor.

Bahar ayları tüy dökme oranının en çok değiştiği dönem

Mevsimsel değişiklikler, evcil hayvanların tüy dökme oranını etkiliyor. Ancak tüy dökme mevsimi yaz-kış değil, genellikle ilkbahar-sonbahar olarak kendini gösteriyor. Nasıl ki biz insanlar ilkbaharın gelmesiyle birlikte gardırobumuzdaki kalın kıyafetleri kaldırıyoruz ve sıcak yaz günlerine hazırlanıyoruz, evcil hayvanlar da benzer bir hazırlık yapıyor. Evcil hayvanların vücudu, sıcak yaz günlerine hazırlanmak ve yazı daha rahat geçirmek için ilkbaharda daha fazla tüy döküyor. Mevsim değişip sonbahar geldiğinde ise evcil hayvanların vücudu, soğuk kış günlerine hazırlık yapıyor ve daha az tüy döküyorlar. Bu tür değişiklikleri bilmek, evinizi her zamanki gibi temiz tutmak için aslında önemli bir ipucu. İlkbahar aylarında evinizi daha sık süpürüp daha fazla havalandırarak, evcil hayvanınızın artan tüy dökme probleminden daha az etkilenmek mümkün.

Mevsimsel değişimler evcil hayvanların beslenme düzenini de etkiliyor. Yakın zamanda Fransa’da yapılan bir araştırma kapsamında kedilerin altı yıl boyunca beslenme alıkanlıkları gözlemlendi. Araştırma kapsamında normal kiloda ve aşırı kilolu kediler arasında bir kıyaslama yapıldı. Bu araştırmaya göre kedilerin yiyecek tüketimleri kış aylarında açık bir şekilde artıyor. Kediler en çok ekim-şubat ayları arasında yemek yiyor. Haziran-ağustos ayları arasında kalan dönem ise kedilerin yıl içinde en az yemek yedikleri dönem. Araştırmaya göre kediler temmuz ayında, aralık ayındakine kıyasla yüzde 15 daha az yemek yiyor.

Aslında bunun başlıca sebebi, yaz mevsiminde gerçekleşen iki önemli olgu. Bunlardan birincisi, artan hava sıcaklıkları. İkincisi ise gündüz süresinin uzaması nedeniyle hayvanların hormonal dengelerinde bir takım değişiklikler yaşanması. Bu iki nedenden ötürü hayvanlar yaz aylarında yiyecek aramak için daha az zaman harcıyor. Bu da onların daha az yemek yemelerine neden oluyor. Üstelik bu durum sadece doğada yaşayan hayvanlar değil; beslenmek için avlanmak zorunda olmayan, tamamen evde yaşayan evcil hayvanlar için de geçerli.

Mevsimler evcil hayvanların duygusal durumunu da değiştiriyor

Mevsimsel değişikliklerin etkisi sadece beslenme ve tüy dökme üzerinde değil elbet. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte birçok evcil hayvan, daha serin ve gölge bir yer arıyor. Üstelik evcil hayvan türleri arasında bile sıcağa tolerans konusunda farklılıklar olabiliyor. Örneğin bulldog, Fransız buldog, pug, Boston teriyer cinsi köpeklerin aşırı sıcakta nefes alma problemleri yaşayabileceği ve dolayısıyla hava sıcaklıkları arttığında serin bir yerde kalmaları gerektiği biliniyor. Sıcak havalar, köpeklerin oyun oynama ve egzersiz konusunda daha az istekli olmasına da neden oluyor. Sıcak havalarda köpekler oyun oynayıp vücut sıcaklığını daha çok artırmak yerine gölge ve serin bir yerde yalnız kalarak dinlenmeyi tercih edebiliyor. Aksi bir durum ise köpekleri daha agresif ve huysuz yapabiliyor. Örneğin Çin’de yapılan bir araştırma kapsamında, sıcaklıkların yüksek olduğu yaz mevsiminde köpek ısırması vakalarının daha fazla yaşandığı tespit edilmiş. Bu yüzden sıcak havalarda özellikle yabancı köpeklerle oynarken dikkatli olmakta fayda var.

İlginizi çekebilir: Köpeğinizin bıraktığı tüy ve kirlere elveda: Temizlik sırasında ihmal etmemeniz gereken alanlar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale